Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Mart 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Yeni bir dönem mi başlıyor?


Bu yıl Nevruz, eskilerine oranla farklı geçti. Korkulanlar gerçekleşmedi. Ancak yaşananlar yepyeni bir yaklaşımın başlangıcının sinyalleriyle dolu geçti. Buna " sivil itaatsizlik" diyebiliriz.Bizim pek alışmadığımız ve başa çıkılması daha zor bir dönem başlıyor.
***
Bu köşeyi izleyenler hatırlayacaklardır.
Kürt sorununun şekil değiştirdiğini, giderek siyasileştiğini, terörün ikinci plana düşmeye başladığını yazmıştım.
Nevruz'da yaşananlar bu değişimin en somut işaretiydi.
1980-90'larda Nevruz şenlikleri PKK'nın tam bir güç gösterisi şeklinde geçerdi. Güç gösterisini de, genelde silah kullanarak ve Güvenlik kuvvetlerimizle çatışarak göstermeyi tercih ederdi. Ne kadar çok çatışma çıkar, ne kadar kan dökülürse o kadar etkili olduğu izlenimi doğardı.Bölge halkı ve ülkenin diğer kesimlerine bu şekilde pazularını gösterir, istediğinde ülkeyi nasıl karıştırabileceğinin mesajını verirdi.
Nevruz, PKK'nın adeta sahneye çıktığı ve devlete meydan okuduğu bir show gibiydi. Kaç kişinin öldüğü veya yaralandığı değil, etrafa verilen zarar önemliydi.
İşte böyle bir geçmişe sahip olan PKK'nın bu yılki Nevruz tutumu çok farklıydı.
Herşeyin başında, PKK'nın tetikçilerinin eskisi kadar ortada görülmemeleri dikkati çekti.Çeşitli kentlerde yine kameralar ve fotoğraf karelerindeydiler, ancak Örgüt artık eskisi gibi ön planda değildi. Kendini geri plana çekmiş ve Demokratik Toplum Partisini öne çıkmıştı.
DTP liderleri ve partinin belediye başkanlarının söylemleri de çok ilginçti.
Daha önceki konuşmalarının aksine hem daha cesur, hem de barış mesajlarıyla dolu konuşmalar yaptılar. Güvenlik Kuvvetleriyle çatışmayı teşvik etmediler.
Baydemir'in " Kürtlerin de kırmızı çizgileri var" diye başlayan konuşmasını " kırmızı çizgimiz barıştır" diye bitirmesi ilginçti.Ahmet Türk'ün, Şemdinli'de çatışmayı teşvik etmemesi de dikkatleri çekti.
DTP' nin bu yaklaşımına rağmen yine de çatışmalara rastlandı tabii, ancak genelde Nevruz'un göreceli olarak sakin geçmesinin altında başka bir neden var mı ?
Bence, Kürt sorununu yöneten PKK ve DTP liderleri, terror silahını giderek daha az kullanmak, buna karşılık "sivil itaatsizlik" eylemlerine öncelik vermeye başlayacaklarının somut bir işaretini verdiler.
Terör eylemlerinin hem Türk kamu oyunu, hem de Uluslararası kamu oyunu aleyhlerine dönüştürdüğünün farkındalar. Bunun yerine, silahsız kalabalıkları hareketlendirme, hem mesajlarının daha iyi anlaşılmasına neden olduğu, hem de tepkileri dengelediği görüşünde olmalılar. Ellerinde Öcalan resimleri, PKK üniformaları ve bayraklarıyla meydanları dolduran binlerce göstericiye karşı güvenlik kuvvetlerinin fazla etkili olamayacağını planlıyor gibi görünüyorlar. Ateşle karşılaşmadıkları sürece, güvenlik kuvvetlerinin binlerce sivili hapse atmasının güçlüğü ortada.
Acaba bu bir politika değişikliği mi ,yoksa sadece bir deneme mi ?
PKK acaba bu yaklaşımı tam anlamıyla benimsedi mi, henüz belli değil.
Örgütün tamamen silah bırakması imkansız gibi görülüyor. Şurada burada yine eylem yapacak ve güç gösterisine girecektir. Yine de, Sivil İtaatsizlik eyleminin bundan sonra daha yaygın kullanılacağın işaretleri giderek artıyor.

