Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Mart 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Karamanoğlu Mehmet Dede nerdesin?


yural@milliyet.com.tr

Daha 15 Mayıs gelmedi, nerden çıktı bu yazı?" diyenler olabilir. Son beş yıl içinde, özellikle televizyonlarda, basında, yayın dünyasında öylesine kötü bir Türkçe konuşulur hale geldi ki, sanki insanlar çeviri Türkçe konuşup yazıyorlar. "Köşe" derken bile "corner" diyenler sardı ortalığı. Bay bay'lar, okey'ler hayatımızın bir parçası gibi: "Ara beni, öptüm seni! Araşalım! Bana dön! Sana dönemedim! Acayip kafa yapıyo! Muabbet ettik!.." İngilizce olanları yazmıyorum. Herkes roman yazıyor. Dil bilmeye gerek yok. Eleştiren de yok. Ne kadar kötü yazarsanız, o kadar çok satılıyor. Düşündüm, "800 yıl önce yaşamış bir adamı anlatmakta belki bir fayda vardır," dedim: Karamanoğlu Mehmet Bey'e sarıldım. ÇAAAV!..
* * *
"Anadolu'da Türk dili üzerine çıkarılan ilk buyruk:
'Bugünden sonra, padişah katına çıkıldığında, dini eğitim yurtlarında, barigâhta, meclis ve meydanlarda Türkçeden başka dil konuşulmayacaktır!..'
Karamanoğlu Mehmet Bey 15 Mayıs 1277'de böyle bir buyruk yayınladı. Konya ve tüm çevresi de o günden sonra resmi dil olarak Türkçeyi kabul ettiler. Selçuk Türklerinin beraberlerinde getirdikleri ve Anadolu'nun çeşitli bölgelerine yerleştirdikleri Oğuz boyları da Türkçe konuştukları için, Türkçenin yaygınlaşmasında en önemli etken oldular.
Bunlardan başka 13. yüzyılın başlarında İçel bölgesine yerleştirilen Salur oymağı da bir Türk oymağıydı. Oymağın başkanı Kerimüddin Karaman Bey'di. Bu oymağa Karamanlılar da deniliyordu, diğerleri gibi Selçuklu Devleti'nin resmi dilinin Arapça ve Farsçaya dönüşmesine karşıydılar. Bu nedenle de, gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlı olan bu toplum, Selçuklu Devleti'yle çatışmaktaydı. 13. yüzyılın ortalarında Selçuklu Devleti, Moğol akınlarının etkisiyle güçsüz hale gelince, Anadolu'da gelişen Türk birliğini koruyamaz hale geldi. İşte o günlerde Karamanlılar, eski adıyla Lârende kentini, yani bugünkü Karaman'ı da ellerine geçirerek Karamanoğlu Devleti'ni kurdular. Karamanoğlu Mehmet Bey, Selçuklu tahtını ele geçirip, Türk birliğini yeniden kurmayı istiyordu. Karamanoğlu Mehmet Bey 15 Mayıs 1277 günü savaşarak Konya'ya girdi. Tahtı eline geçirdi. Artık tüm yönetim onun elindeydi.
İşte o günden kısa bir süre sonra Karamanoğlu Mehmet Bey, yeni sultan adına para bastırıp, bir buyruk çıkararak devletin gerçek dilinin Türkçe olduğunu tüm Anadolu'ya duyurdu. O güne değin okumuşların aşağıladığı, kendi dilleri dışında başka dillerle okumayı-yazmayı hüner sayan ozanlar, din adamları, saray çevresi; Karamanoğlu Mehmet Bey'in bu buyruğuyla kendi dillerine ne kadar yabancılaşmış olduklarının farkına vardılar.
Gerçi Karamanoğlu Mehmet Bey, Selçuklu tahtını uzun bir süre elinde tutmamışsa da, yaptığı bu olumlu eylemle Anadolu'da kısa bir süre sonra aynı düşünceyi kalemleriyle savunan Yunus Emre, Âşık Paşa, Gülşehri gibi ünlü Türkçe okuyup, Türkçe yazan ozanların yetişmesine sebep olmuştur.
Bir gün eğer yolunuz düşerse Karaman'a, eski adıyla Lârende'ye giderseniz Karamanoğlu Mehmet Bey'in büstünü taşıyan görkemli bir anıt görürsünüz: Anıtın üzerinde aynen şöyle yazar: 'Bugünden sonra, divanda, dergâhta, barigâhta, mecliste, Türkçeden başka bir dil kullanılmayacaktır!' 15 Mayıs 1277.
Türk tarihine siyasal bir ayaklanma olarak geçen Karamanoğlu Mehmet Bey olayı, diline karşı yozlaşıp, onun yerine Arapça ve Farsçayı koyan Selçuklu yönetimine ve aydın çevrelerine karşı indirilmiş bir neşterdir.
İşte her 15 Mayıs'ta, Karaman'da Türkçemizin resmi dil oluşu bir bayram olarak kutlanır." Y. U.






PAZAR
Pasifik'i Vaimiti'yle geçecek
"Hiçbir zaman bağnaz Stalinci olmadım"
"Ay-yıldızlı formayla Mozart çalalım"
İnsandan insana geçen kuş gribi şüphesi
Nişantaşı'ndaki "senin yerin"
Gerçek sarışından gerçek oyuncuya
Kayak mevsimi bitmeden Kartepe
"Ülke ülke dolaşıp muhalif dili arıyorum"
Bir Gece Yolcuları masalı
Mario artık Fenerbahçeli
Sıra dışı pastalar
Başkan Sayek mola veriyor!
Her derde Dada!
Hilale saygı isteyen haça saygı göstermeli
Astrolojik danışmanlık
Lezzet dalgaları Kıyı'ya vurmuş
İskenderiye Kütüphanesi
Motivasyonsuz diyet başarıya ulaşmaz
Oyuna mı geliyoruz?
Karamanoğlu Mehmet Dede nerdesin?
Doluca'dan özeleştiri





Ahmet Turhan Altıner
Yasemin Çongar
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet