Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 17 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
DSP'de neler oluyor?


AKP'nin belli zaman aralıklarıyla yaptığı, "Kızılcahamam kampları"na kamuoyu alışkın...
Bu günlerde aynı modelle kampa çekilen bir başka parti de DSP...
DSP, dört gündür "Haymana Kampı"nda...
Genel Başkan Zeki Sezer'in çağrısıyla Haymana'da eski milletvekilleri ve bakanların da katılımıyla Parti Meclisi, dört gün kampa girdi...
DSP yöneticileri, kampın amacını şöyle açıkladılar:
"Ecevit sonrası dönüşüm ve değişim."
Kamp boyunca dile getirilen görüşler, öneriler ve kararlara bakılırsa, "DSP'de yeni bir anlayış"ın sinyalleri alınıyor.
Örneğin:
1- DSP, Temmuz 2002 kırılmasında, İsmail Cem hareketiyle veya başka vesileyle partiden ayrılanların geri dönmesine sıcak bakıyor.
2- Solda toparlanma ve yenilenme amacıyla yapılan yeni arayışlara DSP'nin öncü adres olabileceği mesajı veriliyor.
3- Ecevit'siz dönemde temel değişikliğin, "tek adam" yönetimi yerine, "kolektif akıl"ı esas alan yönetim tarzına geçilmesi savunuluyor.

Güneş-gölge
Haymana'da DSP kulislerinden yansıyan önemli bir mesaj da Ecevitlerle ilgili.
Kamptaki arayışın bir amacı da DSP yöneticilerince şöyle dillendiriliyor:
"DSP'nin üzerinde Ecevit'in hem güneşi hem gölgesi vardır. Ecevit'in DSP için temel güç ve dayanak olduğu tartışılmaz. Ancak bu arayışlarımızın amaçlarından birinin de Ecevitlerin gölgesinin en aza indirilmesi olduğunu söylemek gerekir."
Bu ifadeler, Haymana Kampı'nın, "Ecevitlerin kontrolünde" değil, parti yönetiminin girişimi ve kontrolü altında yapıldığı anlamı taşıyor.
"Ecevitler aktif siyaseti bıraktı, zaten böyle olması gerekmez mi?" diye sorulabilir ama Haymana Kampı, sanki fiilen de bu dönemi başlatmak çabası gibi görünüyor.

Büyükerşen seçeneği
DSP kulislerinde, bir süredir partinin başına Eskişehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in getirilmesi seçeneği konuşuluyor. DSP'nin başında Büyükerşen'i görmek isteyenlerin Hoca'yı ziyaret ettikleri, ikna etmeye çalıştıkları da biliniyor. Son dönemde Bülent Ecevit'in, Büyükerşen'in adını cumhurbaşkanlığı adayı olarak gündeme getirmesi, parti kulislerini de heyecanlandırmıştı. Büyükerşen'i Çankaya'ya düşünen Ecevit, acaba parti liderliğini niye düşünmüyor, gibi sorular gündeme getirilmişti.
Ancak Haymana Kampı'ndan yansıyan bilgiler, bu seçeneğin DSP yönetiminin gündeminde olmadığını gösteriyor. Bunun da iki nedeninden söz ediliyor:
1- Zeki Sezer, iyi niyetle ve çok sıkı çalıştı. Partililerce kabul gördü. Yoğun emek verdi. Şu anda bir genel başkan değişikliği söz konusu değil.
2- Büyükerşen Hoca'nın duruşu da böyle bir görevi üstlenmeye istekli bir hava yansıtmıyor. Büyükerşen'in beyanlarına bakılacak olursa, o sanki DSP'li gibi değil de her partiye ve her kesime eşit mesafede gibi. Ulusal uzlaşma arayışını yansıtıyor ve diğer partilerden ve yeni girişimlerden de teklif aldığını söylüyor.
Sonuç olarak, Genel Başkan Zeki Sezer ve yeni Genel Sekreter Ahmet Tan yönetimi açısından böyle bir seçenek açık görünmüyor.

DİSK'e çağrı
Haymana Kampı, DSP'yi Ecevit'siz ayağa kaldırmanın arayışı olarak yorumlanabilir.
Parti yönetimi, DİSK'in öncülüğünde bir süredir değişik illerde yapılan toplantılarla gerçekleştirilen solda yeni arayış ve yapılanmaya adres olmaya da açık ve gönüllü görünüyor.
Genel Sekreter Ahmet Tan'ın DİSK'e bu yönde bir çağrısı var. Tan, DİSK'in yeni arayış sürecinde DSP Belediye Başkanı olarak Büyükerşen'i değil, DSP Genel Merkezi'ni adres olarak görmesi gerektiğini söylüyor. Tan'ın genel sekreter olduktan sonra ilk ziyareti DİSK'e yapması da bu çağrısıyla örtüşüyor.
DSP kulisleri hareketli. DSP, Haymana Kampı sonrasında yeni gelişmelere sahne olabilir.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Özel eğitim ve 'karşı devrim'
ÖZEL okulların desteklenmesine CHP hâlâ "karş...
Çetin ALTAN
Akvaryum balıkları, "devlet" kavramının tanımlanması, İran'ın durumu...
Önce 20. yüzyılın ikinci yarısından sonraki d...
Melih AŞIK
BOP'a bulaşma!
CHP Denizli Milletvekili Haşim Oral, Dışişler...
Fikret BİLA
DSP'de neler oluyor?
AKP'nin belli zaman aralıklarıyla yaptığı, "K...
Hasan CEMAL
Kalpler kopmasın!
Yugoslavya parçalanıyor, iç savaş yeni patlam...
Güneri CIVAOĞLU
Eş ruh
Beyaz Saray'a göre "ABD için en büyük tehdit ...
Abbas GÜÇLÜ
Eğitime şaşı bakış
Özel Okullar Bakanı Çelik'in son icraatı, yin...
Hurşit GÜNEŞ
Büyüme hedefi var mı?
Uygulanan programda kur, büyüme, borç oranı, ...
Metin MÜNİR
Merkez Bankası'nda tesettür dönemi
Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'in...
Faik ÖZTRAK
Bindik bir alamete...
Son birkaç haftadır piyasalarda yaşanan oynak...
Hasan PULUR
Japonlar haksız mı?
KİMSE kusura bakmasın ama, biz bu konuda bazı...
Derya SAZAK
Muhtıra
12 Eylül'de idam kararlarını imzalarken "elle...
Meral TAMER
Muhalefetten iktidara e-postayla nükleer mesaj
Başbakan Tony Blair, İngiltere'de yeni bir nü...
Ece TEMELKURAN
Biz daha süperiz!
Müzikli, nağmeli de olabilir, sert slogan şek...
Güngör URAS
Kamuoyu 'alıştırılıyor'
"Güneydoğu'da anadil Kürtçe, gündelik dil Tür...
Serpil YILMAZ
'Şiir kent'i inşa eden şirketin CEO'su bir Türk
Başbakan Erdoğan müjdeledi, İstanbul'a 5 mily...
M. Ali BİRAND
Kürt sorunu, sadece PKK ile mücadele değil
Salı günkü yazımı okuyamamış olanlar için, kı...

© 2006 Milliyet