Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Mart 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Asker ve hukuk


ŞEMDİNLİ iddianamesine ilişkin Genelkurmay açıklamasında iki bölüm var: Biri, iddianameye yöneltilen hukuki eleştiri... Öbürü, "anayasal sorumluluğu olanlar"a yapılan çağrı...
Org. Büyükanıt ve diğer bazı komutanlar hakkında iddianamede ileri sürülen suçlamaların delilden yoksun olduğunu, bunlara hukuken "iddia" bile denilemeyeceğini, savcının böyle bir şüphesi varsa yapacağı tek şeyin Genelkurmay'a bildirmek olduğunu ben de yazmıştım. (Milliyet, 8 Mart 2006)
Genelkurmay açıklamasında da aynı hukuki gerçeklere yer veriliyor; bir hukukçu olarak elbette bu eleştirilere katılıyorum.
Fakat Genelkurmay'ın soruşturma açtırmaması 'pratik' olarak doğru mudur? Bundan emin değilim.
Daha şimdiden PKK'nın siyasi uzantıları, Şemdinli olayları dolayısıyla, ordu içinde bir "çeteleşme" olduğunu dillerine doladılar. Genelkurmay'ın soruşturmayı engellemesini de istismar edeceklerdir.
İddianamede adı geçen generaller hakkında soruşturma açılıp sonunda askeri savcı tarafından "takipsizlik" kararı verilseydi, adli bir işlem yapılmış, istismar önlenmiş olurdu.

Güven unsuru
Ben Genelkurmay Başkanı Org. Özkök'ün silah arkadaşlarını 'kayırmak' için değil, gerçekten suç bulunmadığı için soruşturmaya izin vermediğine yürekten inanıyorum. Çünkü hukuka bağlılığına bütün kamuoyu inandığı gibi, ciddi bir suç şüphesi olduğu zaman nasıl çatır çatır soruşturma açtırıp askeri mahkemeye sevk ettiğini de hep biliyoruz.
Ülkelerin en kudretli gücü olan silahlı kuvvetlerin hukuka, anayasaya ve sivil otoriteye bağlılığı konusunda güvenilir olması, böyle durumlarda ordunun yıpranmasını ve kötü niyetli istismarları önlemek bakımdan son derece önemlidir!
Org. Özkök bu konuda TSK'nın itibarını ve güvenirliğini daha da artırmış bir komutandır.
Öte yandan, açıklamada çok muğlak ifadelerle "anayasal sorumluluğu olanlar"a çok genel bir çağrı yapılmasını ise sorunlu buluyorum.

Muğlak ifadeler
27 Mayıs cuntasına kadar gitmeyelim... 28 Şubat sürecinde asker hükümet devirdi, yerine 'laik' Mesut Yılmaz hükümetini kurdurdu, "andıçlar" düzenledi, yargıya müdahale etti...
Başbakan Yılmaz, askerin hükümete baskı yapamayacağını söylediği zaman ANAP grubunda dakikalarca ayakta alkışlandı! (Basın, 18 Mart 1998)
Komutanlar, ertesi gün Başbakan'ı aşağılayarak "20 Mart Muhtırası"nı verdiler! (Basın, 21 Mart 1998)
Yılmaz da "Olur böyle şeyler" diyerek geri adım attı! Kendini savunsa "borsa" çökerdi, ne yapsın?!
Neden 27 Mayıs'tan sonra AP?! Neden 12 Eylül'den sonra ANAP?! Neden 28 Şubat'tan sonra AKP?!
Asker bu toplumsal refleksi çok iyi değerlendirmelidir.
Genelkurmay açıklamasında, iddianame hukuken haklı olarak eleştiriliyor ama bir de "çarpık zihniyetin temsilcilerinin makam, statü ve konumları ne olursa olsun kamuoyuna açıklanmaları ve haklarında işlem yapılması" isteniyor!
Hiçbir hukuk devletinde "teşhir" müessesesi olamayacağı gibi, böyle soyut, muğlak, çok genel ifadelerle "işlem" de yapılmaz.
Bu ifadeleri "anayasal sorumluluğu olanlar"ı ordunun yönlendirmek istemesi olarak değil, anlaşılır bir tepkinin "maksadı aşan" bir ifadesi olarak algılamak istiyorum. Çünkü "pata küt" geleneğinin kapanmış olması, hem askerin itibarı hem Türkiye'nin istikrarı için çok önemlidir.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Asker ve hukuk
ŞEMDİNLİ iddianamesine ilişkin Genelkurmay aç...
Melih AŞIK
Kıbrıs'ta kavga
Kıbrıs'ta büyük tartışma yaşanıyor... AB malu...
Fikret BİLA
Savcıyı etkileyen cemaat lideri kim?
Genelkurmay Başkanlığı, dün bir açıklama yapa...
Hasan CEMAL
Savaşa karşıydım ama...
Irak Savaşı üçüncü yılında. Irak ve savaş kon...
Güneri CIVAOĞLU
Clooney'i izlerken
Dünyada "ekonomik kıyamet" senaryoları yazılı...
Can Dündar
Terör neden birden patladı?
Komplo teorilerine pek inanmam; ama bazen siz...
Abbas GÜÇLÜ
Yeni üniversitelerin rektörlük sorunu
Zoraki kurulan 15 yeni üniversiteye yönelik r...
Hurşit GÜNEŞ
Tekstilin ardından turizm de mi sallanıyor?
Önceki hafta Başbakan Erdoğan'ı TOBB başkanlı...
Sami KOHEN
ABD ile stratejik farklılık
Beyaz Saray'ın geçen hafta yayımladığı 2006 U...
Derya SAZAK
Şemdinli'nin sonu
Genelkurmay Başkanlığı, Van Cumhuriyet Başsav...
Meral TAMER
Gül, nükleeri önce kendi öğrensin de...
AKP hükümetinin en yetkili 2. ağzı Dışişleri ...
Güngör URAS
Yıllardır petrol arıyoruz
Rafinerilerimizde yılda 26.5 milyon ton ham p...
Serpil YILMAZ
Toplumsal refaha ilk adım: Konut
Umutlu bir topluluk. Türkiye'nin "yıldız" ülk...
M. Ali BİRAND
Kafalar karışık, herkes bekliyor
Bugün Nevruz bayramı.

© 2006 Milliyet