Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nükleer, enerji verimliliğini engelleyebilir

İngiltere'den uzman görüşü: Eskiyen altyapı, merkezi dağıtım sistemi ve verimsiz enerji kullanımıyla elektriğin % 40'ı havaya gidiyor


İngiltere'de bizzat Başbakan Tony Blair tarafından 5 yıl önce oluşturulmuş ve doğrudan Başbakan'a enerji konusunda danışmanlık yapan Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu, önceki hafta yeni nükleer santraller kurulmasına kesin bir dille "Hayır" dedi.
16 saygın isimden oluşan Komisyon, 2023'te ömürleri dolacak 30 nükleer santralin yerine yenilerinin yapılması kararı alındığı takdirde, devletin enerji yatırımlarına ayırdığı kaynağın nükleere giderek bir bakıma çarçur olacağını düşünüyor. Şöyle ki:
1) İngiltere'nin eskiyen enerji altyapısı yüzünden, enerjideki kayıp oranı % 40'ları bulmaktadır. Bu altyapıyı yenilemek, yeni nükleer santral inşa etmekten daha önemlidir. Zira yeni santrallerde üretilecek elektriğin % 40'ı da, eskiyen altyapı nedeniyle havaya karışarak kaybolacaktır.

Merkezi sistem out
2) Elektrik dağıtımında büyük merkezi sistemler, geçmişin modelidir. Daha küçük çaplı bölgesel modeller, enerji kaybını minimumda tutar. Yeni nükleer santraller ise, elektrik dağıtımında daha az verimli büyük merkezi sistemlerin devamında karar kılınması anlamına gelecektir.
3) Nükleer enerjiye yeni bir odaklanma, kamu kurumlarından özel şirketlere ve evlere kadar uzanacak kapsamlı bir enerji verimliliği programının devreye konulmasını da engelleyecektir.
4) Yeni nükleer santrallerin, İngiltere'nin karbondioksit salınımını azaltmaya katkısı da sınırlı kalacaktır. Zira uranyumun topraktan çıkarılmasından zenginleştirilmesi, santralin inşası, üretim süreci ve sökülmesine kadar her aşamada bir miktar karbondioksit salınımı söz konusudur. Ve bugünkü nükleer kapasite 2 katına çıkartılsa bile, karbondioksit salınımında 2035'e kadar sadece % 8 azalma sağlanabilecektir. Oysa İngiltere, Kyoto Anlaşması çerçevesinde karbondioksit salınımını 2050'ye kadar % 60 azaltmayı taahhüt etmiştir.

Türkiye'nin önceliği
16 akil adamın sıraladığı yukarıdaki 4 maddeden sonuncusu bizi ilgilendirmiyor. Zira biz, havayı kirleterek iklim değişikliğine yol açan ülkeler grubunda değiliz. Ancak özellikle 1. ve 3. madde, bizi de yakından ilgilendiriyor.
1a) İngiltere, bizden uzun yıllar önce sanayileştiği ve şehirleştiği için, elektrik dağıtım altyapısı doğal olarak bizimkinden çok daha eski. Bizde elektrikte "kaybın" yanında "kaçak" da olduğu halde İngiltere'nin hayli gerisindeyiz (% 25). Ama bizdeki elektrik dağıtım altyapısı da eskiyor. Dolayısıyla devletimizin kıt kaynaklarının harcanmasında öncelik nerede diye iyi düşünmek lazım.
3a) En ucuz enerji, tasarruf edilen enerjidir. Dünyada yeni slogan bu. AKP hükümeti birinci öncelik olarak tasarrufa devlet dairelerinden başlayarak kendi örnek olmalı ve gerek evlerde, gerekse işyerlerinde enerji tasarrufu programını teşvik etmelidir. Başbakan Erdoğan'ın otomobil yerine bisiklete binmesinden enerji canavarı akıllı cam binaların yasaklanmasına kadar, konfordan fedakârlık etmeden hayat tarzımızı değiştirmekle enerjide birkaç nükleer santral kadar tasarruf sağlanması pekâlâ mümkün olabilir.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Gökalp 130 yaşında
BUGÜN Ziya Gökalp'in doğumunun 130. yıldönümü...
Çetin ALTAN
Sabun gibi erimek, yahut erimemek...
Sultan Deli İbrahim'in oğlu Padişah II. Ahmet...
Melih AŞIK
Kayıp tabanca...
Tekirdağ'da fabrika işleten Doğulu işadamı, Ç...
Fikret BİLA
Baykal: Başbakan atamaları klan anlayışıyla yapıyor
Merkez Bankası Başkanlığı'na yapılacak atamay...
Hasan CEMAL
Amerika çekip gitsin mi?
Bağdat'ta, "Irak içimde bir hüzün!" diye konu...
Yılmaz ÇETİNER
Bugün kavganın zamanı değil!
Başbakan Erdoğan yabancı diyarlarda vücut dil...
Güneri CIVAOĞLU
Oyun değil
Merkez Bankası Başkanı "Matruşka bebekleri" s...
Can Dündar
Rahatsız
Bayıldım bu ifadeye:
Hurşit GÜNEŞ
Merkez Bankası keşmekeşi
Haftalardır Merkez Bankası'nın (MB) başına ki...
Doğan HEPER
Önce PKK, artık bölünme
İMKÂNI olanlar açıklamalı. Mesela ben; "Türki...
Semih İDİZ
Türkiye'nin sessizce aldığı Kıbrıs kararı
Kıbrıs konusu medyamızın üzerinde durduğu kon...
Sami KOHEN
Çin işi, Rus işi!..
SOĞUK Savaş yıllarında SSCB ile Çin Halk Cumh...
Hasan PULUR
Hukuk, siyaset ve basında geçen 50 yıl...
NİHAT Türel hukuk doktorudur, avukattır, yaza...
Derya SAZAK
Merkez'in krizi
İyi giden işlere takoz koymakta üstümüze yokt...
Meral TAMER
Nükleer, enerji verimliliğini engelleyebilir
İngiltere'de bizzat Başbakan Tony Blair taraf...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası'yla kim oynuyor?
Merkez Bankası'yla kimin oynadığını anlayabil...
Güngör URAS
Konut balonunda büyüme durdu
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de konut...
Serpil YILMAZ
TGRT'nin satışı frekans ihalesine takıldı
Geçen temmuz ayında Kamera Reklam'ın yüzde 60...
M. Ali BİRAND
Yeni bir dönem mi başlıyor?
Bu yıl Nevruz, eskilerine oranla farklı geçt...

© 2006 Milliyet