Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Mart 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kürt konferansı (2)
Temel fıkrası!


Kürt konferansı sırasındaki konuşma ve tartışmaları iki gün boyunca izlerken, kendi kendime en çok ezber bozmanın, önyargıları kırmanın, milliyetçi saplantılardan kurtulmanın önemini tekrarladım.
Bu açıdan, Prof. Dr. Mümtaz'er Türköne'nin fıkrası düşündürücüydü.
Temel, Taksim Meydanı'nın etrafında arabasıyla fır dönüyormuş. Bir tur, iki tur, üç tur... Derken trafik polisi durdurmuş Temel'i, meydanda ne diye turladığını sormuş.
Temel'in yanıtı:
"Sinyalim takıldı da ondan" olmuş...
Türkiye'nin de sinyali takıldı Kürt sorunu konusunda. Seksen küsur yıl boyunca hep aynı şeyleri yapıp farklı bir sonuç almaya çalıştı.
Ama olmadı.
Kürt sorunu çözülmedi.
Evet, bugün artık Apo İmralı'da hapiste. PKK'nın 1990'lardaki gücü büyük ölçüde kırıldı. Hala şiddet ve terör eylemleri koyabiliyor olsa da, askeri bakımdan etkisizleşti.
Ancak, Kürt sözcüğünü duyunca hâlâ tüyleri diken diken olanlara, ya da kelle koltukta yıllar yılı PKK'ya karşı dağlarda meşru ve haklı mücadele vermiş olanlara bugün gidin sorun bakalım:
"Kazandık!" diyebiliyorlar mı?
Diyebildiklerini sanmıyorum.
Çünkü, aklı başında olanlar Güneydoğu'da olan biteni görüyorlar. Apo İmralı'da ama, aynı zamanda Kürtlerin gönlünde önemli yeri var. PKK yeraltında ama, aynı zamanda yer üstünde. Kürtleri siyaseten en çok PKK'nın yönlendirdiği herkesce malum bir sır...
Belediyeler kimin elinde?
DTP'nin diyoruz.
Ama bu partiyi PKK'dan ne kadar ayrı olarak düşünebiliriz?..
Kürt kadınları artık Güneydoğu'da çok aktif. Kadın dernekleriyle birlikte sanat evleri, kültür festivalleri gitgide yaygınlaşıyor. Kürt dili ve kültürünün gelişmesi için Güneydoğu, hem kendi içinde pencereler açıyor, hem Türkiye'nin batısına, Avrupa'ya açılıyor her geçen gün.
Belki daha önemlisi ve daha ilginci Güneydoğu'nun Kuzey Irak'a dönük ilgisi. Kuzey Irak'taki "İlan edilmemiş Kürt devleti" olgusu yakından izleniyor Türkiye Kürtleri arasında. Kuzey Irak'la yakın ilişkiler örülmeye çalışılıyor. Hatta "Artık bizim de bir devletimiz var!" duygusunun tomurcuklandığı dikkati çekiyor.
Ne yapacaksınız?
Bütün bu gelişmelerden sonra hâlâ Temel gibi, "Sinyalim takıldı!" diyebilir misiniz? Diyenler elbette var, olacak da. Ama bence ezberler bozuluyor.
Ankara'da da öyle.
Bir setin yıkıldığının farkındalar, görüyorlar bu olguyu...
Bu set yeniden kurulamaz!
Bu seti yeniden inşa etmeye kalkışmak, Türkiye'de demokrasiyi, hukuku, insan haklarını hiçe saymakla eş anlam taşır. Yeniden fazlasıyla kan ve gözyaşı demektir bu.
Ya da bu seti yeniden inşa etmek için Kuzey Irak'a mı gireceksiniz? Bu da, Türkiye'yi her açıdan sonu belirsiz bir maceraya, hatta bir cehennem çukuruna itecek kadar çılgınlık olur.
Peki ya çare?
Demokrasidir, hukuktur.
Şiddet ve silahı bırakmaktır.
Türkiye'nin Avrupa Birliği şemsiyesi altında demokratik hukuk devleti ve refah çıtasını yükseltmeye devam etmesidir.
Sinyali takılanlar yalnız Ankara'da değil, 'Kürt siyaseti'nin saflarında öteden beri varlıklarını sürdürüyor. Onlar da ezberlerini bozmak zorundalar. PKK'nın öncelikle silahlara veda demesi ve şiddetten vazgeçmesi için bastırmaları gerekiyor.
