Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Merkez Bankası keşmekeşi


Haftalardır Merkez Bankası'nın (MB) başına kimin geçeceği belli değil. Sonunda bulunan başkan adayı da türlü atanamadı. Tekrarlayalım: MB'nin başına gelecek kişinin öncelikle önceden belli olması ve sonra da gecikmeden atanması gerekir. Her ikisi de olmadı. Tabii hem piyasalar tedirgin oldu, hem MB yıprandı.
Tahmini senaryomuzu aktaralım. Hükümet MB'ye Erdem Başçı'yı atamak istiyordu. Ancak gerek Cumhurbaşkanı'nın ikazı, gerek kamuoyundan gelen baskıyla bundan vazgeçmek zorunda kaldı. Olasılıkla, Cumhurbaşkanı Sezer kendisini ziyaret eden Devlet Bakanı Babacan'a eski Başkan Serdengeçti'nin neden değiştirildiğini sordu ve yeni atamanın yanlışlığını uyardı. Gerçekten Serdengeçti gibi olağanüstü başarılı birinin tekrar atanmaması anlamsızdı. Hem krizi yönetmiş, hem de istikrarı getirmişti.
Bunun üzerine hükümet yeni bir isim arayışına girdi ve tabii zaman kaybetti. Bu arada da olan oldu, ortalık dağıldı. Nihayet piyasaların tedirginliği belli olunca, dün Başbakan açıklama yapmak zorunda kaldı ve dalgalı kurdan vazgeçilmeyeceğini söyledi. Hani hükümet kurdan ve faizden rahatsız olduğu için Serdengeçti'yi değiştiriyordu?

Hedeflemeye darbe
MB Başkanı'nın bugüne kadar atanamamasının iki önemli mahzuru var. Öncelikle, uygulanan enflasyon hedeflemesi programı MB'nin kredibilitesine dayanıyor. Konulan hedefe tüm ekonomik kesimlerin inanması için güven şart. Bunu da MB'nin kendi bürokrasisi, özellikle başkanı sağlıyor. Oysa böylesi bir kargaşa MB'nin kredibilitesini yıprattığı gibi uygulanan programı da riske soktu. İkincisi, kredibilite kolay kazanılan bir süreç değil. Uzun yıllar ve türlü başarılarla elde edilirken, kaybı ise bir anda olabiliyor. Ufak bir krizle hasar gören saygınlık, ancak büyük başarılarla geri kazanılıyor.
Anımsayalım, geçenlerde ABD MB'nin (Federal Reserve) başına (Greenspan yerine) Bernanke gelirken, güçlü aday olduğu önceden belliydi. Ancak yine de kamuoyunda tartışıldı, tartıldı. Benimsendiği görülünce de atandı. Nihayet iki ay sonra nöbet değişimi Başkan Bush'un da katıldığı bir törenle gerçekleşti. Ülkemizde böyle gelenekleri olan güçlü kurumlar neden mi yok? Çünkü kurumlardan güçlü hükümdarlar var!

Başkanda aranan 4 nitelik
MB'nin başına geçecek kişinin bazı önemli niteliklerinin olması gerekir. Bunlardan biri, para ekonomisi ve makroekonomiye ilişkin alınması gereken akademik eğitim.
Günümüzde bu olmazsa olmaz bir koşuldur. İkincisi, hem reel, hem de özellikle mali piyasalara aşina olması gerekir. Üçüncüsü, iletişim ve konuşma yeteneği şarttır. Nihayet yönettiği kurumun onu benimsemesi gerekir. Benimsenmek için mutlaka kurumun içinden yetişmek gerekmez. MB ile yakın mesai içinde olmuş olmak da yeterlidir. Bu dört özelliği olmayan bir kişinin bu olağanüstü önemdeki makama gelmesi, hele enflasyon hedeflemesi programının ilk yılında, hiç de iyi olmayacaktır.
Hükümet MB'yi kendi siyasal alanına çekme eğilimiyle büyük hata yaptı. Ağzına yüzüne bulaştırdı.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Gökalp 130 yaşında
BUGÜN Ziya Gökalp'in doğumunun 130. yıldönümü...
Çetin ALTAN
Sabun gibi erimek, yahut erimemek...
Sultan Deli İbrahim'in oğlu Padişah II. Ahmet...
Melih AŞIK
Kayıp tabanca...
Tekirdağ'da fabrika işleten Doğulu işadamı, Ç...
Fikret BİLA
Baykal: Başbakan atamaları klan anlayışıyla yapıyor
Merkez Bankası Başkanlığı'na yapılacak atamay...
Hasan CEMAL
Amerika çekip gitsin mi?
Bağdat'ta, "Irak içimde bir hüzün!" diye konu...
Yılmaz ÇETİNER
Bugün kavganın zamanı değil!
Başbakan Erdoğan yabancı diyarlarda vücut dil...
Güneri CIVAOĞLU
Oyun değil
Merkez Bankası Başkanı "Matruşka bebekleri" s...
Can Dündar
Rahatsız
Bayıldım bu ifadeye:
Hurşit GÜNEŞ
Merkez Bankası keşmekeşi
Haftalardır Merkez Bankası'nın (MB) başına ki...
Doğan HEPER
Önce PKK, artık bölünme
İMKÂNI olanlar açıklamalı. Mesela ben; "Türki...
Semih İDİZ
Türkiye'nin sessizce aldığı Kıbrıs kararı
Kıbrıs konusu medyamızın üzerinde durduğu kon...
Sami KOHEN
Çin işi, Rus işi!..
SOĞUK Savaş yıllarında SSCB ile Çin Halk Cumh...
Hasan PULUR
Hukuk, siyaset ve basında geçen 50 yıl...
NİHAT Türel hukuk doktorudur, avukattır, yaza...
Derya SAZAK
Merkez'in krizi
İyi giden işlere takoz koymakta üstümüze yokt...
Meral TAMER
Nükleer, enerji verimliliğini engelleyebilir
İngiltere'de bizzat Başbakan Tony Blair taraf...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası'yla kim oynuyor?
Merkez Bankası'yla kimin oynadığını anlayabil...
Güngör URAS
Konut balonunda büyüme durdu
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de konut...
Serpil YILMAZ
TGRT'nin satışı frekans ihalesine takıldı
Geçen temmuz ayında Kamera Reklam'ın yüzde 60...
M. Ali BİRAND
Yeni bir dönem mi başlıyor?
Bu yıl Nevruz, eskilerine oranla farklı geçt...

© 2006 Milliyet