|
Yalnız Şemdinli mi?
Açık oturumlarda, TV programlarında laf uzayınca, yönetmenin "Toparlayalım lütfen" diye konuşmacıları uyarması âdettendir. Biz de Şemdinli-Van savcılığı güzergâhında üretilen senaryoları toparlayalım.
Önsöz: Elbet herkes yargılanabilmeli. Ama hukuk dışına çıkmadan.
Önce sahnedeki dekora bakalım.
Yolsuzluk, işsizlik, ekonomi bıçak sırtında.
Dünyada tek emperyal güç olmaya soyunan ABD, egemenliğinin kilit bölgesi Ortadoğu'da acımasızca her yola başvuruyor. Beyaz Saray'dan Pentagon'una, CIA'sına kadar hepsi seferber olmuş.
ABD İran'ın, Türkiye'nin, bir başkasının da bölgede güç odağı olmasını istemiyor.
Kuzey Irak'ta PKK'yı koruyup kolluyor.
AB ise, Türkiye'den istenenleri almak için kullanılan maşalardan biri.
"AB'ye girelim, ama onurumuzla, ulusal çıkarlarımızı koruyarak girelim" diyenlerin elini kırmak için her yol mubah. Hazır, iktidarda ABD'nin ılımlı İslam modeline ve Büyük Ortadoğu Projesi'ne yatkın, eli mahkûm bir takiyeci iktidar varken, bastır!
Ve sahnede yer alan aktörler.
Tayyip Bey'i anlatmaya gerek yok, o sürekli sahnede.
PKK da öyle.
Bu arada, AKP'nin uygulamakta olduğu ekonomik modelin mimarı Kemal Derviş'in, şöyle bir görünüp sahneden kulise geçtiğini anımsatalım.
ABD-AB-AKP'nin ortak noktalarından birinin, ordunun etkinliğinden ve özellikle Orgeneral Yaşar Büyükanıt'tan hoşnutsuzluk olduğunu belirtelim. Şemdinli iddianamesi elden ele dolaşmaya başlayınca, iki AKP milletvekili "Oh be! diyor, bizim yapamadığımızı savcı yaptı!"
TBMM'de kurulan (Anayasa'ya aykırı biçimde çalıştığı Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu tarafından ifade edilen) araştırma komisyonuna Diyarbakırlı, geçmişi karışık "işadamı"nı öneren kişi, onun avukatlığını yapan bir başka AKP milletvekili. Van Savcısı'na bu kişinin ifadesini usule aykırı olarak gönderen de komisyonun AKP'li başkanı.
Şemdinli'de dükkânına bomba atılan kitapçının, yanındaki iki kişiden birinin ölmesine, ötekinin yaralanmasına rağmen, "mucizevi" kurtuluşu ise, bu büyük "döner sahne"nin bir köşesinde ufak bir tablo. Kim bilir kaçıncı "tablo"?
Ve birileri bu oyunu keyifle seyrediyordur.
Bir şiir
Dizelerimiz TÜYAP 4. Bursa Kitap Fuarı dostlarımızdan M. Zeki Gezici'nin "Sevişmediğim Gün Ölürüm" kitabından:
"korkulu pazar günlerin bulutsuz / iliğine giden bir yol vardı / çöz kendi denklemini / suyun içinde beklerken yalnızlık. / Yalnızlık ölüm kuşudur."
ngureli@milliyet.com.tr
|
|