Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Martınızı bozabilir miyim?

21 Mart'ta Nevruz kutlamaları yapılacak. Dolayısıyla buyur ola Nevruziye testusuna bu hafta



15 Mart'ta yapılan Terörle Mücadele Yüksek Kurulu toplantısının ana gündem maddesi 21 Mart'taki Nevruz kutlamaları öncesi yapılacak hazırlıklarmış. Bilindiği gibi güvenlik güçlerinin çatışma ihtimalinden asıl korktuğu yer, Güneydoğu'dan göç nedeniyle toplumsal açıdan çok kırılgan hale gelen Mersin. İki gün sonra yaşanacak Nevruz kutlamalarıyla ilgili teyakkuz konusuna bazı gazeteler kısaca değindiler. Bu konu başkalarının ise daha geniş olarak gündeminde! Bu haber İstanbul'da yaşayan 6-7 bin Amerikalıyla ilgili. Buradaki Amerikan vatandaşlarına ABD Konsolosluğu sık sık mesaj çeker. İşte bu yılın uyarısından bir bölüm: "21 Mart'ta kutlanan ve Kürt halkı tarafından yılbaşı olarak kabul edilen Nevruz bayramı yaklaşmıştır. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye genelinde Nevruz dolayısıyla bazıları şiddet içeren protesto gösterileri olmuştur ve bunlar tekrarlanabilir. Barışçıl başlayan gösteriler çatışmaya ve şiddete dönüşebilir. Bu nedenle Amerikan vatandaşları gösteri düzenlenebilecek bölgelerden uzak durmalı, bir gösterinin yakınında bulunmaları halinde çok dikkatli olmalıdırlar." İyi hoş da, Nevruz bayramının İran'da ta 3-4 bin yıl önce başlamış bir gelenek olduğu, Osmanlı zamanında da dini bayramlardan sonra en büyük kutlama sayıldığı, bir Anadolu geleneği, bir bahar bayramı olduğu söylenmemiş. Anlaşılan ABD Konsolosluğu, Nevruz'un sadece Kürtlerin bayramı olduğu hakkında yanlış bilgilendirmeye uğramış! Kimse anlatmadı demesinler, buyur ola Nevruziye testusuna...


1- Nevruz Farsçada "nev" (yeni) ve "ruz" (gün) sözcüklerinden türemiştir. Nevruz bayramı binlerce yıldır Anadolu, Ortadoğu ve Orta Asya'da birçok ulus tarafından festival olarak kutlanır. Nevruz'la ilgili pek çok gelenek bölgeden bölgeye değişiklik göstererek yaşamaya devam etmektedir. Örneğin Giresun'da "Mart bozumu" adı verilen gelenek icabı derelerden alınıp getirilen su evlere serpilirmiş. Misafirler geldikleri evin sahibine ne derlermiş?
a. Martınızı bozuyorum.
b. Kış bitti.
c. Mart içeri pire dışarı.
d. Dağlar misafir alır.

2- Nevruz günü 21 Mart kuzey yarımkürede ilkbahar ekinoksu olarak tanımlanır. Peki, ekinoks nedir?
a. Bahar çarpması (Orhan Veli'nin "beni bu havalar mahvetti" dizesindeki gibi)
b. Güneş ışınlarının ekvatora dik vurması sonucu gün ve gecenin eşit olması durumu
c. Eski dilde "itidal noktası"
d. Coşku duygusu

3- Nevruz'da tatlı yemek adettendir. Zamanla bu gelenek Nevruziye adıyla yapılan özel bir tatlının adı olmuş. Farsça "sin" harfiyle başlayan yedi maddeyle, sumak, sebze, sümbül, semek (balık), sirke, sir (sarmısak), senced (iğde) ve sekerle yapılan bu tatlıya "heft sin" de denirmiş. Tatlının üzerine konan balık neyi simgeliyormuş?
a. Şans
b. Bereket
c. Bolluk
d. Hepsi

