Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Mart 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türk tıbbının derin sorunu: Hasta yakınları


Her Tıp Bayramı'nda sağlık sektörünün ve çalışanlarının sorunları gelir gündeme... Tabip odaları, doktorlar, hastalar konuşur.
Bunlar arasında sesi hiç çıkmayan, ama sorunun ana kaynaklarından biri olan bir kesim daha vardır:
Hasta yakınları...
Hepimiz bu gruptanız aslında... Ancak doktorları ya da sağlık politikalarını eleştirdiğimiz kadar kendimizi eleştirmeyiz.
Bugün, bu eleştiriyi, "yabancı gözüyle" ve mizahi bir dille yapan bir yazardan söz edeceğim.
***
Adı, Hughette Eyuboğlu... "Bedri Rahmi Eyuboğlu'nun gelini"...
Doğduğu Kanada'da medikal teknoloji tahsil etmiş. 1961'de Mehmet Eyuboğlu'yla evlenmiş. 1966'da Türkiye'ye yerleşmiş. İstanbul Üniversitesi Tedavi Kliniği'nde ve Cerrahpaşa Farmakoloji Enstitüsü'nde çalışmış, doktora yapmış.
"Kanadalı Bir Gelinin Türkiye Anıları" (İş Bankası Y., 2003) kitabı, Türklere ilişkin renkli anılar ve usta işi gözlemlerle dolu...
Tıp Bayramı vesilesiyle, bu ilginç kitaptan özellikle sağlık ve hasta yakınlarıyla ilgili bölümleri (ss: 184-186) sizlerle paylaşacağım:
***
Bir Türk atasözünü aktararak başlıyor Eyuboğlu: "Hekimden sorma, çekenden sor".
Hastaların gerçekten de böyle yaptıklarını söylüyor: "Türkler, tamamen de haksız olmayarak, hastanelerden nefret ederler" diyor: "Hastaneden ne kadar uzak kalırlarsa o kadar mutlu olurlar. Ne yazık ki onlar için en küçük rahatsızlık ölümle eşanlamlıdır. En önemli hastalık nedenlerinden biri soğuk almak, öteki de 'ceryanda kalmak'tır. Hastalanınca ya midelerini ya bağırsaklarını ya da kafalarını üşütürler."
***
Peki hasta olan Türk ne yapar?
İşte Eyuboğlu'nun gözlemi: "Büyük bir eş dost, akraba, komşu kalabalığı hemen harekete geçer. Kısa sürede kesin teşhis konarak, o hastalık hakkında tüm bilgiler toplanmaya başlanır. Hastalığın tanımı yapılır. Ön belirtileri, adı saptanır; kullanılacak ilaçlar temin edilir."
Tabii bunlar hastanın durumunu daha da kötüleştirmekten başka işe yaramaz. Sonunda doktora gitmek kaçınılmaz hale gelince, tekrar aynı mekanizma devreye girer. Yine Eyuboğlu'na bağlanıyoruz:
"Bu kez de başvurulacak doktorun adının saptanmasına çalışırlar. Meslekten birinin fikrine başvurmaktan özellikle kaçınırlar. Tecrübeli birine yanlışlıkla danışılırsa, onun tavsiyesine katiyen uyulmaz. Nihayet büyük çekişmeler sonunda tespit olunan uzmanın adı, eldeki kâğıtlara yazılı olarak yollara düşülür. Çünkü artık, o hastalık her ne ise, hastanın hayatını tehdit eden boyutlara ulaşmıştır. Bu kez de hasta yakınları sekreterin verdiği randevuya itibar etmeyerek, bizzat doktorun derhal meseleye el koymasını isterler. Çok ürkmüş, hatta korkmuş olan hasta, sonunda o anlı şanlı otoritenin huzuruna, eli ayağı titreyerek çıkar."
***
Bitmedi. Doktor teşhis koyup ilaç yazdıktan sonra da "hasta yakınları lobisi" devreye girer. Hasta çıkışta ablukaya alınır. Uzman doktorun "okunmayan el yazısı" çözülüp itirazlar dillendirilir.
Veee "Bu, işi bilmiyor" diye derhal yeni doktor arayışına girişilir.
"Bütün fertleri farmakoloji ve tıp dalında doğuştan yetişmiş bir toplumda başka ne yapılabilir ki" diye soruyor Eyuboğlu...
Haksız mı?

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
Fransa'da yeniden '68 Kuşağı'
ARADAN 38 yıl geçti, Paris yeniden "68 Kuşağı...
Melih AŞIK
Ada'yı teslimat böyle mi olacak?
Kıbrıs Türklerinin Annan Planı'na evet dediği...
Fikret BİLA
Serdengeçti vicdanı rahat ayrılıyor
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'ni...
Hasan CEMAL
PKK, silaha veda etmeli!
Boğaziçi, Sabancı ve Bilgi üniversitelerinin ...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya'nın dumanı
Kızılcahamam AKP içtimaı yakın gelecek için m...
Can Dündar
Türk tıbbının derin sorunu: Hasta yakınları
Her Tıp Bayramı'nda sağlık sektörünün ve çal...
Abbas GÜÇLÜ
Üniversite giriş sınavı ÖSS kalkabilir mi?
Türk eğitim sisteminin en büyük zaaflarından ...
Hurşit GÜNEŞ
Global piyasalardaki yeni hava
Artık bir olgu çok belirgin: Global olarak ma...
Sami KOHEN
"Miloşeviç olayı"ndan dersler...
Eski Yugoslavya lideri Slobodan Miloşeviç'in ...
Derya SAZAK
Nevruz
Sivil ve Demokratik Çözüm Arayışları: "Türkiy...
Meral TAMER
AKP'li kadınlara küreselleşme matinesi
Küreselleşme ve kadın!
Güngör URAS
MB, 5 milyar doları rezervde saklıyor
Merkez Bankası döviz fiyatı daha fazla gerile...
Serpil YILMAZ
Siyasiler ve bankacıların kara para sessizliği
Sonunda beklediğim gelişmeler oluyor... Mali ...
M. Ali BİRAND
Kürt sorununu tartışmaya alıştık
Cumartesi-Pazar günleri Bilgi Üniversitesinde...

© 2006 Milliyet