
|
|
|
 |
|
|
Milliyet'ten okurlarına
Bir araştırmayı tersine okumak
Doğan Akın
Türkiye'nin gündemi her gün siyasetten diplomasiye, yargıdan güvenliğe, ekonomiden sağlığa birbirinden önemli olaylara sahne oluyor.
Basın, bu yoğun tempo karşısında kendisini genellikle şu ikilemin içinde bulur. Haber bulmak ve konu çeşitliliği sağlamak açısından zorluk çekilmez. Ama basın, bu yüksek tempo nedeniyle çok önemli bir dizi önemli olaya da sadece değinmekle yetinir.
Bu nitelikteki olayları ve işaret ettikleri sorunlara ilişkin çözüm ihtiyacını gündemde tutmak için ne yapılmalıdır?
Milliyet'in bir farkı bu noktada beliriyor. Gazetemiz, olaylara deyim yerindeyse "uğramak"la yetinmiyor, olayların "üzerinde duruyor".
Tüketici odaklı gazete
Takibe konu olmuş kredi kartı borçlarını yeniden yapılandıran yasa da, Milliyet'in "değinmek"le yetinmediği konular arasındaydı. Okurlarımızın, Milliyet Ankara Bürosu'nda görev üstlenen ekonomi muhabirimiz Yelda Ataç'a gönderdiği soruları, Sanayi Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürü Özcan Pektaş yanıtladı.
Milliyet iki hafta önce benzer bir diziyi konut kredilerindeki yeni düzenlemenin yarattığı pratik sorunlar için hazırlamıştı. Gerek konut kredisi gerek kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılması konusunda hazırladığımız diziler Milliyet'in "tüketici odaklı" gazete olma iddiasını bir kez daha sergiledi.
CIA, Merkez Bankası, Dilovası
Sürekli takip ettiğimiz bir konu, pazartesi günü "Ankara'ya CIA uçağı baskısı" başlığıyla manşetimizdeydi. Utku Çakırözer'in haberinden, "içinde işkenceli sorgu yapılırken Türkiye'ye de uğradıkları öne sürülen CIA uçakları" konusunda Ankara'ya yönelttiği bazı sorulara yanıt alamayan Avrupa Konseyi'nin bilgi alma girişimini tekrarladığını öğrendik.
Merkez Bankası'nda yeni yönetimin atanması sürecinde yaşanan sıkıntı, henüz süresi dolmamasına karşın emeklilik dilekçesi veren Başkan Yardımcısı Şükrü Binay'ın Ankara Temsilcimiz Fikret Bila'ya verdiği demeçle açıkça ifade edilmiş oldu.
TBMM, Kocaeli Gebze'ye bağlı Dilovası beldesinde insan sağlığını etkileyen sanayileşmeye karşı önlem geliştirilmesi amacıyla araştırma komisyonu kurulmasını kararlaştırdı. Bunu duyurmakla yetinmeyen Milliyet, kanserden kaynaklanan ölümlerin ülke ortalamasının üç katına yaklaşarak toplam içinde yüzde 32'yi geçtiği Dilovası'ndaki durumu, Şükran Özçakmak'ın haberi ve Yurttaş Tümer'in fotoğraflarıyla cuma günü manşetine çıkardı.
Hoşgörü 'hayat' demektir
Bilgi Üniversitesi'nde yapılan "Türkiye'nin Kürt Meselesi" konulu konferans ile İstanbul Üniversitesi'nde düzenlenen "Türk Ermeni İlişkilerinde Yeni Yaklaşımlar" sempozyumu da uğramakla yetinmediğimiz programlardı. İki önemli toplantıda da dile getirilen bütün görüşleri olabildiğince geniş ölçüler içinde sadece Milliyet yansıttı. Milliyet'in bu haberlerdeki objektifliğinin de not edilmesi gerekiyor.
Konferansa katılan sosyolog İsmail Beşikçi'nin, uzun süreden sonra ilk kez demeç verdiği ismin yazarımız Derya Sazak olduğunu da ekleyelim.
Gazetecilik doğru bakmaktır
Milliyet'in geride bıraktığımız hafta gündeme taşıdığı bir konu "Muhafazakârlık" araştırması oldu. İlk açıklandığında araştırmanın sonuçları, basının önemli bir kesimi tarafından olumlu bir çalışma olarak duyurulmuştu.
Milliyet, araştırmanın ortaya koyduğu bulguları çok titiz bir şekilde büyüteç altına yatırdı ve bazı yanıtları tersinden okuyarak analiz etmeye çalıştı.
Araştırma, Milliyet tarafından saygın akademisyenlerin yorumları eşliğinde büyüteç altına alındığında görüldü ki, farklı yaşam tarzlarına karşı gelişen tahammülsüzlük tehlike işaretleri veriyordu.
Hoşgörü eşiği düşerken
Açık Toplum Enstitüsü ve Boğaziçi Üniversitesi'nin desteğiyle Doç. Hakan Yılmaz'ın yönetiminde 15 ilde yapılan araştırma, özellikle, birlikte yaşamın en büyük güvencesi olan laiklik ilkesi açısından üzerinde titizlikle durmayı gerektiriyor, bu açıdan erken uyarı sinyalleri gönderiyor.
Örneğin, araştırmada oruç tutmayanlara karşı yüzde 36, namaz kılmayanlara karşı yüzde 28, başını örtmeyen kadınlara karşı yüzde 24'e ulaştığı görülen "rahatsızlık" ne anlama geliyor?
Çan, hazan ve ezan seslerinin yüzyıllarca yan yana yaşayabildiği bu topraklarda hayati önem taşıyan hoşgörü, yerini giderek artan ölçülerde tahammülsüzlüğe bırakıyorsa, bu sorunun yanıtını hep birlikte aramalıyız.
dakin@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|