|
Hukuk, siyaset ve basında geçen 50 yıl...
NİHAT Türel hukuk doktorudur, avukattır, yazardır ama, politikacılığı bu sıfatlarından daha ünlüdür, hele 1960'ların, 70'lerin CHP örgütü içinde...
CHP İstanbul il örgütünde yöneticilik yapan, uzun süre İstanbul Belediye Başkanlığı'na vekâlet eden Nihat Türel, Vatan, Cumhuriyet, Akşam gazetelerinde hem yazı yazmış, hem de hukuk danışmanlığı, yönetim kurulu üyeliğinde bulunmuştur.
Nihat Türel'in bir başka özelliği de, siyasi davalarda sanık avukatlığıdır. Mesela, Çetin Altan'ı, İlhan Selçuk'u, Doğan Koloğlu'nu savunmuş, davaların çoğu beraatla sonuçlanmıştır.
***
TERÖRİST veya anarşist diye suçlanan gençleri sıkıyönetim mahkemelerinde savunan Nihat Türel, anılarında o günlerin değerlendirmesini şöyle yapıyor:
"Davaları izlerken üzülüyorum. Gençlerin, yaşamlarını kahredercesine giriştikleri bu kavgada yeterli bilgileri yoktu. Hepsi Castro, Che Guevara hayranıydı. Okudukları daha çok Güney Amerika'da, kır gerillası taktiklerini anlatan kitaplardı.
Ne Marx, ne Hegel ne de diyalektik üzerine bilgileri vardı. (x)"
***
YA Ecevit ve takımı...
Türel, ilk başbakan olduğu gün Ecevit'i televizyonda izliyordu: Ecevit güney illerimizde yetişen meyve ve sebzenin aracılar kaldırılarak doğrudan tüketiciye, yani üreticiden tüketiciye ulaştırılacağını anlatıyordu.
Peki, ürünü tarladan kim alacak, nasıl nakledilecek, tüketiciye ulaştırılacaktı?
Bunların cevabı yoktu.
Nihat Türel anılarına şunları not etmişti:
"Ekonomi mal ve hizmet mübadelesidir, malı alan toptancıdır, nakleden kamyoncu. Satan manav ne olacak?"
Ve ekliyordu:
"Sözle peynir gemisi ancak bu kadar yürüyebilirdi."
***
NİHAT Türel'le ortak bir tanıdığımız var: Ruh ve sinir hastalıkları uzmanı Dr. Memduh Eren...
"27 Mayıs"ı hatırlayanlar onu da hatırlayacaklar... Tıp fakültesi öğrencisiydi, gençlik eylemlerinin öncülerindendi, Tıp Talebe Cemiyeti Başkanı'yken, DP iktidarına telgraf çekmişti. "27 Mayıs"tan sonra "27 Mayıs Fikir Kulübü"nün başkanı olmuştu, ağzından "İhtilal hemoglobinsiz olmaz" lafını düşürmezdi.
Nihat Türel'in dediği gibi, "Kronik bir 27 Mayısçı"ydı, ihtilali yapanlardan hızlıydı. Ne CHP'ye, ne İsmet Paşa'ya, hatta yürürlükteki demokrasiye inanıyordu. Tıbbiyeyi bitirmiş, doktor olmuştu, Nihat Türel'in dediğine göre, iyi de para kazanıyordu. Ama gençlik toplantılarının en ateşli konuşmacısı yine oydu.
***
"12 Mart" askeri müdahalesi oldu, kim bilir Memduh Eren neler bekliyordu? "Balyoz harekâtı" onu alıp Selimiye'ye koydu. Tutuklandı, Nihat Türel'e "Avukatım olsun" diye haber gönderdi, görüştüler, vekâlet verdi.
***
Dr. Memduh Eren eski bir futbolcuydu; Fenerbahçeliydi, yanlış hatırlamıyorsak, sol açık oynardı, Halit Deringör'ün yedeğiydi.
"Bombalama olayları"nın faili olduğu iddiasıyla yargılanırken mahkemede söz aldı, kendisini savundu:
"Bir Galatasaray-Fenerbahçe maçında takımda oynuyordum. Final maçıydı, beraberlik Galatasaray'ı, galibiyet Fenerbahçe'yi şampiyon yapacaktı. Maçın sonuna gelmiştik, sıfır sıfır berabere sürüyordu, birden top önüme düştü, kaleciyle karşı karşıya kaldım, dokunsam gol olacaktı, ama ne var ki topun altında yeni açmış bir papatya... Papatyayı ezmemek için topa vurmadım."
Memduh Eren hâkimlere soruyordu:
"Papatyayı ezmeyen ben, insanlara bomba atabilir miyim?"
Nihat Türel, "O günden sonra Memduh'un adı, Papatya Memduh'a çıktı" diyor.
(x) Hukuk, Siyaset, Medya Arasında Yaşadıklarım, Erciyes Yayınları. Tel:(0216) 337 83 26.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|