Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Vizyon mu, ezber mi?


Merkez Bankası deyince akla hemen para gelir, paranın değeri gelir, fiyat istikrarı gelir. Bu konular açılınca Merkez Bankası'nın bağımsızlığı, güvenirliği ve saygınlığı gelir. Az ve öz konuşan, dozunda laf eden Merkez Bankası başkanları gelir akla...
Bu pencerelerden bakınca 2001'de, Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizi patladığında göreve gelen Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'nin beş yılı nasıl geçti?
Başarılıydı.
İyiydi genel performansı.
Ayrıca, Merkez Bankası Başkanı olarak hükümetle arasına gerekli mesafeyi koyabildi.
Para politikasının rayında gidebilmesi için, gerektiğinde 'IMF desteği'ni de hükümete karşı akıllıca kullandı.
İş dünyasıyla ilişkilerini mesafeli tuttu.
Enflasyonla mücadele ve para reformu konularında gerekli olanı yaptı.
Kısacası:
Kendi mesleğinde, yani merkez bankacılığında çıtayı yükselten bir başkan olarak tarihe geçiyor.
Peki o zaman niye değiştirildi?
Cemaat ilişkileri mi?
İlle de bizden olsun takıntısı mı?
Yoksa, at sahibine göre kişner zihniyeti mi?
Kurumsallaşma eksiği mi?
Bir seçim öncesi enflasyonu hafif tertip görmezlikten gelecek politikaları kolaylaştırıcı bir siyaset tercihi olabilir mi?
Bilemiyorum.
Serdengeçti keşke kalsaydı.
Başarılıydı çünkü...
Demokrasilerde merkez bankalarının önemli rolü var. Çünkü paranın değeri, fiyat istikrarı onlardan sorulur.
Bu bakımdan Almanya örneği ilginçtir. 1960'lar ile 1970'lerde hükümetle Alman Merkez Bankası Bundesbank çatışır. Konu, para politikasıdır.
Çatışmayı sonunda Bundesbank kazanır. Başbakan istifa eder, hükümet düşer. Çünkü kamuoyu, Alman markının değeri konusunda hükümetten çok merkez bankasına güvenir Almanya'da...
Kolay iş değil demokrasi!
Demokrasinin demokrasi olmasında, demokrasinin ete kemiğe bürünmesinde kamuoylarının ağırlığı, önemi büyüktür.
Bizde ise henüz bu yok.
Daha işlemiyor kamuoyu baskısı.
Türkiye'de ağırlığını koyamıyor kamuoyu. Koyabilse, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan daha Unakıtan Pastörize piyasadaki yerini aldığı zaman etik nedenlerle görevinden istifa etmiş olurdu.
Elbette önyargılı değilim.
Süreyya Serdengeçti'nin halefi de başarılı olabilir. Merkez Bankası'nın bağımsızlığı, para politikası ve fiyat istikrarı açılarından doğru olanı yapabilir.
Bugün için hükümetin ekonomi karnesinde artılar eksilere ağır basıyor. Son üç yılda önemli atılımların altına imza attı bu hükümet...
Ama şu göz ardı edilmesin:
Ekonomi hâlâ kırılgan!
Ayrıca, ekonomide hükümetin bugüne kadar rolünü iyi ezberlemiş bir oyuncu olarak gittiği söylenebilir. Belki de bir 'vizyon'dan daha çok bir ezber söz konusu. Ve farklı bir şey söylenince, bu ezber kimi zaman bozulabiliyor.
Uzun lafın kısası:
Dileriz, hükümet ekonomik istikrar ve yapısal reform yolculuğunu sürdürür; "Azıcık enflasyon olsa ne olur?" diyenlere rağbet etmez seçim yolunda...
Ve yine dileriz, Merkez Bankası'nın yeni başkanı da bankanın bağımsızlığını ve doğru politikalarını devam ettirir.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Asker ve borsa
GENELKURMAY Başkanı Org. Hilmi Özkök askerlik...
Çetin ALTAN
Rüşvet, çatışma ve çetecilik kültürümüzde büyük gelişme...
Kuşaklar boyu sürüp giden bir övünme açlığını...
Melih AŞIK
Tarsus suskun...
Kemal Öncel adlı bir çiftçi Başbakan karşısın...
Fikret BİLA
Kürt konferansının ardından
Bilgi Üniversitesi'nde düzenlenen "Türkiye'ni...
Hasan CEMAL
Vizyon mu, ezber mi?
Merkez Bankası deyince akla hemen para gelir,...
Yılmaz ÇETİNER
Parçalanmış muhalefet seçimde ne yapar?
'Seçim meçim yok' diyor Başbakan, seçimlerin ...
Güneri CIVAOĞLU
Mabet
Başarının cezalandırıldığı da olur... Örneğin...
Can Dündar
Alarmdaki şehirde konser
Gazetecilik tuhaftır:
Hurşit GÜNEŞ
Brezilya mı daha iyi durumda, Türkiye mi?
Geçen hafta derecelendirme kuruluşu Standard ...
Doğan HEPER
Beklenti o kadar çok ki...
'KÖŞELER yazarların malı mı?'
Semih İDİZ
Ortadoğu'ya demokrasiyle gelen kaos
Ortadoğu önce Hamas'ın seçim zaferi nedeniyle...
Sami KOHEN
"Slobo"nun mirası...
ESKİ Yugoslav lideri Slobodan Miloşeviç'in ca...
Hasan PULUR
Korutürk'ün oğulları şimdi neredeler?
"PEKİ, sonra ne oldular, neredeler?"
Derya SAZAK
İthal bakan
14 Mart Tıp Bayramı buruk kutlandı. Hekimler,...
Meral TAMER
AB'de yeni enerji modeli arayışı
Gerek Avrupa, gerekse ABD'den son 20 yıldır t...
Yaman TÖRÜNER
İstanbul'da belediye yok
İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş: "Çamu...
Güngör URAS
İyi yetişmiş gençlerimizin sayısı çok
Erdem Başçı'nın Merkez Bankası Başkanlığı içi...
Serpil YILMAZ
Enerji sektöründe İslam sermayesi
Geçen günlerde Endonezya'da başlayan rafineri...
M. Ali BİRAND
Kürt sorunu, sadece PKK ile mücadele değil
Dünkü yazımı okuyamamış olanlar için, kısa bi...

© 2006 Milliyet