Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Lisede olay var


OKULLARDA "varoluş, din bilgileri, başörtüsü, İHL'ler" gibi siyasi sorunlara kilitlenen Milli Eğitim Bakanlığı, ne yazık ki, çete, uyuşturucu, cinsel taciz gibi pisliklerle mücadele etmiyor.
Bazı anne-babalar 3 ya da 6 ayda bir, çocukları uyurken birkaç saç teli kesip tahlil ettiriyorlar.
"Çocuk uyuşturucu kullanmışsa net olarak anlaşılıyor..."
Böylece, ortaöğretimde çok yaygınlaşan uyuşturucu trafiğine karşı çocuklarını denetliyorlar.
Sadece esrar, eroin, kokain değil, ecstasy gibi sentetik haplar ve onun türevleri, alt türevleri de saç telinden saptanabiliyor.
Saç teli, tıpkı bir video bandı gibi kayıt alıyor. Uzunluğuna göre saç sahibinin hangi uyuşturucuyu aldığı, en son hangi tarihte kullanıldığı haftasıyla da saptanabiliyor. Oysa idrar ve kan yolu tahlillerinde
sadece 2-3 gün öncesine kadar saptama yapılabiliyor.
Örneğin İstanbul'da Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Vakfı'ndan bu hizmet alınabiliyor. (Ayrıntılı bilgi, vakfın internet sitesinde var. Doç. Dr. Armağan Samancı: 0 212 660 40 48.)
Büyük illerde bu saç teli tahlillerini yapabilecek merkezler var.
..............................
Neden uykudayken çocuğun saçını kesmek?
Çünkü... Çocuğa psikolojik bir baskı yapmamak gerekir.
Eğer uyuşturucu kullandığı saptanırsa bu bilginin çocukla nasıl paylaşılacağı, nasıl bir tedavi süreci izleneceği psikolog/psikiyatr konusu...
Gerçi...
Tahlil merkezleri genelde "çocuğun da gelmesini" isteyebiliyor ama bunun nedeni "saç telinin gerçekten çocuğa ait olup olmadığı ve başka amaçlarla kullanılabileceği" kuşkusu.
Fakat...
Aile kendilerini tanıtır, tahlil merkezi yöneticilerini ikna edebilirse muntazam olarak belirli aralıklarla saç teli analizlerini yaptırabilirler.
Asıl çözüm, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ve okulların bu tahlil merkezleriyle ilişki kurmaları, tahlilleri belirli bir düzene bağlayarak kurumsal hale getirmeleri...
Örneğin... Kuşku duyan anne-babaların, okul müdüründen ya da okul-aile birliğinden bir yazı alarak tahlil merkezlerine başvurmaları düzenlenebilir.
..............................
Uyuşturucu, ortaöğretimde görülen çeteleşmenin, bıçaklama, cinsel taciz gibi suçların başlıca kaynağı.
Büyükler gibi o gençler de suçun mali kaynağını uyuşturucudan sağlıyorlar.
Saldırganlığın psikolojik ve nevrotik dopingi de uyuşturucu.
Bazı çalışmalarda, uyuşturucu satışlarından doğan çıkar kavgaları da var.
Uyuşturucu sağlamak için para bulmak amacıyla tehdit, darp, çalma gibi yöntemler uygulanıyor.
..............................
Saç teli tahlillerinde iz sürerek satanın da bulunması mümkün.
Ne var ki... Tahlil merkezlerinden okullara yapılan yazılı çağrılara hiçbir okuldan yanıt gelmemiş.
Okullar, öğrencilerin böyle bir denetimden geçmeleri halinde "yüksek oranda uyuşturucu kullanımı sonucunun çıkması ve böylece okulun şöhretinin kötülenebileceği" kaygısındalar.
Okullarda "var oluş, din bilgileri, başörtüsü, İHL'lerin üniversiteye kabulü" gibi daha çok siyasi sorunlara kilitlenen MEB, ne yazık ki, çeteleşme, adi suçlar, uyuşturucu, cinsel taciz gibi pisliklerin ortaöğretime yayılmasını önlemek için belki de "siyasal" boyutu olmadığından yeterince etkili bir mücadele programı uygulamıyor. Okul yönetimleri de kendilerinin sicilleri, okullarının şöhreti için kaygıları nedeniyle pisliği halıların altına süpürüyorlar.
...............................
Eskiden aileler çocuklarını üniversiteye ve liseye gönderirken, "sol ve sağda ideolojik çatışmalar" nedeniyle yürekleri ağzında, onların dönüş yollarını gözlerlerdi. "Çocuklarının can güvenliği" kaygısındaydılar.
Yıllar sonra şimdi aileler gene "çocuklarının can güvenliği" kaygısındalar. Bu kez "siyasal, ideolojik terör çatışmaları" değil, "çeteler, uyuşturucu, darp, cinsel taciz, bıçaklamalar" nedeniyle...
...............................
Osmanlı Maarif Nazırı'nın "Ah şu okullar olmasaydı, Maarif'i ne güzel idare ederdim!.." söylemini hatırlayalım. (Haşim bey ya da Emrullah Efendi'ye ait olduğu söylenir.)

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Özel öğretim ve CHP
17 MART günkü yazımda özel öğretimin destekle...
Çetin ALTAN
Bir 'Matrakoloji' enstitüsü açılsa...
Galatasaray-Fener maçında, gözlerim TV ekranı...
Melih AŞIK
Mayınlı konumuz
Konu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı...
Fikret BİLA
Org. Özkök'ten nankör evlat dersi
Genelkurmay Başkanlığı'nın düzenlediği, "Küre...
Hasan CEMAL
Barış ama nasıl?
Dünkü yazımı, "Irak'ta başarısızlık alternati...
Güneri CIVAOĞLU
Lisede olay var
OKULLARDA "varoluş, din bilgileri, başörtüsü,...
Abbas GÜÇLÜ
Yeni vakıf üniversiteleri?..
15 yeni devlet üniversitesinin yanı sıra 10'a...
Hurşit GÜNEŞ
Kur ne zaman yükselecek?
Döviz kurunda bir kaç gündür bir oynaklık göz...
Sami KOHEN
Terörden barışa geçiş...
Beyaz maskeli, siyah bereli üç ETA militanını...
Metin MÜNİR
Merkez'den Çankaya'ya giden yolda gözyaşı var
Merkez Bankası'na kimin başkan olacağı, cumhu...
Faik ÖZTRAK
Yitirilen fırsat penceresi
2005 yılının son üç aylık dönemindeki imalat ...
Hasan PULUR
Ters adamın işi ters gider!
TERS adamın işi ters gider, aksi adamın işi a...
Derya SAZAK
Komisyonun rolü
TBMM Şemdinli komisyonuna verdiği ifadede, "H...
Meral TAMER
Başbakan'ı İSO'da görmeliydiniz
İstanbul Sanayi Odası'nın Odakule'deki çilekl...
Ece TEMELKURAN
Yalnızlık mavisi
Er ya da geç, ama mutlaka bir gün ya da zalim...
Güngör URAS
İran zenginleştirme, Türkiye santral peşinde
Ayşe Hanım Teyzem sordu: "Batı dünyası, 'İran...
M. Ali BİRAND
Silah bırakma sırası PKK'ye geldi...
PKK dünyadaki gelişmeleri izliyor mu bilemiyo...

© 2006 Milliyet