***

DEVLET BU DEĞİŞİME NASIL YANIT VERECEK ?
Eğer PKK terror yerine Sivil İtaatsizlik eylemlerini yaygınlaşır ve terörü gerçekten ikinci plana atarsa, T.C Devleti bu yeni yaklaşımla nasıl başa çıkabilecek ? Nasıl bir tepki gösterecek ? Bugüne kadarki , alıştığı tutumunu değiştirebilecek mi?
Bunlar,Ankara'yı düşündüren çok zor sorular.
Terörle mücadele, ne kadar tehlikeli, kanlı ve hayat kaybına yol açsa dahi, genelde daha kolaydır. Kimin ateş gücü daha yüksek, kullandığı kuvvet daha fazla ise o kazanır. Terör uygulayan örgüte karşı mücadele hem içerde, hem de Uluslararası kamu oyunda destek yaratır.
Sivil İtaatsizlik eylemi ile başa çıkmak ise çok daha zordur. Silahsız binlerce insana ateş açamazsınız. Tutuklayıp hapishaneye de sokamazsınız.
Bu tip durumlarla karşı karşıya kalındığında, uzun vadeli politikalar üretmek, gerektiğinde tabuları yıkmak, uzlaşılara varmak, geniş vizyona dayanan yaklaşımlarda bulunmak gerekir.
T.C Devletinin en zayıf noktası da, ne yazık ki budur.
Çok karar merkezi bulunan bir system içinde çalışılmakta, kolay karar alınamamakta, siyasiler sorumluluktan korkmaktadırlar.Kürt sorununu bugüne kadar, terörle mücadele çerçevesinde görmüş ve tüm reflekslerinii de buna gore ayarlamış, yöntemlere alışmış bir mekanizma işletilmektedir.
Bütün bu alışkanlıkları değiştirmek hiç kolay olmayacaktır.
Bu manzaraya bakınca, gelecek için karamsarlığa kapılmamak elde değil.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Gökalp 130 yaşında
BUGÜN Ziya Gökalp'in doğumunun 130. yıldönümü...
Çetin ALTAN
Sabun gibi erimek, yahut erimemek...
Sultan Deli İbrahim'in oğlu Padişah II. Ahmet...
Melih AŞIK
Kayıp tabanca...
Tekirdağ'da fabrika işleten Doğulu işadamı, Ç...
Fikret BİLA
Baykal: Başbakan atamaları klan anlayışıyla yapıyor
Merkez Bankası Başkanlığı'na yapılacak atamay...
Hasan CEMAL
Amerika çekip gitsin mi?
Bağdat'ta, "Irak içimde bir hüzün!" diye konu...
Yılmaz ÇETİNER
Bugün kavganın zamanı değil!
Başbakan Erdoğan yabancı diyarlarda vücut dil...
Güneri CIVAOĞLU
Oyun değil
Merkez Bankası Başkanı "Matruşka bebekleri" s...
Can Dündar
Rahatsız
Bayıldım bu ifadeye:
Hurşit GÜNEŞ
Merkez Bankası keşmekeşi
Haftalardır Merkez Bankası'nın (MB) başına ki...
Doğan HEPER
Önce PKK, artık bölünme
İMKÂNI olanlar açıklamalı. Mesela ben; "Türki...
Semih İDİZ
Türkiye'nin sessizce aldığı Kıbrıs kararı
Kıbrıs konusu medyamızın üzerinde durduğu kon...
Sami KOHEN
Çin işi, Rus işi!..
SOĞUK Savaş yıllarında SSCB ile Çin Halk Cumh...
Hasan PULUR
Hukuk, siyaset ve basında geçen 50 yıl...
NİHAT Türel hukuk doktorudur, avukattır, yaza...
Derya SAZAK
Merkez'in krizi
İyi giden işlere takoz koymakta üstümüze yokt...
Meral TAMER
Nükleer, enerji verimliliğini engelleyebilir
İngiltere'de bizzat Başbakan Tony Blair taraf...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası'yla kim oynuyor?
Merkez Bankası'yla kimin oynadığını anlayabil...
Güngör URAS
Konut balonunda büyüme durdu
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de konut...
Serpil YILMAZ
TGRT'nin satışı frekans ihalesine takıldı
Geçen temmuz ayında Kamera Reklam'ın yüzde 60...
M. Ali BİRAND
Yeni bir dönem mi başlıyor?
Bu yıl Nevruz, eskilerine oranla farklı geçt...

© 2006 Milliyet