Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bizim Fenerbahçemiz!


Fenerbahçe, belki de ligin en heyecanlı haftasından galibiyetle çıkmış... Tempo, gol, liderlik yarışı falan, hepsi yerli yerinde... Hafta başı sarı lacivert haberlere bakın:
"Ankara'ya otobüsle değil uçakla gidecekler"!..
Bir gün sonra;
"Sponsor defilesinde manken gibiler"!..
En ciddi haber:
"Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri Fenerbahçelilere ödül verdiler"!
Bu mu Fenerbahçe? Sadece suyuna tirit magazin mi?
Futbolcular, sanal dünyada doğup büyümüş, etten kemikten arınmış ekran gölgeleri mi?
Hangi "korumacı" zihniyet bu hale getirdi acaba "bizlerin" Fenerbahçesini?
Ben değil miydim çocukluğumda, gençliğimde başkan Faruk Ilgaz'la moda caddesinde selamlaşan?..
Ben değil miydim Moda'dan Kadıköy'e giderken taksi bekleyen başkan Büyük Fikret'i arabaya alan? Haftanın üç günü spor servisinde Emin Cankurtaran'ı gören?
Her gün her yerde Küçük Fikret'e, Mehmetçik Basri'ye rastlayan. Puşkaş Ergun'la atılan golleri tartışan?
Onların yaşayan ve bizim gibi insanlar olduğunu bilen, tanıyıp seven ben değil miydim?
Neden bu yabancılaşma?
Hadi göz temasından vazgeçtik, bugünün Fenerbahçesi hakkında en temel sorularımızı, meraklarımızı gidermeyi bile hak edemedik mi hâlâ?
Nerede bir Ümit Özat röportajı? Adam harikalar yaratmış.
Nerede Appiah söyleşisi? Coşmuş, coşturmuş.
Nerede Daum açıklamaları? Belki tesadüf, belki bilerek, doğru kurguyu bulmuş.
Ne gezer... Haber bomba gibi:
"Ankara'ya otobüsle değil, uçakla gidecekler"!
Devam edin haber cimriliğine...
Devam edin Fenerbahçe'yi size biat edenlerle ve dilediğiniz cimrilikle paylaşmaya...
Soylu İngiliz atını, at yarışında soyut bir numaraya indirgeyen kumar hırsı gibi; duyguları, sevgileri paraya tahvil etmeyi en büyük başarı olarak göstermeyin ama...

Kutsal bir "grev"

Haber tek sütuna ama, bir anda kepçeledi beni:
"Nusaybin Demirspor'da açlık grevi"!..
Hemen Mardin'deki dostlarımı aradım. Eksik olmasınlar yarım saat sonra "grevdeki" Nusaybin Demirspor Başkanı Ata Sevinç hattaydı.
80'li yıllarda aynı takımda futbol oynayan ve son 1,5 yıldır başkanlığını yapan Nusaybinli sigortacı Ata Sevinç, 27 futbolcusuyla birlikte neden ölüme yatmıştı acaba?..
Anlattı:
"Bizim tavrımız bu bölgeden para kazanan insanlara. Bir ihale olunca akbaba gibi koşanlara. Okul ihalesi var dersin birbirlerini ezerler, okul yapılacak dersin birini bile göremezsin. Biz Nusaybin Demirspor'a yardım istiyoruz, ne faydası var diyorlar. Çeteleri, tinercileri görmüyorlar. Gençlere umut vermezsen bu insanlar patlar, kendileri de altında kalırlar".
Yanlış anlamadınız... Başkan Ata Sevinç'in, ne Federasyon'dan bir talebi vardı, ne de "Nerede bu devlet ?" diye bağıranlardandı. Devlet, vereceğini ihaleler yoluyla müteahhitlere veriyordu. Gençliğe hizmet eden spor kulüplerini yaşatmak bu müteahhitlerin boynuna borçtu Sevinç'e göre.
Ve yine yanlış anlamadınız. Bu ülkenin caddelerini yürünmez hale getiren toplumsal sorunun küçük kan emicilerine değil, bataklığına işaret eden bir Güneydoğulu vardı karşınızda.
Bence bu bir milat... Hiçbir kanuni mecburiyeti olmayan para sahibi insanları gençliğe hizmet etmeleri için açlık grevine yatarak zorlamak, onlara yazılı olmayan ahlaki ve toplumsal kuralları hatırlatmak, bu ülkedeki gelir adaletsizliğinin açtığı derin yaralara en azından pansuman yapmaya çalışmak Nusaybin'de Ata Sevinç'e kısmet oldu.
Yürekten destekliyorum grevlerini...
Kulüp yararına bir konser vermek için harekete geçen İlhan Şeşen'i de kutluyorum.
Ata Sevinç'in numarası bende... Destek vermek için iletişim kurmak isteyenleri bekliyorum.
Üç büyüklerden hiç umudum yok ama, Anadolu kulüplerini merak ediyorum.

