|
Enerji Dosyası (6)
Gül, nükleeri önce kendi öğrensin de...
AKP hükümetinin en yetkili 2. ağzı Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün kalitesiyle hiç bağdaşmayan, şu cahilane sözlerine bakın:
"Nükleer santrali yapan tüm firmalar, Airbus gibi Boeing gibi önceden sipariş alıyor. Başta ABD olmak üzere bütün dünya nükleer enerjiye yöneldi. Bu yüzden nükleer santral üreten şirketlerin üretim kapasitelerinde büyük doluluk var. Bugün gidip sipariş versek, en az 2010 - 2015'te teslim edilebilir."
Pes doğrusu!
Gül, Ankara'da Devlet Konukevi'ndeki davette meslektaşlarımızın sorularını aynen bu cümlelerle yanıtlamış. 16 mart günkü gazetelerde okuyabilirsiniz.
Kamuoyunu ikna
Hükümet yetkilileri, kamuoyunu nükleer enerji için ikna etme konusuna büyük önem verdiklerini söylüyorlar. Çok da isabet ediyorlar. Ancak bu kadar ipe -sapa gelmez, yalan - yanlış açıklamalarla mı yapacaklar bu "ikna" çalışmalarını?
80'li yılların başında Cumhuriyet gazetesindeyken gittiğim ilk yurt dışı iş gezilerinden biri Almanya'daki nükleer santraldi. Siemens götürmüştü. Hastanelerdeki ameliyat ekipleri gibi bembeyaz önlüklerimizi giyip, saçlarımızı lastikli naylon bonelerin içine sıkıştırıp, en steril halimizle dolaşmıştık santralin içinde...
ABD'de 10 yıl sonra
Taa o zamandan beri, yaklaşık 25 yıldır nükleer enerji konusunu izlerim. Bir nükleer santralin yapımına bugün karar verilse, faaliyete geçmesi 7 - 8 yılı bulur. İhaleye çıkılması, konsorsiyuma katılacak gruplarla sözleşmelerin hazırlanması, finansmanın temini v.s. derken, daha kazma vurulmadan 2 yıla yakın süre zaten geçer.
Nitekim geçenlerde yeni bir nükleer programa başlama niyetinden söz eden ABD Başkanı Bush da, "30 yıldır nükleer santral yapmadık, ama 10 yıl sonra çok sayıda yeni nükleer santralimiz olacak" derken, nükleer santral yapmaya karar vermekle santralin faaliyete geçmesi arasındaki gerçekçi süreyi ifade etmiştir.
Uçak siparişi değil!
Sayın Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Gül öncelikle bilmelidir ki nükleer santral siparişi, uçak siparişine benzemez. AKP'nin yapmak istediği 5 santral de "Siparişlerde doluluk olduğu için" değil, tek bir sipariş olmasa bile Gül'ün telaffuz ettiği 2010 yılında kesinlikle faaliyete geçemez.
Nükleer sektörün can çekiştiği 90'lı yıllar boyunca gelen tek - tük siparişler bile en erken 7 yılda tamamlanabilmiştir. Bunların tek istisnası, Çin ve Hindistan'da çok daha küçük kapasiteli, teknolojisi farklı, maliyeti 300 - 400 milyon doları geçmeyen, finansmanı kolay sağlanabilen ve merkezi sisteme bağlanmadan, sadece kendi yöresine elektrik sağlayan nükleer santrallerdir.
Enerji Bakanı Hilmi Güler, nükleer enerjiye startın 2007'de verileceğini söylüyor. Bu, finansman bulmak üzere ilk imzaların atılacağı tarih anlamına geliyor herhalde. Demek ki santrallerden ilk elektriğin şebekeye bağlanacağı tarihin 2013 - 2014 olması çok normal; Sayın Gül'ün iddia ettiği dolulukla falan alakası yok.
Ancak Türkiye'de nükleer enerjiye ille gerek var mı? O ayrı bir konu. Hükümet yetkililerinin umarız önümüze koyacak sağlam verileri ve gerçekçi rakamları vardır.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|