Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Mart 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ada'yı teslimat böyle mi olacak?


Kıbrıs Türklerinin Annan Planı'na evet dediği günün ertesindeki gazete manşetleri hatırınızda mı? AB, KKTC'yi 259 milyon euro ticari ve mali yardımyla ödüllendirecek, uygulanan tecrit ortadan kalkacaktı. Gel zaman, git zaman... Bizimkiler parayı bekledi. Rumlar boş durmadı, çabaladı. AB'yi ikna etti. AB Daimi Temsilciler Konseyi (COREPER), iki hafta yönce yaptığı toplantıda Kıbrıslı Türklere yönelik Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret tüzüklerini birbirinden ayırdı. 120 milyon dolarlık bölümün zamanaşımına uğradığı üzerinde anlaşmaya varıldı. Geri kalan 139 milyon euro tutarındaki ödenek şöyle şartlara bağlandı:
"Yardım Güney'de kurulacak bir komisyon aracılığı ile verilecektir... Bu yardım proje bazında olacak ve projeler Rum yönetiminin onayından geçecektir. Para alt-yapı yatırımlarına harcanacaktır... vs..."
Karar aşağılayıcıydı. Nitekim Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, yaptığı ilk açıklamada, "Bu karar kabul edilemez, bu para alınmamalı, Türkiye, KKTC'ye her yıl bu paranın çok üzerinde katkı yapıyor" dedi. Onurlu davranış buydu. KKTC Cumhurbaşkanı ve Başbakanı aynı yönde tepkiler verdi. Ancak bu tavır giderek yumuşadı. Sonunda tersine döndü. Geçen hafta sonunda KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev, "KKTC Mali Yardım Tüzüğü'nü onaylamadı ama reddetmedi de... Kullanılmasını engellemeyeceğiz, aksine elimizden gelen yardımı yapacağız..." diyerek yardımı alacaklarının sinyalini verdi... KKTC, Ankara'nın etkisi olmadan böyle bir dönüş kararı verebilir mi? Tabii ki mümkün değil.
Ne anlama geliyor bu kabullenme? Volkan Gazetesi Başyazarı Sabahattin İsmail anlatıyor:
- Bu paranın alınması tüm adada tek meşru yönetimin Rum idaresi olduğunu, KKTC diye bir devlet olmadığını kabul etmektir... Bu ise Kıbrıs sorununun, Rumların istediği şekilde çözülmesinin, yani Rum egemenliğine girme sürecinin başlangıcı demektir...
Fotoğraf budur...

Erdoğan, AKP'lilere hitap etmiş: "Görevimiz, tökezleyen arkadaşlara omuz vermektir."
Tökezlemeyi "Yakayı ele veren" şeklinde mi tercüme etmeliyiz?
Haldun Ertem

İstikrarlı dava...
BirGün gazetesi yazarı Erbil Tuşalp arkadaşımız, bir yazısını göndermiş... Başbakan bu yazı için benden 10 milyar lira istiyor, diyor... Hakkında 10 milyar liralık tazminat davası açılan yazı "istikrar" üzerine... Yazının sonu Nâzım'dan esinlenmiş. Şöyle bitiyor:
"...Çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse istikrar ya da 'ödeneklerinizse, maaşlarınızsa' istikrar, herkes biliyor ki, iktidarda istikrarlı bir iktidar var...
'Amerikan üsleriyse, Amerikan bombasıysa, Amerikan donanmasıysa, Amerikan topuysa' istikrar, dünya âlem anlıyor ki istikrarlı iktidarınız diz çöküp boyun eğmiş durumda.
Sözün kısası. İstikrar 'fabrikalarınızda al kanımızı içmekse' öylesi istikrara selam ederiz. İstikrar 'tırnaklarıysa ağalarınızın' böylesi istikrara devam edin deriz..."

Sayın Bakanım,
Kaçak villalarınızı sayın, arazi işgallerinizi sayın, gizli iş görüşmelerinizi sayın, KDV indiriminden elde ettiğiniz kazançları sayın, ödemediğiniz vergileri sayın, sayın bakanım sayın...
Yıldız Tunçay

* Gazeteci arkadaşımız İpek Yezdani, 1998 yılında mezun olduğu Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden diplomasını istedi. Diploma, aradan 8 yıl geçmesine rağmen henüz hazır değildi. Acaba ne zaman hazır olabilirdi? Yetkili kişi:
- Rektörlük henüz direktif vermedi dedi, direktif verdikten 2 yıl sonra hazır olur sanıyorum...

Ne uygarlık!
Hollanda'da bir bankamatik ya da veznede işlem yaparsanız... Sizden sonraki kişi en az 2 metre gerinizde durur. Neden? Çünkü uygar dünyada bir başkasının banka hesabına bakması ayıp sayılır... Ne uygarlık, ne zarafet değil mi? Gelin görün ki, bu uygar ve nazik ülkeler vize isteyen Türk yurttaşlarından banka hesap cüzdanlarını, mülk tapularını
istiyor; herkesin özel hesaplarını kuruşuna kadar inceliyorlar. Okurumuz Esen Yazgan, konuyu onur meselesi yapmış, vize almaktan vazgeçmiş. Hükümetler ise hiç onur meselesi yapmazlar konuyu...
Bu zillet sürer gider.

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Fransa'da yeniden '68 Kuşağı'
ARADAN 38 yıl geçti, Paris yeniden "68 Kuşağı...
Melih AŞIK
Ada'yı teslimat böyle mi olacak?
Kıbrıs Türklerinin Annan Planı'na evet dediği...
Fikret BİLA
Serdengeçti vicdanı rahat ayrılıyor
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'ni...
Hasan CEMAL
PKK, silaha veda etmeli!
Boğaziçi, Sabancı ve Bilgi üniversitelerinin ...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya'nın dumanı
Kızılcahamam AKP içtimaı yakın gelecek için m...
Can Dündar
Türk tıbbının derin sorunu: Hasta yakınları
Her Tıp Bayramı'nda sağlık sektörünün ve çal...
Abbas GÜÇLÜ
Üniversite giriş sınavı ÖSS kalkabilir mi?
Türk eğitim sisteminin en büyük zaaflarından ...
Hurşit GÜNEŞ
Global piyasalardaki yeni hava
Artık bir olgu çok belirgin: Global olarak ma...
Sami KOHEN
"Miloşeviç olayı"ndan dersler...
Eski Yugoslavya lideri Slobodan Miloşeviç'in ...
Derya SAZAK
Nevruz
Sivil ve Demokratik Çözüm Arayışları: "Türkiy...
Meral TAMER
AKP'li kadınlara küreselleşme matinesi
Küreselleşme ve kadın!
Güngör URAS
MB, 5 milyar doları rezervde saklıyor
Merkez Bankası döviz fiyatı daha fazla gerile...
Serpil YILMAZ
Siyasiler ve bankacıların kara para sessizliği
Sonunda beklediğim gelişmeler oluyor... Mali ...
M. Ali BİRAND
Kürt sorununu tartışmaya alıştık
Cumartesi-Pazar günleri Bilgi Üniversitesinde...

© 2006 Milliyet