|
 |
|
|
Asker: Gereğini yapın
Genelkurmay Başkanlığı, "anayasal sorumluluğu bulunanları Türk Silahlı Kuvvetleri'ne saldıranlara karşı tavır koymaya ve konumları ne olursa olsun saldırganları ortaya çıkararak gerekli işlemleri yapmaya" çağırdı
ANKARA Milliyet
Genelkurmay Başkanlığı, gündemi sarsan Şemdinli iddianamesinde suçlanan 13 üst düzey subayla ilgili incelemesini bir haftada tamamladı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın da "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, örgüt kurmak, görevi kötüye kullanmak ve sahte belge düzenlemek"le suçlandığı iddianameden hareketle komutanlar hakkında soruşturma yapmaya gerek olmadığına karar verdi.
Sert ifadelerin yer aldığı açıklamada şu görüşler dile getirildi:
ETİK DIŞINA ÇIKILDI
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs olduğu iddia edilen ve kamuoyu tarafından çok iyi bilinen ifadenin ("Ali Kaya'yı tanırım, iyi çocuktur. Sorumluluğu varsa yargılanır" sözleri kastediliyor), hüküm kurmak amacıyla kasıtlı olarak sadece bir bölümünün dikkate alındığı görülmüştür. İfadenin tamamı dikkate alındığında hükmün öngördüğü kastın olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
İddianamede yer alan ve cumhuriyet savcısı tarafından çete kurma fiili olarak bahsedilen bir diğer suçlama ile ilgili olarak halihazırda askeri yargıda devam etmekte olan bir hazırlık soruşturması olmasına rağmen, aynı konuda ve aynı şahıs tarafından (işadamı Mehmet Ali Altındağ kastediliyor) verilen yeni ifadelere itibar edilerek, hiçbir maddi delil ve bulguya dayanmaksızın bir yüksek rütbeli komutan adının da aynı suçlamalara yeni bir olay gibi dahil edilmesi, hukukun etik kurallarının dışına çıkıldığını göstermiştir.
VAHİM HUKUKİ HATA
Dosyada yer alan ihbar mektubunda imzası dahi olmayan ve vermiş olduğu adresin sahte olduğunu mülki makamların resmi yazısı ile teyit ettirmiş olduğumuz bir şahsın hiçbir somut delile dayanmayan hayali iddiaları üzerine TSK'nın bazı mensupları hakkında görevi kötüye kullanma, rüşvet ve kaçakçılık gibi çok ağır suçlamalar yapılarak vahim bir hukuki hata işlenmiştir.
Jandarma'nın mülki görevleri kapsamında olduğu yasalarda açık bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen önleyici kolluk faaliyeti için istihbarat temini amacıyla yapılan bir görevlendirme işlemi, bölgede mülki görevi ve sorumluluğu olmayan ancak valinin kuvvet talebi sonrası kolluk kuvvetlerini harekât komutası/kontrolüne alan personel ile de böyle bir talep olmadığı halde irtibatlandırılmış ve bu personel gerçekle ilgisi olmayan suçlamalara maruz bırakılmıştır.
BELLİ GÖRÜŞÜN ETKİSİNDE
İddianameyi hazırlayan cumhuriyet savcısı; kendisine ulaşan iddia, ihbar ve şikâyetlerden Genelkurmay Başkanlığı'nın yetkisine girenleri, soruşturma yapmaksızın ve hiçbir hüküm sergileyici ifade kullanmadan, olduğu gibi yetkili makam olan Genelkurmay Başkanlığı'na göndermesi gerekirken, yasal yetkilerini aşarak kendisine göre suç tanımı yapmış ve bunu olmaması gereken bir şekilde iddianamesine yansıtmıştır.
İddianamede yer alan usul ve maddi hatalar ile noksanlar dikkate alındığında, bir cumhuriyet savcısının bu derece hukuk bilgisinden yoksun veya tecrübesiz olamayacağı, bu bariz hataları yapması için, belli bir görüşün temsilcilerinin kamuoyuna da yansımış etki ve telkinleri altında kalmış olabileceği değerlendirilmektedir.
SORUŞTURMAYA GEREK YOK
Muhteva olarak bu iddianamenin söz konusu bölümlerinin maksadını aşan, hukuki olmaktan çok siyasi içerikli, bazı mensuplarını hedef alarak TSK'yı yıpratmaya ve terörle mücadeledeki azim ve iradesini zayıflatmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır.
Yapılan detaylı inceleme ve ulaşılan sonuçlar ışığında, Genelkurmay Başkanlığı'na intikal ettirilen dosyalar kapsamındaki soruşturulması Genelkurmay Başkanı'nın yetkisine giren personel için, daha önce askeri yargıya intikal ettirilmiş olanlar hariç, soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir.
