|
 |
|
|
Çiçek çocuklardan kayıp çocuklara...
Bilgi Üniversitesi'nin Tiyatro Candela grubu ünlü müzikal "Hair"i sahneye koyuyor. Savaş karşıtı, aşk ve dans dolu müzikalin orijinalindeki çiçek çocuklar kayıp çocuklara dönüşüyor
ASLI ÇAKIR
Bir gazetede "Acaba 'Hair' güncellenip burada yine sahneye konulsa ortaya nasıl bir iş çıkardı?" diye soruluyor, Bilgi Üniversitesi'nin Tiyatro Candela grubu da bu soruyu cevaplamak için bu ünlü müzikali sahneliyor. 18-27 yaş arasındaki gençlerden oluşan Tiyatro Candela kurulduğu günden bu yana devam eden sekiz yıllık hayalini gerçekleştiriyor. Tüm şarkılar, öykü elden geçiriliyor; dans, müzik, oyunculuk üzerine iki aylık bir eğitim ayarlanıyor. Mezunlardan, öğrencilerden oluşan bir kast belirleniyor. Sıkı bir çalışmayla ve 26 yaşındaki Bora Severcan'ın ilk yönetmenlik denemesiyle "Hair" ortaya çıkıyor. Müzikalle ve tiyatro grubuyla ilgili bilgileri bize "Biz yaşamak istiyoruz. Ölmek istemiyoruz. Öldürmek hiç istemiyoruz. Oyunun sonunda vereceğimiz mesaj da bu" diyen yönetmen Severcan veriyor.
Sekiz yıllık bir tiyatro grubusunuz. Seyirci durumunuz nasıl?
Bu sahnede profesyonel tiyatroların da oyunları oluyor. Gazetelere ilanlar veriyorlar ama ancak 10 kişi geliyor. Biz bir oyun yaptığımızda, kar yağdığı halde 100-150 kişi geliyor. Yedi-sekiz yılda oluşturduğumuz böyle kült bir izleyici topluluğumuz var. Kulaktan kulağa yayılan bir topluluğuz.
Daha çok bu üniversitenin öğrencileri mi geliyor?
Hayır, aksine daha çok dışarıdan insanlar.
Tiyatronuzda sadece öğrenciler yok. Mezun olanlar da devam ediyor galiba.
Evet, aramızda benim gibi mezunlar da var öğrenciler de...
Nasıl karar verdiniz "Hair"e?
"Hair" müzikali sekiz yıldır en büyük hayalimizdi. Geçen yılın sonlarına doğru Radikal gazetesinde İngiltere'de güncelleştirilmiş bir "Hair" yapıldığına dair bir haber vardı. Sonunda da "Acaba Türkiye'de yapılsa şimdi 'Hair' nasıl olurdu?" demişler. Biz de nasıl olurdu diye düşündük. "Yapar mıyız, yapamaz mıyız?" dedik. Oturduk, filmleri seyrettik. "Bu şarkı sözlerini nasıl kullanmalıyız, Türkçe mi, İngilizce mi?" derken başladık. Sonra ben oyunu Türkçe oynamaya karar verdim.
"Yıl ne 1968 ne 2006"
Uyarlama sırasında neleri değiştirdiniz? Hangi yılda, nerede geçiyor?
Bu oyun 1968 senesinde bir şeye karşı olarak oynanmış. Yıl olmuş 2006. Bana değişen tek bir şey söyleyin. Biz de orijinalliğini bozmadık. Türkçe olsun istedik ki buraya izlemeye gelenler işi daha iyi kavrasınlar. Ben bütün oyunu tüm zamansal ve mekansal öğelerden arındırdım. Çiçek çocukları dediğimiz kişiler artık kalmadı. Bizim oyunumuzda çiçek çocuklar kayıp çocuklar oldu. "Peter Pan"de kayıp çocuklar vardır. Onları kimse hatırlamaz. Sadece üzerlerine peri tozu dökülüp güzel bir şeyler düşünebilen insanların görebildiği varlıklardır onlar. Bizim oyunumuz olmayan ülkede geçiyor ve kayıp çocukları anlatıyor. Yıl yok. 1968, 2006 değil.
Sözleri birebir çevirdiniz mi?
Bazı sözler birebir çevrildi, bazı sözler de bizim oyunumuza uyarlandı.
Günümüzden isimler de eklediniz mi?
Bir-iki şarkıda geçiyor. Spielberg geçiyor, Roman Polanski geçiyor.
Öyküyle oynadınız mı?
Oyunun dramatik yapısını bozmadım. Kasabalı oğlan askere gitmek için yola çıkar, gelir, çiçek çocuklarla, yani kayıp çocuklarla tanışır... Ama burada bir beyaz tavşan var. "Alice Harikalar Diyarı"daki gibi. Claude onu izler, tavşan onu olmayan ülkeye götürür. Aslında tüm bu ülke, insanlar onun kafasındadır.
Müzikler değişti mi? Besteler ya da düzenlemeler...
Biz her şeyi baştan yaptık. Besteler aynı ama düzenlemeler farklı.
Bu oyunun çıplak bir sahnesi vardır... Sizde de olacak mı o sahne?