4- Nevruziye adı verilen macunla, Manisa'nın meşhur macunu arasında benzerlik var. 41 baharat dövülerek yapılan macunun adını kestirebilecek misiniz?
a. Tiryak
b. Hoşmerim
c. Mesir macunu
d. Mümessek macun

5- Anadolu'da baharın başlangıcı sayılan 21 ve 22 Mart tarihlerinde kutlanan Nevruz'a başka hangi ad verilir?
a. Mart dokuzu
b. Sultan Nevruz
c. Kırklar Bayramı
d. Hepsi

6- Nevruz çok büyük bir coğrafyanın bayramıdır. Her halk bu bayramı temelde aynı ama biraz değişmiş bir efsaneye bağlar. İranlılar Nevruz'un kökünü ateşe tapan Mecusilere bağlar. Nevruz, Türklerin Asena adlı dişi kurt rehberliğinde Ergenekon'dan çıktıkları gündür. Demir ve ateşin birleştiği gündür Nevruz. Ateş üzerinden atlamanın kökü buradadır. Bir başka örnekte, Kava adlı bir demircinin zalim hükümdar Dahhak'ı yenmesiyle insanların özgürlüğe kavuştuğuna inanılır. Zaferi kutlamak için ateş yakarak etrafında şenlik düzenlerler. Bu sonuncusu kimlerin Nevruz'u?
a. Azerilerin
b. Süryanilerin
c. Kürtlerin
d. Ermenilerin

7- Alevilere göre büyük bir Anadolu bayramı olan Nevruz,
a. Hz. Ali'nin doğum günüdür.
b. Hz. Ali ile Hz. Fatma'nın evlendikleri gündür.
c. Hz. Muhammed'in veda haccı dönüşü Hz. Ali'yi halife tayin ettiği gündür.
d. Hepsi

8- Osmanlı edebiyatında genellikle içinde dinsel motifler yer alan Nevruziye adı verilen kasidelerde Nevruz hakkında işlenen konu hangisidir?
a. Nevruz, Adem peygamberin doğduğu gündür.
b. Nuh peygamberin tufandan sonra karaya ayak bastığı gündür.
c. Musa peygamberin Kızıldeniz'i geçtiği gündür.
d. Hepsi

9- Nevruz edebiyatından bu dörtlük kimin olabilir, coşkuyla kestirebileceksiniz? "Sultan Nevruz günü canlar uyanır / Hal ehli olanlar nura boyanır / Muhip olan bu gün ceme dolanır / Himmeti erince Nevruz Sultan'ın"
a. Nedim
b. Nef'i
c. Karacaoğlan
d. Pir Sultan Abdal

10- Mersin-Silifke bölgesindeki Toros Türkmenlerine göre "Mart İpliği" adıyla bilinen Nevruz geleneğinde ne yapılır?
a. Ağaçlar güneşe ve dona karşı bezle sarılır.
b. Evlenme çağındaki kızlar koca adaylarının ceplerine gizlice kırmızı iplik koyarlar.
c. Mart ayında iplikler pazara çıkar.
d. Hepsi


Yanıtlar: 1) a, 2) b, 3) d, 4) c, 5) d, 6) c, 7) d, 8) d, 9) d, 10) a.





PAZAR
"Rüya görür gibi şarkı görüyorum!"
İstanbul Film Festivali'nin 'Emek' tablosu
İşte markaların yeni yüzleri
Çiçek çocuklardan kayıp çocuklara...
2003'te çekildi, tüm dünya beğendi, nihayet vizyonda
"Lisede tarih kitabı okumadım"
Mudanya'da bir Ege esintisi: Tirilye
Gizli hayatlar
Bir denizaltı gibi
Alibeyköy'ün tulumbacı sokağı
Martınızı bozabilir miyim?
Bir dahinin yalnız dünyası
Güneş tutulmasının etkileri
Washington lokantaları
Cemil Meriç
Detoks yapma zamanı geldi
Özür dilerim
Pembe Panter'in dönüşü
Şili'de "şarap baharı"





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet