Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gökalp 130 yaşında


BUGÜN Ziya Gökalp'in doğumunun 130. yıldönümü. Türkiye'de sosyolojinin kurucusu, milli kimliğimizin öncü teorisyeni...
Her büyük beyin gibi onun da görüşlerinden bir kısmı yaşadığı dönemin sorunlarına aittir, bir kısmı geleceğe de ışık tutacak niteliktedir.
Gökalp'in vefat edinceye kadar savunduğu hilafet artık tarihe karışmıştır. Ama, hilafetin tarih içinde değişerek siyasi bir kuruma dönüştüğünü ve bu süreçte İslamda da din (fetva) ve hukuk (yargı) işlerinin birbirinden ayrıştığını belirten analizleri, günümüzde de İslam ile laik ve demokratik devletin bağdaşırlığı konusunda hâlâ büyük değer taşıyor.
Gökalp "içtimai usul-i fıkıh" dediği sosyolojik tefsir metoduyla da İslam düşüncesinin çağdaşlaşmasında büyük bir ufuk getirmiştir.
Gökalp'in milliyetçilik anlayışı da "muasırlaşma" ile bire bir ilişkilidir. Etnik ve ırkçı değildir, hatta ırk kavramının "hayvanat"a mahsus olduğunu belirtir. Kürtleri dışlamaz, aksine, "Anadolu içtimai uzviyetinin koparılması mümkün olmayan canlı uzuvları" olarak görür.

Hangi muasırlaşma?
Batı medeniyetine özenti bizde hem çok eskilere gider hem çok yaygındır. Ama bu medeniyeti 'kavrama' konusunda Gökalp'in derinliğine sahip olanların sayısı tarihimizde pek azdır. O yüzden modernleşme tarihimiz aşırı muhafazakâr reaksiyonla, Batı hayranı gardıropçuluk arasında çok çalkantılı bir seyir izledi; hâlâ bunun sıkıntılarını yaşıyoruz.
Gökalp ise, muasırlaşma meselesini iki esaslı noktadan yakalamıştır:
  • "Aristo'nun istidlal (çıkarım) mantığını bırakarak Descartes ile Bacon'ın istikrai (tümevarım) mantığını ve bu mantıktan doğan 'metot'u almaktır." Bunun dinimize ve kültürümüze aykırı olmadığını belirtir.

  • Gökalp'e göre, muasırlaşma "Şekilce ve yaşayış tarzıyla Avrupa'ya benzemek değildir", geleneksel mantıktan modern mantığa, metodik ve eleştirel düşünceye geçiştir...
  • Sosyolojik planda ise muasırlaşma, "iktisadi ve teknik sınıflar"ın geliştirilmesidir, böylece "çiftçi ve memur bir kavim" olmaktan çıkıp sanayi ve ticareti gelişmiş bir "millet" olmaktır...

  • Bu noktada karşımızda âlim ve filozof bir Gökalp vardır.

    'Radyum' gibi
    Kemalizm ile Gökalp'in görüşleri arasında benzerlikler kadar, büyük farklar da vardır. Kemalizm devrimci, Gökalp evrimcidir. Kemalizm "kuvvetler birliğini" savunur. Gökalp ise "kuvvetler ayrılığı"ndan yanadır, "Fırkalar İçtimaiyatı" makalesinde de çok partili demokrasiyi vurgular. Gökalp, demokratik laikliği İslamın içinden üretir. Kemalizm ise laikliği dinin "vicdan ve mabet"e çekilmesi olarak kabul eder...
    Tarih nasıl cereyan etmiş olursa olsun, bugün temel kavramlarda ufuk genişliğine ihtiyacımız vardır.
    Ahmet Emin Yalman'ın yazdığı gibi, Gökalp "ilaç parasının yoksulluğu karşısında kıvranarak" ölmüştü. Ama yaşayan fikirleriyle hâlâ bir ışıktır. Yahya Kemal'in Gökalp'in beynini "radyum"a benzetmesi haklıdır.
    Gökalp hakkında yeni çıkan derli toplu bir eser, Nevzat Kösoğlu'nun "Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu ve Ziya Gökalp" adlı güzel eseridir, tavsiye ediyorum. (www.otuken.com.tr)
    Bugün Ziya Gökalp için bilimsel bir anma toplantısı düzenleyen İÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nü ve Dekan Prof. Korkut Tuna'yı yürekten kutluyorum.

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Gökalp 130 yaşında
    BUGÜN Ziya Gökalp'in doğumunun 130. yıldönümü...
    Çetin ALTAN
    Sabun gibi erimek, yahut erimemek...
    Sultan Deli İbrahim'in oğlu Padişah II. Ahmet...
    Melih AŞIK
    Kayıp tabanca...
    Tekirdağ'da fabrika işleten Doğulu işadamı, Ç...
    Fikret BİLA
    Baykal: Başbakan atamaları klan anlayışıyla yapıyor
    Merkez Bankası Başkanlığı'na yapılacak atamay...
    Hasan CEMAL
    Amerika çekip gitsin mi?
    Bağdat'ta, "Irak içimde bir hüzün!" diye konu...
    Yılmaz ÇETİNER
    Bugün kavganın zamanı değil!
    Başbakan Erdoğan yabancı diyarlarda vücut dil...
    Güneri CIVAOĞLU
    Oyun değil
    Merkez Bankası Başkanı "Matruşka bebekleri" s...
    Can Dündar
    Rahatsız
    Bayıldım bu ifadeye:
    Hurşit GÜNEŞ
    Merkez Bankası keşmekeşi
    Haftalardır Merkez Bankası'nın (MB) başına ki...
    Doğan HEPER
    Önce PKK, artık bölünme
    İMKÂNI olanlar açıklamalı. Mesela ben; "Türki...
    Semih İDİZ
    Türkiye'nin sessizce aldığı Kıbrıs kararı
    Kıbrıs konusu medyamızın üzerinde durduğu kon...
    Sami KOHEN
    Çin işi, Rus işi!..
    SOĞUK Savaş yıllarında SSCB ile Çin Halk Cumh...
    Hasan PULUR
    Hukuk, siyaset ve basında geçen 50 yıl...
    NİHAT Türel hukuk doktorudur, avukattır, yaza...
    Derya SAZAK
    Merkez'in krizi
    İyi giden işlere takoz koymakta üstümüze yokt...
    Meral TAMER
    Nükleer, enerji verimliliğini engelleyebilir
    İngiltere'de bizzat Başbakan Tony Blair taraf...
    Yaman TÖRÜNER
    Merkez Bankası'yla kim oynuyor?
    Merkez Bankası'yla kimin oynadığını anlayabil...
    Güngör URAS
    Konut balonunda büyüme durdu
    Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de konut...
    Serpil YILMAZ
    TGRT'nin satışı frekans ihalesine takıldı
    Geçen temmuz ayında Kamera Reklam'ın yüzde 60...
    M. Ali BİRAND
    Yeni bir dönem mi başlıyor?
    Bu yıl Nevruz, eskilerine oranla farklı geçt...

    © 2006 Milliyet