Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bugün kavganın zamanı değil!


Başbakan Erdoğan yabancı diyarlarda vücut dilini konuşturmakla ün yapmıştı! Şimdi ise kürsülerde dili öyle sert öyle kavgacı ki, içeride de vücut dilini kullanmasa diyeceği geliyor insanın!
Basına, siyasi rakiplerine karşı çok ağır sözler söylüyor. Çoğu yenir yutulur cinsten değil. Halbuki bir başbakan daha hoşgörülü, daha rahat olmalı. Hele partisi iktidara büyük bir çoğunlukla sahipse.
Sanırım Tayyip Bey'in biraz da mizacı böyle. Ama artık Başbakan geçmişi aşmalı... futbol maçlarını, antrenmanları, kampları ve hatta belediye başkanlığının dar çerçevesini unutmalı! Göreve talip oldu ve bugün Türkiye'yi yönetiyor, sorumluluk onda!
Başbakan çok sert, çok acımasız da, muhalefet insaflı mı? CHP ile DP'li siyasilerin 1950-60 arası böylesine ağır kelimeler kullandıklarını pek hatırlamıyorum. Deniz Baykal reytingini böyle ağır sözlerle tutturuyor anlaşılan. Bu kızışma ayrıca halkın hoşuna gidiyor. (Horoz dövüştürür gibi).
Baykal karşısındaki iktidarı küçük görüyor, deneyimsiz, acemi görüyor. Haksız da değil hani! Ama yine de bas bas bağırmanın yararı yok! Çalışma ister, belge ister. O bakımdan olaylar muhalefetin aleyhine gelişiyor.

TSK'ya komplo mu?
İşte sonuncusu. Van Savcısı ve Şemdinli olayları. Eğer, Tayyip Erdoğan'ın ileriyi görebilen, particilik duygularına yenilmeyen danışman arkadaşları olsaydı, Van Savcısı, hadi Rektör Yücel Aşkın'ı arenaya attı diyelim, Kara Kuvvetleri Komutanı Büyükanıt Paşa'yı ve TSK'nın diğer görevlilerini karakuşi bir hükümle suçlayabilir miydi? Dur bakalım, derlerdi adama. Çizmeyi aşma, derlerdi.
Vatandaşın güvenini sağlayan, zorlanan sınırlarımızı, toprak bütünlüğümüzü koruyan TSK'ya böyle bir komployu hazırlamak büyük çapta iç ve dış organizasyon olabilir.

Görev yapmak güç!
Doğu, Güneydoğu yörelerimiz kaynıyor fokur fokur. İçeriden, dışarıdan ateşe bezin döküyorlar. On binlerce askerimiz var oralarda.
Kendi öz topraklarımızda yaşayan milyonlarca vatandaşımız. Görev yapan yargıçlar, savcılar, avukatlar, doktorlar, mühendisler ve binlerce bürokrat ve işçi... Güvenlik güçleri polisler.
Yalnız o yöreden ülkemize giren kaçak petrolün yıllık 2.5 milyar doları geçtiği söyleniyor. Diğer kaçak malların giriş noktaları da genellikle oralarıdır. Yani ortada 8-10 milyar dolarlık rant var. Türkiye sömürülüyor!
Yine uzmanların söyledikleri, Güneydoğu'da hâkim olan güç PKK'dan daha çok, aşiret reisleridir. Londra, Paris, İstanbul ve Van, Şemdinli.
Böyle bir ortamda görev yapmak çok güç. Herkesten de kelle koltukta kahramanlık beklenemez.

İç politikada huzur
Bugüne kadar başımıza ne geldiyse siyasi partilerin aralarında müşterek bir çizgide anlaşamamalarından geldi. Şimdi içeriden, dışarıdan zorlanıyoruz. Sevr'i hortlatmak istiyorlar. İktidar ile muhalefetin özellikle Van ve Şemdinli konularında müşterek bir anlaşmaya varamamaları düşmana karşı bizi zayıflatıyor.
Başbakanımız Doğu sorunları halledilene kadar, bıraksın her taşın altından çıkan türbanı, imam hatibi ve diğer takıntılarını da, Türkiye de rahat, huzurlu bir ortamın içine girmesini beklesin.
Türkiye'nin bütünlüğü mü, demokrasi mi, yoksa türban mı?








Taha AKYOL
Gökalp 130 yaşında
BUGÜN Ziya Gökalp'in doğumunun 130. yıldönümü...
Çetin ALTAN
Sabun gibi erimek, yahut erimemek...
Sultan Deli İbrahim'in oğlu Padişah II. Ahmet...
Melih AŞIK
Kayıp tabanca...
Tekirdağ'da fabrika işleten Doğulu işadamı, Ç...
Fikret BİLA
Baykal: Başbakan atamaları klan anlayışıyla yapıyor
Merkez Bankası Başkanlığı'na yapılacak atamay...
Hasan CEMAL
Amerika çekip gitsin mi?
Bağdat'ta, "Irak içimde bir hüzün!" diye konu...
Yılmaz ÇETİNER
Bugün kavganın zamanı değil!
Başbakan Erdoğan yabancı diyarlarda vücut dil...
Güneri CIVAOĞLU
Oyun değil
Merkez Bankası Başkanı "Matruşka bebekleri" s...
Can Dündar
Rahatsız
Bayıldım bu ifadeye:
Hurşit GÜNEŞ
Merkez Bankası keşmekeşi
Haftalardır Merkez Bankası'nın (MB) başına ki...
Doğan HEPER
Önce PKK, artık bölünme
İMKÂNI olanlar açıklamalı. Mesela ben; "Türki...
Semih İDİZ
Türkiye'nin sessizce aldığı Kıbrıs kararı
Kıbrıs konusu medyamızın üzerinde durduğu kon...
Sami KOHEN
Çin işi, Rus işi!..
SOĞUK Savaş yıllarında SSCB ile Çin Halk Cumh...
Hasan PULUR
Hukuk, siyaset ve basında geçen 50 yıl...
NİHAT Türel hukuk doktorudur, avukattır, yaza...
Derya SAZAK
Merkez'in krizi
İyi giden işlere takoz koymakta üstümüze yokt...
Meral TAMER
Nükleer, enerji verimliliğini engelleyebilir
İngiltere'de bizzat Başbakan Tony Blair taraf...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası'yla kim oynuyor?
Merkez Bankası'yla kimin oynadığını anlayabil...
Güngör URAS
Konut balonunda büyüme durdu
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de konut...
Serpil YILMAZ
TGRT'nin satışı frekans ihalesine takıldı
Geçen temmuz ayında Kamera Reklam'ın yüzde 60...
M. Ali BİRAND
Yeni bir dönem mi başlıyor?
Bu yıl Nevruz, eskilerine oranla farklı geçt...

© 2006 Milliyet