|
 |
|
|
Alibeyköy'ün tulumbacı sokağı
İstanbul'un en iyi tulumbacıları Alibeyköy'deki Gaziosmanpaşa Caddesi üzerinde sıralanmış. Yazları dondurma da yapan dükkanların en eskisi Balkan Tulumbacısı
FATİH TÜRKMENOĞLU
İnanılmaz bir lezzet bu... Un, yağ ve şekerin ideal karışımı! Ye yiyebildiğin kadar. "Damakta bir an, göbekte sonsuza kadar" kalacağı kesin,ama bu lezzete değer mi? Cevap: Değer!
Tulumbacılar, Alibeyköy'de, nedense sellerin bastığı bu İstanbul varoşunda toplanmışlar. Hepsinin sahibi Balkan göçmeni. İsimleri Rumeli, Balkan, Osmanlı, Namlı; bir de Rio. Bir kilo için istenen ücret 6 YTL. Balkan Tulumbacısı'nın sahibi Kadir Tahiroğlu, "Bugün kalabalık aileler tatlı olarak tulumbayı tercih ediyor. İyi bir baklavanın kilosu, bunun üç katı" diyor.
Kuyruklar oluşuyor
Kadir Tahiroğlu, Makedonya'dan 1988 yılında göç etmiş. Babası 10 yaşından beri tulumba işinin içindeymiş. Tulumbanın aslında bir Balkan tatlısı olduğunu vurguluyor. Tahiroğlu "Biz başladıktan sonra burası tulumbacı doldu. Eskiden İstanbul'da daha çok küçük tulumba yaparlardı, şimdi bizden öğrendiler" diye mesleğe olan katkılarını anlatıyor.
Tahiroğlu'na göre işin püf noktası, tulumbayı hafif yapmayı başarabilmek. "Yiyebildiğin kadar ye, rahatsız olmazsın; vereyim bir tane daha?"
Kışın ve özellikle ramazan ayında Balkan Tulumbacısı'nın önünde kuyruklar oluşuyor. Yaz aylarında dondurma da yapıyorlar. Bir de yanında Makedonya'dan gelen böğürtlen şurubu satıyorlar. Hatta isteyene böğürtlen şurubu içine iki top dondurma, üstüne de iki tane tulumba!
Her yerden geliyorlar
Alibeyköy'den tulumba almaya, İstanbul'un her semtinden gelen müşteriler var. Balkan toptan vermiyor. Özellikle otellerden çok teklif gelse de, pek o işe girmeyi düşünmüyorlar. Bunun yanı sıra özel gecelerde ve düğünlerde servis veriyorlar. Malzemelerin kalitesini sıkı kontrol ediyorlar. Sadece ayçiçek yağı kullanıyorlar. Un Konya'dan geliyor. Mutfakları her an bir teftiş ekibi ziyaret edecekmişçesine, bal dök yala.
Kadir Tahiroğlu tulumbasının bir özelliğinin de yumuşaklığı olduğunu söylüyor. Dışı sert olan tulumbanın ağır olduğunu, iç baydığını, fazla yenemeyeceğini anlatıyor. "Ben daha çok yazın tulumba yerim, dondurmayla. Sütlü dondurmayla tadına diyecek olmaz..."
Balkan Tulumbacısı her sabah 07.30'da açılıyor. Kadir bey gece 2'de de yatsa, sabah 6'da işbaşı yapmaya alışmış. İşe giderken tulumba almayı alışkanlık haline getiren müşterilerini hayal kırıklığına uğratmamak için özveri ve Rumeli göçmenlerine has temizlik ve titizlikle çalışıyor.
Tahiroğlu her yaz Üsküp'e, akrabalarını ziyarete gidiyor. Çocukluğunu, ilk gençliğini geçirdiği Üsküp'ün güzelliklerini anlata anlata bitiremiyor. "Tavsiye ederim, oraları gidip görün" diyor. Balkanları anlatırken, gözlerinden bir ışıltı yayılıyor. Bir de kendi yaptığı tulumba tatlısını anlatırken...
|
|
|

|