Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Mart 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Latin dansı


Oynayan Beşiktaş... Atan Beşiktaş... Kazanan Beşiktaş... Kayseri'deki altı puanlık maçın galibini alkışlarla takdir edelim, tüm futbolcularını ve hocası Tigana'yı kutlayalım. Çünkü onlar hem takım oyunu oynadılar, hem de erken elde ettikleri avantajı koruyup ligdeki hedeflerine koşarken önlerindeki en güçlü rakibi evinde yıktılar.
Ama sahadakilerden, kulübesine kadar tümüyle tam bir dayanışma takımı olan bu ekibin içinden iki kahramanı özellikle ayırmalıyız.
Birincisi Bobo... Beşiktaş'ın kazandığı ilk kornerde arka direkten kafayı öyle güzel çaktı ki tüm arkadaşlarını adeta uçurdu. Bu Bobo dedikodularla, menajer kazığı paranoyalarıyla, Beşiktaş'ta hep kuşkulu bir kişi oldu. Ne var ki, emektar Zago'nun önerisiyle gelen genç Brezilyalı topu saklamayı iyi biliyor. Havadan arkadaşlarına kafa ile indirmeyi beceriyor, pres yapıyor, yardımlaşıyor. Rakibe yaptığı preslerden kazandığı topu genetik kodlarındaki kalite ile doğrudan kaleye şutluyor. Ailton da Brezilyalı'ydı ama o ayağına top bekler, tek vuruşu yapamazsa rakibe kontratak fırsatları sunardı. Bobo öyle değil. Oyuna katılıyor, topu ileride tutuyor, Gökhan Güleç ya da İbrahim Akın'la Ailton abisinin bir zamanlar giriştiği "sen - ben, pas verdin - vermedin" kavgalarını yapmıyor. İnanılmaz bir iyi niyet ve sorumluluk duygusuyla kendisine öğretileni ve kendisinden istenileni yerine getirmeye çalışıyor.
Latin kanı taşıyan ikinci kahraman Kolombiyalı Cordoba... Dün özellikle ilk yarıda Gökhan'ın, Aydın'ın, Mehmet Topuz'un şimşek vuruşlarına öyle plonjonlarla uzandı, öyle yumruklar attı ki, şapka çıkarılır. Kurtarıcı adam kimliğini ikinci yarıda da sürdürdü. Takımın elde ettiği tek gollük avantajı kartallar gibi sakladı, asla teslim olmadı.
"İki Latin Dansçı"nın gösterisiyle taçlanan Beşiktaş, takımda kaliteyi yükselten, İbrahim Toraman, Koray, Okan, Kleberson ve İbrahim Üzülmez gibi profesyonel iş makineleriyle da üçüncülük yolunu temizledi.
Kayserispor, 4-2-3-1 düzeniyle oynarken ligimizin en etkili santrforu Gökhan Ünal'ı ileride yalnız bıraktı. Beşiktaş'ın çabuk savunma hamleleri karşısında top kaybeden, istediği vuruşları yapamayan Gökhan moral olarak da düştü ve zaman zaman oyundan koparak sık sık ofsaytta kaldı.
Gökhan Güleç, dün gayretliydi. Sert markaj altında yılmadan mücadele etti ancak istediği sayıda etkili şut atamadı. Johnson'un şakağında patlayan darbesiyle oyun dışı kalması bir talihsizlikti.
Vedat Yüksel zaman zaman sertleşen, kulübeler dahil gerginleşen maçta sarı kartlarını zamanında doğru olarak gösterdi. Futbolcuların kırmızı karta gidecek öfkelerini sakinleştirerek maça ayrıca hakem kalitesi ekledi.

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
Bir havalandı pir havalandı
Dixon kükredi (99-91)
Sıcak, çok sıcak!
Hakeme öfke
Anelka sancısı
Şardan kaleye girdi!
Karar nisanda
Mersin'e baskın
Güneş Avrupa sınavında
Wade'den 30 sayı
Fener için kolay lokma (77-56)
Ataman endişeli
Haber turu...
İkinci yarılar
Yasa mı, yaz-boz tahtası mı?
Latin dansı
İstanbul Engelli Yıldızlar
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Rıdvan DİLMEN
İkinci yarılar
Şu Beşiktaş'ı anlamak zor. Geçen yıl ligin ik...
Cemal ERSEN
Yasa mı, yaz-boz tahtası mı?
Devlet bakanı Mehmet Ali Şahin'in Futbol Fede...
Atilla GÖKÇE
Latin dansı
Oynayan Beşiktaş... Atan Beşiktaş... Kazanan ...
Yavuz KOCAÖMER
İstanbul Engelli Yıldızlar
Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul Engelli Yıldız...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2006 Milliyet