|
ABD'den liman dersleri
Dubai'ye ait bir şirketin ABD'de altı önemli limanın işletmesini üstlenmesi Amerikan halkının tepkisi sonucunda engellendi. Kongre üyeleri ABD Başkanı'nın savunduğu anlaşmaya karşı güç birliği yapınca, şirketin sahibi Dubai Şeyhi Raşid Âl Maktum limanların işletmesinin bir Amerikan kurumuna devredilmesi talimatını verdi.
Washington'ı üç haftadır sarsan fırtına böylece dinerken ardında ABD'deki siyasi nabız, konjonktür ve sistem konusunda bir dizi ders bıraktı.
Psikoloji: Liman tartışması gösterdi ki, 11 Eylül sendromu Amerikan psikolojisine hâlâ egemen . Son on gün içinde iki ayrı konferans için gittiğim Chicago ve Ann Arbor'da limanlar konusu her açıldığında, Amerikan toplumunun en liberal kesitlerinden sayılabilecek üniversite camiasının bile terör korkusu içinde, önemli ölçüde muhafazakarlaştığını yansıtan tepkilere tanık oldum.
Nitekim anketlere göre, ABD halkının yüzde 70'i limanlardaki boşaltma işlemlerini Dubai'ye ait bir şirketin üstlenmesi halinde kendisini güvende hissetmeyecekti.
Liderlik: Dubai şirketine onay veren ve Kongre'nin anlaşmanın iptali yönündeki herhangi bir kararını veto edeceğini bildiren Başkan Bush'un kamuoyundaki desteği yüzde 34'e indi.
Terör korkusunu canlı tutmayı bugüne dek siyasi çıkarına uygun bulan ABD Başkanı bir bakıma ektiğini biçti; aynı korku limanlar konusunda kendisini vurdu.
Beyaz Saray'ın halkın hassasiyetine ilişkin öngörüsüzlüğü ve onay aşamasında şeffaf bir inceleme yaptırmaması yeni bir "dümende uyuma" örneği sayıldı. Bush'un limanlar konusundaki ilkeli tutumu, liderlik zaafının gölgesinde kaldı.
Şovenizm: Dubai şirketine gösterilen tepkide Arap ve Müslüman karşıtı önyargılar da rol oynadı.
Dubai'yi de kapsayan Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) eskiden Kabil'deki Taliban yönetimiyle içli dışlı olması ve 11 Eylül saldırganlarından ikisinin BAE pasaportu taşıması muhalefete somut gerekçe verse bile, ABD halkının yüzde 46'sının İslama olumsuz baktığını yansıtan son anket 11 Eylül'ün geride şoven tortular bıraktığı kaygısını artırıyor.
Güvenlik: Bush yönetiminin limanların güvenliği için gerekli kaynağı ayırmaması, Dubai şirketine gösterilen muhalefetin kanımca en anlaşılabilir gerekçesiydi.
Liman denetimi konusu Demokratlarca gündemde tutulsa da, Beyaz Saray ile Kongre'deki Cumhuriyetçilerin bütçe öncelikleri arasına bir türlü girmedi.
Limanlarına gelen malın rastgele yüzde 5'ini denetlemekle yetinen yönetim, çoğu denetlenmeyen konteynerlerin boşaltımının Dubai şirketince yapılmasının risksiz olduğuna halkını ikna edemedi.
Kongre: Liman kavgası, Washington'ın nasıl işlediğini anlamakta zorlanan, "Beyaz Saray bastırırsa Kongre boyun eğer" kabulüne kapılabilen başkentler açısından öğreticiydi.
Demokratlar Dubai şirketine karşı çıkmayı Bush yönetimini yıpratma fırsatı sayarken, Cumhuriyetçi Kongre üyeleri de kasım seçimleri öncesinde Beyaz Saray yerine halkın dediğini dinlemeyi tercih ettiler.
Bush'un haklılık payı taşıyan "Terörle mücadele, stratejik çıkarlar ve Arap dünyasıyla ilişkiler zarar görür" argümanı kar etmedi. Kongre , "ABD'de yürütmenin iki kolu vardır" deyişini desteklercesine pazılarını gösterdi; Amerikan başkanlarının ikinci görev dönemlerine has "topal ördeklik", yani siyasetin dününe ait sayılıp sözünü dinletememe hali Bush'u erken yakaladı.
Milliyetçilik: Liman kavgasını ekonomik milliyetçilik de besledi.
Bush yönetimi serbest yatırım ve ticaret politikasını, bazı sendikalar ile ABD'de sağın sağı sayılabilecek kesimin tepkisine ve AB gibi korumacılıktan kurtulamayan ortaklarına rağmen bugüne dek kararlılıkla sürdürmüşse de, Dubai'ye geri adım attıran siyasi ortamda, ekonomik milliyetçiliğin yeniden yükselmesi mümkün.
BAE ile ABD arasındaki serbest ticaret görüşmelerinin askıya alınması, bazı Kongre üyelerinin ABD'nin stratejik sektörlerinde sadece Amerikan şirketlerinin iş yapabilmesini öngören yasa tasarıları hazırlaması, küreselleşmeci bakış açısından hayra alamet değil.
Arap Dünyası: Arap medyası, ABD Kongresi'nin Dubai şirketine karşı tavrını "ırkçılık" saydı. Kongre dışındaki birçok Amerikan liberali bu algılamaya hak verirken, Beyaz Saray da algılamanın olası sonuçlarına karşı uyarıda bulunuyor.
Genel kanı, liman fiyaskosunun ABD'nin dost saydığı Arap hükümetleriyle ilişkisinde sıkıntılar yaratabileceği, Arap halklarındaki Amerikan karşıtlığını körükleyeceği yönünde.
Bakalım Başkan Bush, tekrar ne zaman bir Arap kralı ya da şeyhiyle el ele poz verebilecek?
ycongar@erols.com
|
|