|
 |
|
|
Gazi Çanakkale
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
91 yıldır boğazın iki yakasındaki aziz vatan toprağında yatan mehmetçiklerin ruhları şad olsun. Onlar ki Edirne'den Ardahan'a vatanın her köşesinden koşarak ölmeye gelmişlerdi. Çanakkale'de Mehmetçik'in yazdığı aslında bir destanın ötesinde tarihte bir dönüm noktasıydı. Çanakkale bir milletin vermeye hazırlandığı kurtuluş, varoluş, diriliş mücadelesinin bir anlamda müjdesi gibiydi. Türk ulusu için Çanakkale yalnızca yürekli bir meydan okuma değil bir onur savaşıydı.
Boğazın sularında 3 Kasım 1914 de başlayan ve 18 Mart 1915'e kadar devam eden deniz savaşları ile 25 Nisan 1915 de başlayıp 9 Ocak 1916 sabahının ilk ışıklarına kadar devam eden göğüs göğüse kara çarpışmaları ulusal kurtuluş hareketinin ilk kıvılcımlarıydı.
* * *
Çanakkale dünya tarihi için de önemli bir dönüm noktasıdır.
Çünkü, düşman Çanakkale Boğazı'nı geçip denizden İstanbul'a ulaşmayı başarabilseydi büyük ihtimalle Çarlık Rusyası müttefiklerinin desteğiyle ayakta kalacak ve Ekim devrimi ya da Bolşevik İhtilali olmayacaktı.
Conkbayırı'nda Kocaçimen'de, Anafartalar'da düşmana aman vermeyen Mehmetler, Fransız ve İngiliz gemilerine boğazı dar eden o küçücük mayın gemisi Nusret aslında yalnız Türk milletinin değil Avrupa'nın, Asya'nın ve dünyanın da kaderini değiştiriyordu.
O mavi gözlü genç Albay'ın inancı ve kararlılığı Türk askerinin cesareti ve kahramanlığı ile birleşmiş, çok yakında Anadolu'da yanacak zafer meşalesinin ilk ateşi Gelibolu'yu aydınlatmaya başlamıştı bile. Hamidiye, Mesudiye, Dardanos ve Ertuğrul Tabyaları'nda düşmana mermi yağdıran Mehmetçik adeta Sakarya'nın, Dumlupınar'ın provasını yapıyordu.
* * *
Her Türk Çanakkale zaferini bir madalya gibi göğsünde taşımalı.
Orada şehit olan vatan evlatlarını Türkiye hiç unutmamalı ve gelecek nesillere anlatmalı.
Anlatmalı ki bu vatanın bir karışı için dökülen kanların değeri ve anlamı bilinsin.
Anneler babalar çocuklarını Çanakkale'ye götürüp orada olan biteni anlatmalı.
Türk askerinin yalnızca kahramanlığını değil onun asil karakterini ve düşmanına bile merhametle yaklaşımını yaşanmış örnekleriyle anlatın ki bugün vatanı bölmeye çalışan çapulcuların şehit ettikleri Mehmetlerin 1915 de toprağa düşmeye başlayan Mehmetlerle aynı ananın yani Anadolu'nun çocukları olduğunu öğrensinler.
* * *
Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü nedeniyle yapılan törenleri artık ruhsuz ve rutin gösteriler olmaktan kurtaralım.
Çocuklarımıza tarihimizin gerçeklerini acı bir ilaç gibi zorla yutturmak yerine sabırla ve özenle anlatalım.
23 Nisan'larda, 29 Ekim'lerde,19 Mayıs'larda "Bitse de gitsek" ifadeleriyle tören alanlarında bekleşen heyecansız, ruhsuz çocukları yeniden kazanalım.
Atatürk'ün onlara hitap ederken söylediği gibi iç ve dış düşmanlara karşı uyanık olmaları için analar, babalar, öğretmenler ve hepimiz üzerimize düşen görevi yapalım.
Atatürk'ü gençlere bir kez daha anlatalım.
Çünkü, "Nedir Atatürkçülük?" diye sorduğum gençlerin boş gözlerle bana bakmasına artık katlanamıyorum.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|