Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Mart 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Üniversite giriş sınavı ÖSS kalkabilir mi?


Türk eğitim sisteminin en büyük zaaflarından birisi de OKS ve ÖSS gibi giriş sınavları. OKS'ye yani anadolu liselerini de içine alan Ortaöğretim Kurumları Giriş Sınavı'na bir milyon, üniversiteye yönelik Öğrenci Seçme Sınavı'na (ÖSS) da 2 milyon kişi başvuruyor. İlk 5, hatta ilk 10 tercihini kazananların oranı ise yüzde 10 bile değil.
İktidarıyla, muhalefetiyle, yerli ve yabancı sivil toplum örgütleriyle, hemen herkes ÖSS'nin adil olmadığını ve kaldırılması gerektiğini söylüyor. Hem de yıllardan beri. Ama bırakın kaldırılmayı, giderek kök salıyor.
Kim ne derse desin, kim ne vaat ederse etsin ÖSS'nin kaldırılması bugünkü koşullarda mümkün değil. Zaten, siz yapılan açıklamalara da bakmayın, kaldırılmasını yürekten isteyenler de yok gibi. Çünkü hemen herkes nemalanıyor.
ÖSS kaldırılamaz, çünkü:
  • Bugünkü hızlı nüfus artışı devam ettiği sürece, ne kadar çok üniversite açarsanız açın kontenjanlar hep yetersiz kalacaktır.
  • Siz öyle iktidarların ÖSS'yi kaldıracağız dediğine inanmayın. Sınavın kalkması demek işsizler hanesine 2 milyon kişinin daha eklenmesi demektir ki, bu da hiçbir hükümetin hoşuna gitmez.
  • Dershane sektörü ve dershane lobisi öylesine güçlü ki, 12 Eylül askeri yönetimi bile geri adım atmak durumunda kaldı. Sınav olmazsa onlar da olmaz. Oysa milyarlarca dolarlık bir sektör.
  • ÖSYM'nin gerçekleştirdiği ÖSS, adil olmasa da güvenilir. Batılı ülkelerde olduğu gibi lise notlarına göre yapılacak bir yerleştirme sistemi, toplumsal faciaya dönüşür. Ülke genelinde standart bir ölçme değerlendirme sistemi oluşturmadan atılacak her adım yanlış olur.
  • ÖSS'nin kaldırılması ve YÖK'ün devre dışı bırakılması için anayasal değişiklik gerekir ki, bu bugüne kadar mümkün olmadı. Olacağa da benzemiyor.
  • ÖSS'nin yerine, her üniversitenin, hatta her fakültenin kendi sınavını kendisinin yapması, torpil ve yolsuzluk iddialarını da beraberinde getirir ki, hiç kimse buna razı olmaz.
  • ÖSS'ye girişte sınırlama getirilerek, umut tacirliğinin önüne geçilebilir mi? Bu da mümkün değil. Daha önce bu yönde getirilen sınırlama, Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildi. Bir aday en fazla 3 kez sınava girebilir denmişti, eşitlik ilkesine aykırı bulundu.
  • Fen liselerine girişte olduğu gibi daha alt eğitim kademelerinde eleme yapılarak, sadece en iyilerin sınava girmesi sağlanabilir mi? Ya da kontenjan kadar öğrenci, lisedeki notlarına göre üniversitelere başvurabilir mi? Bu da kesinlikle Danıştay'dan da, Anayasa Mahkemesi'nden de döner.
  • Üniversite sayısı 10 katına çıkarılıp tüm öğrenciler sınavsız üniversiteye alınsa ne olacak ki? Hemen her meslek alanında on binlerce istihdam fazlası meslek adamı varken, yeni mezunlar nerede çalışacak? İşte bu yüzden daha fazla üniversite açılarak, daha fazla öğrenci alınması konusunda iktidarlar hep farklı görüntü verirler. Kamuoyu önünde alınsın derken, planlama yapılırken, "Aman daha fazla doktora, mühendise, mimara, sosyal bilimciye ihtiyaç yok. Fazlası sorun yaratır" derler.
  • ÖSS kaldırılıp üniversite kapıları sonuna kadar açılsa bile, bir süre sonra AB ülkelerinin çoğunda olduğu gibi gençlerin talebi olmayacak. Çünkü, şu anda bile okumuş olmak fazla bir anlam ifade etmiyor. Okumuşlara karşı sanki bir yıldırma kampanyası var. Doktorlara yapılanları yakından izleyin. İşsizlik oranının, en fazla üniversite mezunları arasında olması da boşuna değil.

  • Özetin özeti: ÖSS'yi kaldırmak hayalin de ötesinde bir macera olur. Zaten kalkacağı da yok. Çünkü toplumun her kesimi nemalanıyor. Olan da gençlere oluyor!..

    aguclu@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Fransa'da yeniden '68 Kuşağı'
    ARADAN 38 yıl geçti, Paris yeniden "68 Kuşağı...
    Melih AŞIK
    Ada'yı teslimat böyle mi olacak?
    Kıbrıs Türklerinin Annan Planı'na evet dediği...
    Fikret BİLA
    Serdengeçti vicdanı rahat ayrılıyor
    Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'ni...
    Hasan CEMAL
    PKK, silaha veda etmeli!
    Boğaziçi, Sabancı ve Bilgi üniversitelerinin ...
    Güneri CIVAOĞLU
    Çankaya'nın dumanı
    Kızılcahamam AKP içtimaı yakın gelecek için m...
    Can Dündar
    Türk tıbbının derin sorunu: Hasta yakınları
    Her Tıp Bayramı'nda sağlık sektörünün ve çal...
    Abbas GÜÇLÜ
    Üniversite giriş sınavı ÖSS kalkabilir mi?
    Türk eğitim sisteminin en büyük zaaflarından ...
    Hurşit GÜNEŞ
    Global piyasalardaki yeni hava
    Artık bir olgu çok belirgin: Global olarak ma...
    Sami KOHEN
    "Miloşeviç olayı"ndan dersler...
    Eski Yugoslavya lideri Slobodan Miloşeviç'in ...
    Derya SAZAK
    Nevruz
    Sivil ve Demokratik Çözüm Arayışları: "Türkiy...
    Meral TAMER
    AKP'li kadınlara küreselleşme matinesi
    Küreselleşme ve kadın!
    Güngör URAS
    MB, 5 milyar doları rezervde saklıyor
    Merkez Bankası döviz fiyatı daha fazla gerile...
    Serpil YILMAZ
    Siyasiler ve bankacıların kara para sessizliği
    Sonunda beklediğim gelişmeler oluyor... Mali ...
    M. Ali BİRAND
    Kürt sorununu tartışmaya alıştık
    Cumartesi-Pazar günleri Bilgi Üniversitesinde...

    © 2006 Milliyet