|
 |
|
|
Efes'e niyet Komşu'ya kısmet!
Efes Pilsen'in, Granger'ın yanına mutlaka bir ikinci skorer çıkarması gerektiğini, maçın savunma ağırlıklı geçeceği ve her hücumun, her sayının altın değerinde olacağı kaçınılmaz bir gerçekti.
G Grubu'nun ilk üç maçını kaybetmesine karşın Euroleague'in en güçlü kadrolarından birine sahip Panathinaikos'a karşı Atina'da kazanan Lacivert - Beyazlılar'ın, İstanbul'da işinin çok daha güç olduğu daha maç başlamadan belliydi. Prkacin'in zamansız sakatlığı, Ermal'in verdiği altı aylık aranın yarattığı soru işareti Efes'in önündeki en büyük handikaptı. Daha ilk beş dakikada görüldü ki, Efes'in dezavantajları bununla da sınırlı kalmadı. Kaya'nın pota altındaki verimsizliği ve Granger'ın zorlama atışları dışında rakibe uzak mesafeli tehdit oluşturamamamız, henüz ilk dakikalarda yenilginin sinyallerini verdi. Lacivert - Beyazlılar, oyunun kontrolünü maç boyunca iki dakikadan fazla elinde tutamadı.
Buna karşın Efes, alan savunması ile oyunun belli bölümlerinde rakibini durdurdu. Ancak buna rağmen, hücumda verimliliği sağlayamayınca oyunu döndürecek ivmeyi de yakalayamadı. Domercant'ın "müzmin" sakatlığı, Ender ile Cenk'in skorda devreye giremeyişleri temsilcimizin umulanın çok altında bir sayıyla maçı tamamlamasına neden oldu. Panathinaikos'a 56 sayı atarak maç kazanmamız da zaten mümkün değildi.
Sonuçta Efes'in bu handikaplarını iyi değerlendiren Yunan ekibi de, özellikle son çeyrekte arzuladığı 10 sayılık farka ulaştıktan sonra sahada istediği gibi at koşturdu. Oyunu soğutarak Efes'in yaklaşmasına izin vermedi, hem galibiyeti, hem de farkı bularak İstanbul'dan ummadığı bir çifte avantajla ayrıldı.
Efes'in artık çeyrek final için son hafta, bu sezon üç kez yenildiği Cibona'yı rakip sahada farklı yenmeye; yani yeni bir mucizeye ihtiyacı var...
gtüre@milliyet.com.tr
|
|
|

|