Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Mart 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Siperin ardı


Çanakkale'de muhteşem direniş dünya tarihini değiştirmiştir. I. Dünya Savaşı'nı 2 buçuk yıl uzatmış, müttefiklerin yardımları bu nedenle Rusya'ya ulaşamamıştır.
Çarlık yönetimi kendi kaderiyle baş başa kalmış, savaşla daha da ağırlaşan ekonomik koşullar, 1917 Bolşevik Devrimi'ni hazırlamıştır. Çanakkale geçilseydi, büyük olasılıkla Rusya önderliğinde komünist blok oluşmayacaktı. Bu "alternatif tarih" görüşünü bir nefeste okuduğum kitaptan -özetle- yansıttım.(*)
Öte yandan... Çanakkale Savaşı Türkiye'nin doğum müjdesidir de...
Kitaptan seçtiğim şu satırlarla devam...
.............................
Çanakkale Savaşı, askeri açıdan büyük bir zaferdir. Ama, onu bütün zamanlar için bir başlangıç noktası yapan karakteri, sağladığı, yarattığı maddi ve manevi değerlerdir. Müttefiklerin 1915'te Çanakkale'de durdurulmaları, o tarihte lidersiz, örgütsüz, moralsiz ve bağımsızlığını kaybetmiş bir milletin haritadan silinmesini engellemiştir.
Mustafa Kemal'in muharebeler sırasında özellikle 25 Nisan ve 10 Ağustos 1915 tarihlerindeki inisiyatifi sadece milletin kaderi üzerinde tayin edici olmamış; aynı zamanda edindiği haklı şöhret, 19 Mayıs 1919, Sivas Kongresi ve TBMM'nin açılışına dek uzanan süreçteki liderliğini de sağlamıştır. Çanakkale'siz bir Mustafa Kemal'in bir ulusal kurtuluş savaşı liderliği için destek bulması ve onu başarıyla sonuçlandıracak bir idare göstermesi çok uzak bir ihtimaldi.
.............................
Çanakkale'nin tüm millete verdiği özgüven, I. Dünya Savaşı'nda yaşanan büyük yenilgi ve yıkıma rağmen Kurtuluş Savaşı'nın gerçekleştirilebilmesini sağladı.
Çanakkale Muharebeleri, Türklerin yakın tarihteki en önemli kilometre taşını oluşturuyor. Dönemin en büyük askeri güçlerine karşı muzaffer olmak haklı bir gurur veriyor.
...............................
Bu coğrafyadaki muharebe anı ve izleri; o fedakâr insanları, onların dokusunu günümüze taşıyor. Dolayısıyla bunların korunmaları, yaşatılmaları ve anlatılmaları gerek.
Bilgi ve belge yokluğunda elimizdeki son kanıt olan tarihi dokuyu da zamanın hışmına veya yol, otopark, sembolik şehitlik yapma; heykel, anıt, bayrak dikme faaliyetlerine mi terk edeceğiz?
Arabamızı veya otobüsümüzü ilk hat siperleri üzerindeki otoparka bırakıp yandaki sembolik 57. Alay Şehitliği'nde dua ederken ne hissedeceğiz?
Veya şehitler Abidesi'nin altındaki Eskihisarlık Burnu'na yapılan "cafe"de ayaklarımızı uzatıp Seddülbahir köyüne doğru şekerleme mi yapacağız?
Veya oturduğumuz yerin bir çıkarma koyu olduğunu unutup tam orada şehit düşen Türk askerlerinin yine tam orada şekerleme yapalım diye mi öldüğünü düşüneceğiz?
..............................
Güneydeki Türk savunmasının belkemiğini oluşturan Alçıtepe eteklerinin dikenli tellerle çevrelenip şarap bağı yapıldığını görünce içinizden ne geçer?
Hakiki ve orijinaline sadık yapılan restorasyonlar yerine; kepçeler ve greyderler tarafından perişan edilmiş, düzleştirilmiş, modern taşlar döşenerek, betonlanarak bambaşka bir hale getirilmiş orijinal şehitlikleri, tabyaları görünce ne hissedersiniz?
25 Nisan 1915 Pazar günü çıkarmalar başladığında, sahillerde düşmanı karşılayan bir avuç asker, sonuna kadar direnerek ve ölerek sadece gerideki arkadaşlarına, savunmaya değil, arkalarındaki millete de vakit kazandırmıştı. O vakti, hiç olmazsa bundan sonra iyi kullanalım.
.............................
Bir not da benden...
İstiklal Savaşı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu, mazlum milletlere de örnek olmuştur. Çanakkale Savaşı, küresel bağımsızlık yangınlarının ilk ateşidir.
.............................
(*) Çanakkale Savaşı - Siperin Ardı Vatan/Gürsel Göncü-Şahin Aldoğan. MB Yayınevi.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Helalden çok haram var, dipsiz kile boş ambar...
Irak'taki kanlı insan mezbahasından canını zo...
Melih AŞIK
Kıbrıs'ta aşk - 2
Bu sütunda sözünü etmiştik... Avustralya'da y...
Fikret BİLA
Büyükerşen'den güç birliği çağrısı
DSP'nin Haymana'da yaptığı 4 günlük kampı yan...
Hasan CEMAL
Ya herro, ya merro!
Kürtçe bir deyiş ya herro, ya merro. Ne olaca...
Güneri CIVAOĞLU
Siperin ardı
Çanakkale'de muhteşem direniş dünya tarihini ...
Can Dündar
Bir dahinin yalnız dünyası
Yıl 1988. Fazıl Say Düsseldorf'ta
Abbas GÜÇLÜ
Rektör Aşkın'a ne oluyor?
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr...
Metin MÜNİR
Zen ve ben, siz ve o, o ve diğerleri
"Size bir sual soracağım" dedi Kral Milinda, ...
Hasan PULUR
Amerika'dan tuhaf sesler geliyor...
BİR telaş, bir telaş ki sormayın!
Derya SAZAK
Güneş tutulması
Kıyamet senaryosu üretmekte üstümüze yok! 21 ...
Meral TAMER
Nükleer Yakıt Bankası!
Önce Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün, Har...
Ece TEMELKURAN
'Veled-i zina' doğurunuz!
Sonunu izlemeye sabrım yetmedi ama bir magazi...
Tamer HEPER
Artık suskun kalmamalıyız
Ülke, son yıllarda yaşadığı vahşeti hiçbir za...
Osman ULAGAY
Merkez Bankası atamaları neden önemli?
Dünyada ve Türkiye'de bunca olay olurken, boz...
Güngör URAS
Picasso bedava (simit-çay caba)
"Emirgânlılar nerede? Picasso İstanbul'da. Se...

© 2006 Milliyet