Ankara'nın, hükümetiyle önde gelen devlet kurumlarıyla, sivili ve askeriyle çok daha gerçekçi biçimde eğilmesi şart Kürt meselesine.
Gri yalanlar oyunundan vazgeçilmesi lazım Ankara'da. Demirel ve Kürt realitesi, Çiller ve Bask modeli, Yılmaz ve AB yolu-Diyarbakır... Bütün bunlar lafta kalmıştı. Birşey yapmaktan çok zaman kazanmaya dönük taktiksel çıkışlardı tümü.
Bu dönem artık tarihe karışmalı.
Başbakan Erdoğan'ın geçen Ağustos ayındaki Kürt sorunu çıkışı doğru bir çıkıştı. Ama bu çıkış da böyle giderse inandırıcılığını tamamen yitirecek ve demin saydıklarımın kategorisinde kalacak.
Evet, bir set yıkıldı!
Artık yeni birşeyler yapmanın zamanı çoktan geldi. Ankara'da hükümetin içinde, bazı sivil ve asker odaklarda bu gerçek görülmeye başlandı.
Yani ezberler bozuluyor.
Ama herşey kopuk kopuk.
Hükümetin, siyasal iradenin bu kopukluğu sona erdirmesi ve Türkiye'nin önünü açacak sivil ve siyasal inisyatifleri geliştirmesi gerekiyor.
Ankara'da siyaset meydanının, 'Kürt tehciri'ni akla getirebilecek kadar aymazlaşan ahmaklara kalacağını sanmıyorum. Ama yine de birşeyler yapmanın zamanıdır.
Bilgi Üniversitesi çatısı altında, Helsinki Yurttaşlar Derneği ile Empati Grubu'nun bir ilki gerçekleştirerek düzenlediği iki günlük Kürt konferansını iki yazıyla özetlemeye çalıştım.
Ayşe Teyze'nin hikayesine gelince... Bu ileride bir başka yazının konusu olacak.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kürt tartışması
BİLGİ Üniversitesi'nde yapılan "Kürt konferan...
Çetin ALTAN
Ortaca ve "Güney Ege" gazetesi...
Sık sık gürüldeyip duran bulutlarla kaplı bir...
Melih AŞIK
Amerikalı gözüyle
Orgeneral Büyükanıt olayı Frank Gaffney'i bay...
Fikret BİLA
Zirvede Büyükanıt'la ilgili bir sorun yok
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün,...
Hasan CEMAL
Temel fıkrası!
Kürt konferansı sırasındaki konuşma ve tartış...
Abbas GÜÇLÜ
Masonlar da birbirine girdi
İnsanın şansı tersine dönmeyegörsün. Felaketl...
Hurşit GÜNEŞ
Merkez Bankası'nın başına kim geçmeli?
Maliye politikasının yürütücüsü hükümettir. H...
Nail GÜRELİ
Yalnız Şemdinli mi?
Açık oturumlarda, TV programlarında laf uzayı...
Sami KOHEN
İran "içeriden" değişir mi?
BUSH yönetimi, nükleer programını sürdürmekte...
Metin MÜNİR
Fethi Paşa parkındayım, her şeyin farkındayım
İstanbul'un Anadolu yakasındaki Fethi Paşa Ko...
Hasan PULUR
Hasan Âli'yi bilmeyen, Orhan Kemal'i bilir mi?
ROMANCI Orhan Kemal, babası Abdülkadir Kemali...
Tuba AKYOL
"Ö'rtmenim prezervatif takabilir miyim?"
Avukatı "Hapse girmek için fazla güzel" diye ...
Meral TAMER
İngiltere'de Blair'e nükleer şok!
Daha Heathrow Havaalanı'na iner inmez, "enerj...
Ece TEMELKURAN
Tribünlere yazmak
Önceki pazar bir yazı yazdım. Ana fikri şuydu...
Osman ULAGAY
Serdengeçti giderken nereden nereye?
Görev süresini dün tamamlayarak TC Merkez Ban...
Güngör URAS
Döviz rezervinin faiz yükü var
Merkez Bankası gereksiz yere döviz rezervini ...
M. Ali BİRAND
Kürt sorununda dönüm noktasındayız
Genelkurmay 2 inci Başkanı Işık Koşaner'in, g...

© 2006 Milliyet