Oyunun bir yerinde herkes çırılçıplak olur. Ben de bir soyunma sahnesi ekledim. Bir kişiyi soyuyorum. Ama bütün uzuvları ortaya çıkmayacak.
Uyuşturucu yerine peri tozu
Uyuşturucu da var mı oyununuzda?
Bizde uyuşturucu yok. Kemerlerinde birer kese var. Keselerin içlerinde de peri tozları ve peri çubukları var. Peri tozlarından nefes alıp güzel şeyler düşünürler.
Kıyafetler nasıl olacak?
Ben çizgi film karakterleri gibi olsunlar istedim. Ama çiçek çocuklarını hatırlatan kıyafetler olacak, bol paçalı pantolonlar gibi.
Para sorununuz var mı? Dekordan kostümlere durumunuz nedir?
İstanbul Bilgi Üniversitesi dışında böyle bir oyun sahneye koyabileceğimi hiç zannetmiyorum. Burası bize hem düşünsel hem de maddi olarak büyük imkanlar sağlıyor. Dekoru, koreografiyi, kostümleri profesyonel insanlar yaptı.
Tiyatrocu abiler, ablalar duydu mu? Gelecekler mi? Sizce nasıl tepkilerle karşılaşacaksınız?
Galaya çağıracağız. Mutlaka "Böyle oyunculuk mu olur?", "Böyle koreografi mi olur?" diyenler de olacak. Biz de zaten profesyonel oyuncuyuz, şuyuz, buyuz demiyoruz. Ya da orada harikalar yaratmak gibi bir iddiamız da yok. Aslında evet, orada harikalar yaratıyoruz. Bir cümleyi adapte edebilmek için bir hafta uğraştım. Gelip insanlar seyretsinler işte. Önemli olan anlatmak istediğimizi anlatabilelim.
"Önce 'Ben şarkı söyleyemem' dedim"
Efe Can Erdal (19)
Sinema TV Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi. Daha önce bir liselerarası tiyatro yarışmasından ödülü var. Bilgi Üniversitesi'nde burslu okuyor. Başrollerden biri onun: Claude'u canlandırıyor. "Önce çekindim. 'Müzikal, ben şarkı söyleyemem' diye. Ama söyleyebiliyormuşum. Bayağı çalıştık tabii" diyor.
"Şimdi 'Hair'in tam da zamanı"
Ömer Vatanartıran (25)
Ömer Vatanartıran tiyatronun kurucularından. Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü'nden mezun. Şu anda üniversitenin tanıtım departmanında çalışıyor, aynı zamanda işletme mastırı yapıyor. Müzikalde başrolde, Berger'ı canlandırıyor. "Bu bizi en çok heyecanlandıran projemiz. Çünkü ilk müzikalimiz ve 'Hair'" diyen Vatanartıran herkesin bu oyun sırasında çok zorlandığını ifade ediyor. "Çok doğum sancısı çektik ama çok güzel bir bebek doğurduk" diyor: "Özellikle bu dönemde, Irak, Filistin varken, Latin Amerika senelerdir aynı... Bu durumda güzel bir buluşma olacak."
Aşk, savaş karşıtlığı ve hippi hareketi
"Hair" Gerome Ragni ve James Rado imzalı. Müzikler Galt MacDermot'a ait. Yazıldığı günden bu yana yüzlerce tiyatro topluluğu tarafından oynanan müzikalde hippi hareketi ve çiçek çocuklar anlatılır özetle. Ana temaları aşk, savaş karşıtlığı olan müzikal 1968'de Broadway'de sahnelenmeye başladı. Dünya çapında ünlenmesi ise Milos Forman'ın 1979 tarihli filmi ile oldu. Türkiye'de bir kere, 1971 yılında Engin Cezzar'ın rejisiyle sahneye kondu. "Hair"in o zamanki oyuncuları Füsun Önal, Neco, Dağhan Baydur gibi isimlerdi.
"Savaş her zaman bizim derdimiz oldu"
Itır Kaşıkçı (22)
Sosyoloji ve psikoloji öğrencisi. 2002'den beri Tiyatro Candela'da. "Savaş her zaman bizim derdimiz oldu. Ama bu kadar göz önünde olduğu bir anda böyle bir şey yapmak bana mutluluk ve gurur veriyor. Hiçbir şey yapmayıp oturmaktansa bu konularla ilgili sanat üzerinden bir şeyler yapıyorum" diyor.
"Bir müzikalde yer almak en büyük isteğimdi"
Özgecan Okay (20)
Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü'nde okuyor. İki yıldır Tiyatro Candela'nın oyunlarında oynuyor. "Bir müzikalde olmak en büyük isteklerimden biriydi. Bir de bu 'Hair", evrensel, herkes için anlamı olan bir oyun o yüzden daha da heyecanlıyım" diyen Okay okul bittikten sonra da yarı zamanlı olarak müzikallerde rol almak istiyor.
Bilgi Üniversitesi'nden "Hair" müzikali
Program
"Hair"i bugün 15.30'da, 31 Mart'ta 21.00'de, 1 Nisan'da 20.30'da, 2 Nisan'da 15.30'da İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü BS2'de ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.
|
|
|

|