|
Çanakkale, milliyetçilik, Avrupa
ÇANAKKALE deyip de Mehmet Akif'in yazdığı destanı hatırlamamak mümkün mü? Uçaktan Çanakkale'yi, şehitliği, abideyi seyrederken ağzımdan Akif'in mısraı dökülüyor:
Şuheda gövdesi, bir baksana,
dağlar taşlar
O rüku olmasa dünyada
eğilmez başlar
Bizim bin yılı dolduran millet olma tarihimizde Balkan Savaşı ile Çanakkale savaşı özel bir öneme sahiptir. Milli Mücadele'yi yapacak ruh ve kadro bu iki savaşta doğdu, bu iki savaşta çeliğe su verildi.
Yoksuldular, yarı aç, yarı toktular. Ama dünyanın en büyük teknoloji, ekonomi ve silah gücüne sahip İngiltere karşısında gerçek bir destan yazdılar; o ruhla yeni Türkiye'yi kurdular.
Yeni Çanakkale
Bugün ekonomi, teknoloji, bilim ve kültür alanında zaferler kazanmalıyız.
DMG'nin düzenlediği "Anadolu'daki Avrupa" toplantısı için Çanakkale'deyiz. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İlhami Tezcan'a soruyorum; Çanakkale geçen yıl 535 milyon dolar ihracat yapmış. Odada kayıtlı tüccar ve sanayici sayısı 3700'ü geçiyor.
On yıl önce geldiğim Çanakkale, şimdi daha gelişmiş, daha güzelleşmiş. Ekonomik ve kültürel gelişme, şehitliğin daha bakımlı ve daha özenli olmasından da anlaşılıyor.
Elbette yeterli değil. Çanakkaleliler "Küçük İstanbul olmak" deyimini kabul etmiyor; peki, tamam... Ama "Büyük Çanakkale" için daha epey yürünecek yol var. Çanakkale neden üç beş milyar dolar ihracat yapmasın?
Ona göre sermaye, liman, hava ulaşımı, düzenli sivil deniz ulaşımı, eğitimli personel...
Coğrafi sebeplerle kalkınması imkânsız yörelerdeki nüfusumuzun, şimdiye kadar olduğu gibi "yığılma şeklinde" değil, ama düzenli şekilde Batı illerimize kayması Türkiye için hem sosyal entegrasyon hem insan kalitesinin yükselmesi açısından büyük önem taşıyor.
Çanakkale, İzmir ile İstanbul arasında bir cazibe merkezi, Avrupa ile Asya arasında yeni bir köprü olabilir, olmalı...
Türkiye gelişiyor
Toplantıda Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, çok güzel bir konuşma yaptı. Thomas Friedman'ın geçen yıl çıkan "Dünya Düzdür" kitabından bahsetti. Eski zamanlarda dağlar, derin vadiler, nehirler insanlığın bilgi iletimini ve temasını büyük çapta engelliyordu. Bugün internet sayesinde bilgi alıp veremeyeceğimiz bir dünya köşesi kalmadı; dünya 'düz' artık.
Bundan süratle ve akıllıca yararlanmalıyız.
Şener, "Daha çok hatıralarımızla mı, hayallerimizle mi meşgulüz?" diye sordu. "Birincisi ise, geleceğimize pek hazırlıklı değiliz demektir. Hatıralarımızdan güç alarak hayallerimizle meşgul olmalıyız."
Ben iyimserim. Zor ve tehlikeli sorularımız var. Ama piyasa ekonomisi, eğitim ve şehirleşme gibi temel modernleşme dinamiklerinin Türkiye'ye kazandırdığı dinamizme bir bakın!
Kaput bezi ithal eden Türkiye bugün 200 milyar dolarlık dış ticarete yürüyor.
Şehitler boşa can vermediler, ruhları şad olsun.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|