|
Nefes nefese okuyarak...
YILMAZ Çetiner bizim mesleğin en kıdemlilerinden biridir; şimdi "kıdemli" yerine "duayen" diyorlar...
Yılmaz Çetiner 58 yıllık gazetecilik yaşamını "Nefes Nefese Bir Ömür" adlı kitapta topladı. (Epsilon Yayınları)
Kitabın kapağı Yılmaz Çetiner'in birlikte olduğu önemli kişilerle donatılmış: İsmet Paşa'dan Menderes'e, Demirel'den Ecevit'e, Celal Bayar'dan Özal'a... Bir köşede de bizler, tabii o önemli kişilerin arasına bizim sıkışmamız, Yılmaz Çetiner'in zarafetinden...
***
"YILMAZ Çetiner'in kitabında neler var?" diye sorarsanız, sıralasak burada yer kalmaz, birkaç başlık verelim:
"Adnan Menderes'in oğlu Yüksel Menderes'in âşık olduğu kadın hangi hazin sonu yaşadı?/Dönemin ünlü randevuevi işletmecisi Lüks Nermin'i koruyup kollayan milletvekili sahiden var mıydı?/Ünlü bir film yıldızının babası olan tanınmış gazetecinin randevuevi işlettiği nasıl ortaya çıktı?/27 Mayıs İhtilali'nin perde arkasında geçen olaylar; düşükler, çürükler.../12 Mart Muhtırası nasıl verildi?/Ankara Palas'ta siyaset, aşk, para, rüşvet, ticaret, yok yoktu..."
***
ANILARI okurken, eğer içinde siz varsanız, bir başka yargıya varırsınız, eğer yaşadıklarınızı, sanki yaşamamışsınız gibi yazmışlarsa...
Oysa Yılmaz Çetiner bizim de içinde olduğumuz olayları, bizden daha iyi ve doğru anlatıyor.
Mesela bir sıkıyönetim hikâyesi...
***
BİR sabah, bizi sıkıyönetimden aradılar. Yılmaz Çetiner'le birlikte Selimiye'ye çağırıyorlar. Yılmaz o gün bir yazı yazmış, asayişten şikâyetçi, sıkıyönetim var, hâlâ olaylar sürüyor, diye...
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü'yüz, bizi de birlikte çağırıyorlar.
Yılmaz'ın huyunu biliriz, biraz evhamlıdır, telaşlıdır, olanca ciddi sesimizle aradık:
"Bavulu hazırla, yarın Selimiye'ye gidiyoruz!"
"Yok yahu! Ne yapmışız, suçumuz neymiş?"
İçimizden tamam, dedik, tam sırası:
"Daha ne olsun, hem Ecevit'e hem sıkıyönetime kafa tutuyorsun... Al işte, temizle bakalım, hepimizin başı dertte."
Tabii olup bitenlerden rahmetli Feyyaz Tokar'ın haberi var, Yılmaz'la ikisi bacanak, bizi kışkırtıyor:
"Aman üstüne git, biraz heyecanlansın!"
***
BİRAZ sonra Yılmaz Çetiner gazeteye geldi, onu işlettiğimizden şüpheli, Selimiye'ye telefon açtı, bir albayla konuşmaya başladı...
Bundan sonrasını onun anılarından okuyalım:
"Efendim, Paşam beni emretmişler, ben Yılmaz Çetiner."
"Evet, Sayın Çetiner, Yazı İşleri Müdürünüz Hasan Pulur ile beraber."
"Peki albayım, gece yatacak mıyız, çantamızla beraber mi gelelim?"
Gülmeye başladı albay.
"Yok yok" dedi. "Paşam sizlerle görüşmek istiyor bugünkü yazınız için. Yarın sabah 8.30'da bekliyoruz."
Hasan Pulur'a döndüm.
"Valiz almayacakmışız" dedim.
Gülmeye başladık. Hasan yazı işleri müdürü olarak öylesine alışmıştı ki böyle davetlere."
***
SONUNU mu merak ediyorsunuz...
Necdet Üruğ Paşa da "Ben teröre, anarşiye karşıyım!" diyen Yılmaz Çetiner'e, "Ben de zaten sizi bunun için çağırdım!" diyerek bir nasihat çekti. Kalktık geldik, yıllarca bunu konuştuk.
***
YILMAZ Çetiner'in "Nefes Nefese" geçen ömrünün anılarını siz de bir nefeste okuyacaksınız, kitap bir tuğladan bile büyük olsa da...
Hele fotoğraflar...
Güngör Uras'la birlikte Gönül Yazar'ın yalancı nikâh şahitliğini yaparken...
Türk medyasında ilk defa!!!
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|