CİDDİ ŞEKİLDE RAHATSIZIZ
Yüce Türk milletince çok yakından bilindiği üzere, TSK hukukun üstünlüğüne ve yargının bağımsızlığına yürekten inanan bir kurumdur. İçinden çıkan münferit hukuk dışı davranışları olan personeli hakkında, eğer ciddi ve tutarlı iddialar varsa, kimsenin yönlendirmesine ve telkinine ihtiyaç duymadan gerekli işlemi, hiç tereddütsüz yapmaktadır.
Hal böyle iken bu şekilde mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun ve maksatlı bir belgenin hazırlanmış olması, hem kamu vicdanını hem de Türk Silahlı Kuvvetleri'ni ciddi şekilde rahatsız etmiştir.
'Sonuna kadar takip edeceğiz'
TSK'ya yapılan bu haksız ve maksatlı suçlamalar karşısında öncelikle anayasal sorumluluğu olanların tavır almaları, bu saldırıyı bütün yönleriyle ortaya çıkarmaları ve arkasındaki çarpık zihniyetin temsilcilerini makam, statü ve konumları ne olursa olsun kamuoyuna açıklamaları ve haklarında işlem yapmaları gerekmektedir. Bu çerçevede, iddianameyi hazırlamış olan cumhuriyet savcısı hakkında ilgili makamlar nezdinde gerekli girişim tarafımızdan yapılmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri kendisine karşı düzenlenen bu girişimlerin tümüyle farkındadır ve yasal yollardan sonuna kadar da takipçisi olacaktır. Türk Silahlı Kuvvetleri milletinden aldığı güçle, vatanın birlik ve bütünlüğü için bütün mensuplarıyla, gerektiğinde canlarını da seve seve vererek kutsal görevini yapmaya devam edecektir. Bu mücadele azminin kırılamayacağını ve ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın bu kutsal kurumun içine nifak sokulamayacağını yüce ulusumuza teyiden ifade etmek isteriz.
İDDİANAMEYE ELEŞTİRİ
Adres, isim, suçlama sahte
GENELKURMAY incelemesinde, Abdülrezzak Uçarer ismiyle savcılığa gönderilen ve iddianameye konan ihbar mektubundaki adres de, isim de, suçlama da sahte çıktı. Mektupta, "Daha önceden korucu olarak görev alan aşiret ağaları terörün güncelliğini yitirmesi ile birlikte üst rütbeli askerlerle kaçakçılık yaparak ciddi kazançlar elde ediyorlar" denildi. Suçlanan komutanlar arasında daha önce Şırnak'ta görev yapan Tümgeneral Ali Karababa ve Kurmay Başkanı Albay Aziz Ergen de yer aldı. Mektupta, "Ergen'in Ankara Kızılay'da hanımının üzerine kayıtlı olan kendisine ait dört katlı dershanesi bulunuyor" iddiasına da yer verildi. Ergen, iddialarla ilgili olarak şöyle demişti: "Sözü edilen dershane Sınav Dershanesi, sahibi de Avukat Metin Özer'dir. Bu dershanenin kantini, 1993'te Güneydoğu'da şehit olan Yüzbaşı Temel Kuğuoğlu'nun (bacanağımdır) eşi Hülya Kuğuoğlu'na 6 Ekim 2003'te aylık olarak kiralanmıştır. Bu kantinde benim eşim de baldızıma yardım etmek amacıyla çalışmıştır."
5 kişi hakkında soruşturma var
GENELKURMAY, Büyükanıt hakkında soruşturmaya gerek görülmediğini belirtirken, konuyla ilgili daha önceden bir hazırlık soruşturması başlatıldığını kaydetti. Hakkında soruşturma yürütülen isimler; o dönemde bölgede görev yapan albaylar Eşref Hatipoğlu, Erkan Tavşancı ve Reha Şatana ile Binbaşı Cemil Temizöz ve Yüzbaşı Ali Osman Celasun'dan oluşuyor. Söz konusu soruşturma, Altındağ'ın, astsubay Ali Kaya'nın bölgede "Mutkili Ali" olarak bilindiğini belirterek, "Kaya, benim PKK'ya 350 bin dolar bağış yaptığımı gösteren sahte belgeler hazırlayarak gözaltına alınmamı sağladı. Bu dönemde oğlum ve arkadaşı trafik kazasında öldü. Dönemin DGM Başsavcısı, işadamı Ali İhsan Kaya, iki PKK itirafçısı, Kolordu Komutanlığı Kurmay Başkanı ile kıdemli bir albay, bir binbaşı ve bir yüzbaşıdan oluşan bir çete vardı" ifadeleri üzerine açıldı.
Savcı Sarıkaya ifade verdi
FEYAT ERDEMİR Van DHA
Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya hakkında Adalet Bakanlığı'nın başlattığı incelemede sona yaklaşıldı. Çarşamba günü Van'a giden Adalet Bakanlığı'ndan iki müfettiş, Sarıkaya'nın savunmasını aldı. Van Cumhuriyet Başsavcısı Kemal Kaçan ve diğer savcıların da bilgisine başvuran müfettişler, cuma günü kentten ayrıldılar.
|
|
|

|