Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Mart 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sessiz St. John kampanyası



Angelina Jolie giysi markası St. John'un yeni yüzü oldu. Jolie'nin popülaritesi dikkate alındığında amaç, markanın tutucu imajını değiştirmek ve satışları artırmak. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Senatör Hillary Clinton, St. John müşterileri arasında yer alıyor. 42 yıl önce kurulan ve 28 ülkede mağazaları olan marka artık genç kuşağa hitap etmek istiyor. Angelina Jolie başarıya giden yolda doğru bir seçim.
St. John'un Angelina Jolie'li reklam ve ilanları bu ay piyasaya çıkmış olsa da, Jolie markanın sessiz tanıtımını ocak sonunda BM İyi Niyet Elçisi olarak katıldığı Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda yapmaya başlamıştı. Jolie orada bulunduğu süre içerisinde, aynı elbisenin bir rengini çıkarıp diğer rengini giydi. O güne dek deri pantolonu ve göğüs dekoltesini üzerinden, vamp bakışlarını da yüzünden eksik etmeyen Jolie, Davos'ta St. John etiketli elbisesiyle iddiasız bir görünüm sergiliyordu.
Jolie'nin Davos'ta bu elbiseyi giymesi St. John kampanyasının belki de en önemli ayağıydı. Dünya basınının takip ettiği forumda çekilen fotoğrafları sayesinde St. John'un adına olmasa da ürününe göz aşinalığımız oldu, aradan bir buçuk ay geçtikten sonra da markayla Jolie'nin ortaklığı açıklandı.
Kampanyayla ilgili sözlerinden de anlaşılacağı gibi Jolie dersine iyi çalışmış: "Hedefleri olan, çalışan bir anneyim. Gardırobumun güzel, seksi ve rahat olmasını istiyorum. Bunların hepsi St. John'da var." Jolie ne giyse seksi oluyor tabii ancak markanın bu güvenceyi herkese verip veremeyeceği soru işareti.


Bush'un tarzı moda oldu

Üç dalda Oscar ödülü alan "Brokeback Mountain" ile beraber kovboy tarzı dalga dalga yayılıyor. Filmdeki giysilerden bazıları açık artırma yoluyla alıcı bulurken, filmden esinlenen tasarımcılar da yeni koleksiyonlarında kareli gömleklere, eskitilmiş jean'lere ve kovboy şapkalarına yer veriyorlar. Filmin başrol oyuncuları Jake Gyllenhaal ve Heath Ledger'ın giydiği iki ceket 42 bin dolara, birkaç tişört 30 bin dolara satıldı. Prada, Dolce&Gabbana, Paul Smith, Diesel ve DSquared2 gibi markalar koleksiyonlarında kovboy tarzına yer verdiler. Erkek giyim otoriteleri 1980'lerdeki "Out of Africa / Benim Afrikam" filminden sonra erkek modası üzerinde en büyük etkiyi bu filmin yarattığı konusunda hemfikir. Her fırsatta kovboy şapkasıyla gururlu şekilde poz veren ve eşcinsellere de pek sıcak bakmayan Bush, acaba kovboy gibi giyinip yürüyüşe katılan eşcinsellerin öncülüğündeki bu akımdan hoşlanacak mı?


Bu gözlükler çok satacak

Gucci'nin yüzünü değiştirerek 2004'te markayı 3 milyar dolarlık bir müesseseye dönüştüren ve Yves Saint Laurent'ı 1960'lardaki görkemine geri kavuşturan Tom Ford "modanın yaşayan efsanesi" olarak nitelendiriliyor. Bu ay piyasaya sürülen gözlükler ile hazırlık aşamasında olan parfüm, Tom Ford markasının başlangıcı niteliğinde. Oysa markalar genelde işe hazır giyimle başlar, bu şekilde üne kavuşur, sonra da parfüm ve gözlüklerini piyasaya sürerler. Markaların vitrininde yer alan her ne kadar koleksiyonları olsa da, esas gelir kaynakları parfüm ve gözlükleridir. Örneğin Chanel'in binlerce dolara satılan giysilerini almaya herkesin gücü yetmese de bu markayı taşıyan 100 ml'lik bir parfüm için 160 YTL ya da gözlük için birkaç yüz YTL'yi çok kişi gözden çıkarabilir. Tom Ford başarılı çalışmaları, karizması ve tarzıyla zaten çoktan bir marka oldu.
O moda dünyasının süperstarı. Bu nedenle de ne yapsa satacak durumda. O işe en kârlı kısmından başladı. Herkesin izlediği yolun tersini izliyor çünkü o güce sahip.



Geçmişe mazi

Esra Ceyhan aksesuvar modasını biraz geriden takip ediyor. Yakasına taktığı gül bir-iki yıl öncenin modasıydı. Gerçi Ceyhan bu gülü o dönemde taksa bile kurtaramazdı. Emine Erdoğan'ın 2004'te NATO zirvesinde yakasına taktığı devasa gülü hatırlayın. Bu, ondan sonraki en büyük gül felaketi.


Ay-yıldızın anlamı ne?

Sibel Tüzün 51. Eurovision Şarkı Yarışması için çektiği klipte taktığı ay yıldızlı şapka ile ilgili olarak "Ay-yıldızı değişen Türkiye'nin sembolü olarak mı kullandınız?" sorusu üzerine süperstarların abartılı sahne kostümlerine gönderme yaptıklarını söyleyerek cevap vermiş ve ardından da eklemiş: "Ay-yıldızı 'Türkiye süperstardır' diye başımızın üzerinde kullandık."
Türkiye'nin süperstarlığı tartışılır, o ayrı konu. Ancak Tüzün'ün de biraz aklı karışmış anlaşılan. Şapkayı hem "abartılı sahne kostümlerine gönderme" diyerek yeriyor hem de Türkiye'nin "süperstar olduğunu göstermek amaçlı" diyerek göklere çıkarıyor. Olur ha, yarışmada falan sorulur; Tüzün bu cevaplardan birini seçmeli.



malphan@milliyet.com.tr



CUMARTESİ
"Kürkçü dükkanına döner gibi sahneye geliyorlar"
İlkbaharın klasiği
Moda dünyasını "baş aşağı çevirdiler"
"Artık takıya süs eşyası olarak bakmaya başladık"
ne var, ne yok
Açık Radyo'da şenlik var
En moda En yeni
"Derin bir uyku için büyük yatak şart"
Taze çimen suyuna buyurun
yeni
MİNİKLERİN DÜNYASI





Melis Alphan
Cengiz Eren
İlke Gürsoy
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet