|
Bir 'Matrakoloji' enstitüsü açılsa...
Galatasaray-Fener maçında, gözlerim TV ekranına dikili, zaman zaman hop oturup, hop kalktım bendeniz de...
Ne de olsa serde delikanlılık var, demek isterdim ben de ama... Nerdeee?
Olsa olsa 70 yıl önce bir pazar akşamı bırakıldığım, deniz kıyısındaki yatılı bir ilkokulun, ortaokul ve lise tefrikasıyla da çaktırmadan hayatıma sinmiş olan sarı-kırmızı simgesinden fıskıyeli bendeki maç heyecanı.
***
Galatasaray'ın, bu kez kendi renklerine sahip çıkan formasıyla 3-2'lik galibiyeti, mütevazı bir yelpazeyle azıcık serinletti içimi...
Cim Bom'un daha önceki yenilgisiyle, aradaki puan farkını da kapatamamasından ötürü; Fener'in tur atlayıp, yarı finalist olması; yüreğimi çok kıskaçlamadı doğrusu... Kanarya da, Kanarya'dır yani...
Kutlarız Fenerli dostları...
***
Sami Yen Stadı'ndaki maç boyunca, durmadan boş-dolu pet şişesi yağdı sahaya...
Hakem, kaç kez maçı durdurmak zorunda kaldı; izleyicilerin sahaya attıkları pet şişeleriyle, olur olmaz şeylerin toplanması için...
Neden genç izleyicilerden önemli bir çoğunluk, garip bir tatmin duymada böylesi bir vahşet gösterisinden?
Belki de, "etli şaraplı, kadınlı kahkahalı" bir kentli yaşamının çok dışındaki; renksiz, kadınsız, kahkahasız, baskılı bir dünyadan geldikleri için...
***
Kahkahasızlık, şiddet ve her alanda gizli-açık çeşit çeşit tehditle, belalı bir talancılık; medyada da her gün açıp duruyor kanatlarını...
Onca yazı, çizi, anlatım, analiz, eğitim, sivil toplum kuruluşu, siyasal partiyle; bir türlü üstesinden gelinemeyen, toplumsal bir patolojinin çarmıhına gerilmiş gibiyiz.
***
Hani, diyorum; bir "Matrakoloji" enstitüsü kurulsa...
Şöyle dersler verilse orada:
1- I. Osman döneminde, "gazete" yayını başlamış olsaydı da; siz onlardan birinde, başyazarlığı üstlenmiş bulunsaydınız; neleri eleştirir, neleri överdiniz?
***
2- 16. yüzyılda Fuzuli'nin "Su Kasidesi" ile, Türkiye'nin bugün de burun buruna geldiği susuzluk sorununu; yok edilen ormanları, yoğunlaşan erozyonu ve kıyı yağmalarını, büyüteç altına alarak; en çok hangi yazar ve karikatüristlerin dile getirmiş olduğunu ve bu tür eleştirilere, politikacıların nasıl yanıt verdiğini; kendiniz de, eğlene eğlene araştırır mısınız?
Falih Rıfkı'nın "orman" konusunda yazdığı yazılar, Yaşar Kemal'in erozyon konusunda yaptığı uyarılar, Bedri Koraman'ın dipten kesilmiş iki ağaç kütüğü üstüne iki saksı koyarak çizdiği karikatür, yararlı olabilir size...
***
3- Politikacıları "çeteleşmek"le suçladığı için, hangi yazarlar yargılandı ve hangileri cezaevlerine düştü?
Cezaevlerinden geçmiş karikatüristlerin, en beğendiğiniz eserlerinden örnekler...
***
4- Resmi tarih kitaplarındaki yalanları bulma konusunda açılacak bir yarışmaya, siz de katılabilir ve Türkiye'de kullanılmış işkence aletlerinin küçük modellerinden düzenlenmiş bir tabloyu kazanabilirsiniz...
***
5- Dalga geçmek isteseniz, hangi tür nutuk ve yazılarla geçerdiniz dalganızı?..
***
6- Hazine'den geçinmeli iri kıyım büyüklerimizi bir sınavdan geçirmek isteseniz; özellikle hangi soruları sorardınız kendilerine?
***
7- Ailenizi eleştirmeye kalksanız, nasıl eleştirirdiniz?
***
8- Irak'ta canlı bomba olarak, çevrelerindekini öldürmek amacıyla intihar edenler; sizce kaç defa sevişebildiler acaba hayatlarında?
***
9- Siyah taşlar üstüne beyaz harflerle adlarının yazılacağı bir "Lanetliler Bahçesi" düzenleseniz; kimlerin adını yazardınız o taşlara?
***
10- Palavracı, üçkâğıtçı, beleşçi bulduklarınızla; açgözlü ve salak bulduğunuz kişilerin bir listesini yapınız? Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'yı hangi listeye koyardınız?
***
Böyle bir "Matrakoloji" enstitüsünden geçmek için, lise diploması aranmasa ve bu enstitüden geçmiş olanların özel bir TV kanalı bulunsaydı...
Acaba futbol maçlarında sahalara yağan pet şişelerinde bir azalma olur muydu?
Bir de...
Bir de bizi yöneten büyüklerimiz, kızarlar mıydı böyle bir Enstitü'ye?
Belki kızarlardı ama; gençler de, güle oynaya kahkahalarla giderlerdi oraya...
***
Tuzla'da Balıkçı Mustafa'nın çevresindeki kediler, sanki bir "Matrakoloji" enstitüsünden geçmiş gibiler; onları hiç ırgalamıyor ne türban polemiği, ne Merkez Bankası başkanlık bulmacası...
Ya hele Fenerbahçe Parkı'nda, yeni yürümeye başlamış bebekler?..
Bir de Köyceğiz'de köfteci Mehmet'in piyazı var...
Stat sahasına yağan pet şişe barbarizmi bir yanda; yaşlanır gibi olmuş, o güzelim eski İstanbul hanımefendilerinin kibarlığı bir yanda...
***
Burjuva enternasyonalizminin, "dünya vatandaşlığı" kartvizitini yazmaya hazırlandığı dönemler...
Ola ki bir gün, buralarda açılır bir "Matrakoloji" enstitüsü...
Ve ola ki bir gün, Galatasaray da yine şampiyon olur...
c.altan@prizma.net.tr
|
|