|
 |
|
|
Bütçe yurttaş denetiminden kaçırılmamalı
Maliye Bakanlığı 2006 yılı ocak ayı bütçe performansını merkezi yönetim bütçesi (MYB) tanımına uygun olarak açıkladı. Daha önceki yılların verileri ise konsolide bütçe (KB) tanımına göre yayımlanmıştı.
İki bütçe tanımı arasında önemli farklar olduğunu Maliye Bakanı tarafından yapılan 2006 bütçesi sunumunda açıklanan ve bütçeyi hem MYB, hem de KB tanımına uygun olarak gösteren verileri karşılaştırdığımızda daha iyi görebiliriz.
Tablodan MYB'de faiz dışı harcama ödeneklerinin KB tanımına göre olandan 25 milyar YTL veya yüzde 22 daha fazla olduğu görülüyor.
Dolayısıyla ocak ayı bütçe rakamlarını geçen yılın aynı ayıyla karşılaştırarak bu ay hangi harcamaların ne kadar arttığını veya azaldığını görmek mümkün değil. Yani yurttaş olarak faiz dışı bütçe harcamalarını izleyip gerekirse tepki gösterme hakkımız sınırlanmış durumda.
Gelir performansı
Peki gelirlerde de aynı sorun yok mu? Hayır. Gelir İdaresi Başkanlığı geçen yılın mayıs ayında kuruldu.
Daha önce bakanlığın merkezi hizmet birimleri içinde yer alan Gelirler Genel Müdürlüğü bu kapsamdan çıkarıldı. Maliye Bakanlığı'nın bağlı ve ilgili kuruluşları kapsamında yarı özerk bir biçimde yeniden örgütlendi.
İşte daha kuruluşunun üzerinden bir yıl geçmeden bu birim kurumsallaştığını göstermiş. Hazine Müsteşarlığı gibi o da uluslararası kabul görmüş saydamlık kurallarına uymuş. MYB tanımında aylık gelir verilerini 2004 ve 2005 yılları için yayımlamış.
Yani başta vergi olmak üzere gelir performansını yurttaş denetimine açmış. Bu gerçekten kutlanmalı.
Son hareketlilik
Aynı yaklaşımı bakanlığın merkezi hizmet birimlerinin yayımladığı harcama verileri için de beklemek hakkımız.
Aksi takdirde bu güne kadar ülkeye büyük hizmetler veren denetim birimleriyle ünlenen bakanlığın üzerine yurttaş denetiminden kaçmanın gölgesi düşecektir.
Kurlar ve borsa bu kadar dalgalanırken bu konunun güncelliğini sorgulayanlar olabilir. Konu yurttaş denetimi ve katılımcı demokrasi açısından olduğu kadar piyasaların risk algılamasının kontrolü bakımından da önemlidir.
Dünyanın üç büyük merkez bankasının son günlerde yaptıkları açıklamalar uluslararası likiditenin bir daralma dönemine girmekte olduğunu ortaya koyuyor.
Piyasalardaki son hareketlilik bu daralmanın beklenenden hızlı olabileceği algılamasından kaynaklandı.
Risk almayacaklar
Likidite daraldıkça sermaye hareketlerinin yönünün ve hızının belirlenmesinde itici faktörlerin, yani piyasaların risk iştahının, etkisi azalacaktır.
Bunun yerini çekici faktörler dediğimiz, ülkelerin mali disipline bağlılığı, yapısal reformlar konusundaki kararlılığı ve ekonomik verilerin kalitesi ve saydamlığı alacaktır.
Refahyol döneminde saydamlık kurallarına uyulmayarak aylık bütçe verilerinin yayımlanmasının geciktirilmesinin, yol açtığı güven bunalımını, bu hükümetin bazı bakanları gayet iyi hatırlayacaklardır.
Aynı hataları tekrarlamamak gerekir.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|