Genelkurmay ders verdi

Atatürk'ün Harbiye'ye girişinin 107. yıldönümü töreninde Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün dile getirdiği bir cümle, alıp başını giden "futbol itişmelerine" kendini kaptıran her düzeydeki "beyefendiye" ders niteliğinde:
"Org. Büyükanıt ile görüş ayrılığımız var!.. O Fenerbahçeli, ben Beşiktaşlıyım"...
Düşünsenize... "Hiçbir görüş ayrılığımız yoktur" cümlesini böyle kuruyor Genel Kurmay Başkanı.
Gelin şimdi tribünlere... Hadi tribünü bırakın; kulüp yönetimlerine, medyaya bakın.
"Tüm görüş ayrılıkları" farklı takımları tutmalarından kaynaklanan ve yaşamlarını bu farklılık üzerine kurup bu farklılıktan nemalanan zat-ı muhteremleri hatırlayın.
Gülmek mi lazım, üzülmek mi, kızmak mı?..
Yoksa yeniden askere mi alsak onları!

Hasan Şaş "çirkef" mi?

"Başkan Aziz Yıldırım yönetici Hakan Bilal Kutlualp'i yönetimden kovdu" dediği için tekzip yiyip, Başkan'ın yöneticisine Divan Kurulu'nda sarf ettiği sözleri kağıda döktüğü için lüks bir daire parası tazminatla yargılanan bir basın mensubu olarak dehşete düştüm Fenerbahçe TV'de duyduğum kelimeden...
"Hasan Şaş'ın çirkefliği malum"...
Söyleyen; "2F 1B" programını yöneten Ferruh Tanay...
Ya parası boldu Ferruh beyin, ya da cezaları bilmeden konuşuyordu.
Ama kesinlikle ölçüyü kaçırıyordu. Hatta Bedri Baykam'ın "Böyle konuşmayalım" uyarısına bile aldırmadı.
Hasan Şaş, rakip takımın mensubu olabilirdi. Ama milli futbolcuydu... Kafasına gelen çakmağın acısını abarttığı gerekçesiyle "çirkef" yakıştırması ayıp olmuyor muydu? Üstelik bir kulüp televizyonu misyonunu aşıp çizgisini günden güne yükselten Fener TV'de...
Ayıp oldu. Devamı gelirse yazık olacak.
Kulüp televizyonları, rakiplere rahatça sövme yeri haline dönüşürse vay halimize.

Galatasaray ekstresi

Bizim Cafe Futbolig ekibinden koyu Galatasaraylı Mehmet, gençtir ama kendi kendisiyle dalga geçebilecek olgunluktadır. Dün rastladım, "Abi biliyor musun dedi"...
"Neyi"
"Galatasaray da kredi kartı çıkarmış"
"Hayırlı olsun"
"Yalnız, kartı alan bir adama ilk ay ekstresi gelmiş; 180 milyon yeni lira"!..
"Yazarım bu şakayı"
"Yaz abi bana ne... Borcu yapanlar utansın"...

eguven@milliyet.com.tr




SPOR
Sandık provası
Tigana 'Fran'sız değil!
'Çifte kupa yolda'
Bratu 100 bin dolar!
İki alternatif
Savaşa mı, maça mı!
Kazan kaynıyor
Efes, Çizme'yi aşamadı: 94-87
Sporun ufku genç Utku
Holigan terörü
Eczacı ter attı: 3-0
Memo suskun
Fener damgası
A2'ler şampiyon
Rüştü'ye 'dön' çağrısı
Haber turu...
Bizim Fenerbahçemiz!
Hazır olmak
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Ercan GÜVEN
Bizim Fenerbahçemiz!
Fenerbahçe, belki de ligin en heyecanlı hafta...
Halil ÖZER
Hazır olmak
Doğrusu insan merak ediyor? Neden Divan Kurul...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet