Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kahkahalı vergi konferansı

Çeşitleme / Selim Türsen


Vergi sıkıcı bir konudur. Rakamlar, oranlar, kanun maddeleri, sadece işin uzmanlarının bildiği terimler vardır. Hele bir de dünyada kimsenin güle oynaya vergi ödemek istemeyeceğini düşünürsek konunun sıkıcılığı daha da iyi anlaşılır.
Prof. Şükrü Kızılot'un hafta başında Ege Bölgesi Sanayi Odası'nda verdiği "Vergide son gelişmeler Konferansı"na izdiham derecesinde ilgi vardı. İşin doğrusu, yazımın başında da belirttiğim gibi vergi gibi sıkıcı bir konuyla ilgili bir konferansın böylesine eğlenceli hale gelebileceğini tahmin edemezdim.
* * *
Uzun yıllardan beri çok iyi bir dostum olan Prof. Kızılot'un konferansını İzmir'de izlemek kısmetmiş. Sunumunun arasına serpiştirdiği anektodlar, Maliye'de yaşanan fıkra gibi olaylarla konferans salonunu sık sık kahkaha tufanına boğan Kızılot'u yaklaşık üç saat kimse yerinden kıpırdamadan izledi.
Neler yoktu ki Kızıot'un anlattıkları arasında. Yıllar önce yürürlükten kalkan yasalar için hala genelgeler, yönetmelikler yayımlanmasından tutun da, yasal boşluklar nedeniyle bugün vergi kaçırmanın hiçbir cezası olmadığı, iktidarın vergi indirimi diye allayıp, pullayıp bazı yasal düzenlemelerin aslında hiçbir indirim getirmediği gibi pek çok konuyu hayretler içinde öğrenip bu ülkenin nasıl yönetildiğine şaştık kaldık.
* * *
İş dünyası için bir de kötü tahminde bulundu Prof. Kızılot. Yüzde 20'ye indirileceği açıklanan kurumlar vergisi oranları için çalışmaların çok ağırdan alındığını, mart sonuna geldiğimiz halde 2006 vergi oranlarının henüz belli olmadığını, hükümetin vergi indirimini 2007'ye sarkıtma gibi bir niyeti olabileceğinden söz etti. Galiba AKP iktidarı döneminde olağan bir vaka haline gelen verilen sözlerin sık sık unutulmasına daha çok alışmamız gerekecek.


2001'den beter olduk

İstanbul'dan bir arkadaşım aradı. İmalat sanayiinde orta ölçekte bir işyeri sahibi. "Ne oluyor. Alışveriş durdu. 2001 krizinde bile böyle olmamıştık. Çek, senet ödenmiyor. Her gün gözümüzün önünde bir firma batıyor. İstanbul böyleyse İzmir kim bilir ne halde" dedi.
İzmir'i tekstil ve konfeksiyonda doların vurduğunu söyleyip onların da derdinin aynı olabileceğini söylediğimde "Bu yaşadığımız dolardan değil, başka bir şeyler oluyor" dedi.
O zaman Türk ekonomisindeki yapısal değişimin günlük iş yaşamına yansımaya başladığını, artık ölçek ekonomisine geçilmeye başladığını küçük ve verimsiz işletmelerin durumunun zor olacağını anlattım.
Ayrıca kredi faizleri düştüğü için ev, otomobil borcuna giren geniş bir kesimin eğlence, giyim gibi zorunlu olmayan ihtiyaçları için artık daha az para harcadığına dikkat çektim. Buna karşılık inşaat sektöründe bir hareketlilik olduğunu da hatırlattım. "Sonumuz hayırlı olur inşallah" deyip kapattı.
* * *
Türkiye gerçekten ekonomik tarihinin en önemli değişim süreçlerinden birini yaşıyor. Yeni düzene ayak uyduramayanların ayakta kalması güç olacak. Eski düzenin geri gelmesi de biraz zor. Şimdi büyüdükçe verimliğin artıp maliyetlerin düştüğü ölçek ekonomisine geçişin yaşandığı bir dönemdeyiz. Hemen her sektörde bu geçiş süreci yaşanacak. Eğer çok farklı bir ürününüzle rakiplerinizden ayrılamıyorsanız aynı pastaya yerli ya da yabancı taze sermayeyle birleşip büyüyerek ortak olacaksınız. Bugün için en geçerli reçete bu.



Seçim operasyonları

TÜSİAD Başkanı bizim de defalarca sorduğumuz soruya cevap istedi. "Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti'nin ne kusuru vardı da görev süresini uzatmadınız?" AKP'nin yerine ben cevabı vereyim. "Gelecek yıl seçim var. Millete para dağıtmak gerekir ki AKP oy toplasın. Öyle 'ekonomik programa uyum, enflasyona hayır' diyen bir Merkez Bankası Başkanı'yla bu işler olmaz. Hele bir seçim olsun sonra biz icabına bakarız. Eskiler ne yapıyordu. Seçimden önce para dağıtıyor, sonra zam yapıp , vergileri artırıp verdiklerini geri alıyorlardı. Biz de öyle yapacağız. Aslında yok birbirimizden farkımız."


stursen@milliyet.com.tr







EGE
Barınaklar ne halde?
Dramatik buluşma
Emeklilik hakkında her şey
Dar sokak kazaya davetiye çıkarıyor
İzmir'de altgeçitlerin sayısı öyle üç beşle sınırlı kalamaz
Kahkahalı vergi konferansı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

© 2006 Milliyet