|
 |
|
|
İkisi de kazanamadı
Maç Avni Aker'de mi, yoksa Ali Sami Yen'de mi, daha ilk dakikadan itibaren anlayamadım. Sadece Avni Aker'de olduğunu gösteren tek şey seyircinin müthiş desteği, bu destek sayesinde Trabzonsporlu oyuncuların maç boyunca iyi mücadele etmesiydi. Yoksa Galatasaray oyunun ilk dakikasından sonuna kadar sürekli hücumu düşünüyor, savunmanın kenar oyuncuları dahil herkes ofansa katkı sağlıyordu. Ali Sami Yen'den tek fark hücumlarda fazla pozisyon üretilememesiydi.
Trabzonspor tabii ki, kapasitesini biliyor, önce kendi yarı alanında bekliyordu rakibini. Daha sonra da çabuk çıkıp Fatih Tekke'nin sağ arkasında oynayan Gökdeniz, sol arkasında oynayan Djokaj ile kontra pozisyonlar bulmak istiyordu. Aslında teorik olarak istediği pratikte oldu, kontralar buldu. Hatta maçın sonunda bile. Halilhodziç'in planları takımın kapasitesine uygundu. Öne geçmelerine rağmen skor avantajını biraz daha koruma şansları olsaydı kazanabilirlerdi de.
Galatasaray için en önemli artı uzun süredir rakip kim olursa olsun tek kale oynuyor. En önemli eksiklik ise Gerets'in gole ihtiyacı varken sürekli Ümit Karan'ı çıkarması. Ümit'i iyi oynadı, kötü oynadı diye değerlendirmemek lazım. 3-4 kez hata yapar ama rakibe yüklendiğiniz sırada bir karambolde enteresan bir vuruşla maçı kazandırır.
Volkan ve Saidou'nun yokluğu hazırlık paslarında isabet oranını düşürdü. Sabri'nin de alışık olmamasına rağmen sağ kenardaki verimi her geçen gün artıyor. Trabzon'da savunmanın göbeğinde oynayan Fatih Akyel ve Stepanov o kadar dikkatli ve çabuktular ki, maç boyunca hata yapmadılar. Özellikle Fatih Akyel çok kritik hamlelerle maçın kahramanıydı.
UEFA Kupası yolunda Trabzon için de iki puan kayıp, şampiyonluk yolunda Galatasaray için de iki puan kayıp. Baktığımızda ikisi de kazanamadı.
Bülent Demirlek maçın sonucunu etkileyecek hata yapmadı.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|