Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Mart 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yitirilen fırsat penceresi


2005 yılının son üç aylık dönemindeki imalat sanayii üretimine ilişkin rakamlar büyük ölçüde ortaya çıktı. Büyüklüklere bakarak imalat sanayiinde üretim artışının kaynaklarını görmek mümkün. İmalat sanayiinde üretimde çalışanların sayısındaki artış ile çalışan başına verimlilik artışını topladığımızda yaklaşık olarak sektördeki üretim artışını buluruz.
Grafikte üçer aylık üretimde çalışan sayısı ile verimlilik endekslerinin yıllıklandırılmış değerlerinde kaydedilen, bir önceki yılın aynı dönemine göre artış hızları yer alıyor.




Son üç yılda imalat sanayiindeki üretim artışı büyük ölçüde verimlilik artışından kaynaklanmış. İstihdam artışının katkısı ise sınırlı kalmış. Özellikle geçen yıl istihdam artışının imalat sanayii büyümesindeki belirleyiciliği hızla azalmış.

Üç yılda ilk defa negatif
Yılın son çeyreğinde -ki aynı zamanda yılın ortalamasını da gösteriyor- üretimde çalışan sayısındaki değişimin sektördeki üretim artışına katkısı son üç yılda ilk defa negatif olmuş. Bir başka ifadeyle, 2005 yılında imalat sanayiindeki büyüme tamamen verimlilik artışından kaynaklanırken, sektörde çalışan sayısı düşmüş.
Bazıları buna yapısal değişim diyorlar. Peki bu yapısal değişim bizim ülkemizin gerçekleri veya üretim faktörleri zenginliğiyle ne kadar uyumlu?
Türkiye'de çalışabilir nüfusun toplam nüfusa oranı artıyor. Dünyada buna demografik "fırsat penceresi" deniyor. Bu bir ülkeye hem verimliliği, hem de çalışan sayısını artırarak yüksek büyüme oranlarına ulaşma ve sanayileşmiş ülkelerdeki refah düzeyini hızla yakalama fırsatını sunuyor.

Türkiye avantajlı
AB'ye yeni katılan veya katılacak ülkelere baktığımızda Türkiye bu açıdan en avantajlı ülke. Ama artan çalışabilir nüfusa iş bulamadığınızda bu avantaj ciddi bir sosyal sıkıntı kaynağı da olabiliyor.Yani ülkemizde, hangi sektörde olursa olsun, büyüme sürecinde istihdam artışının katkısının negatif olması yitirilen fırsat ve potansiyel sorun anlamına geliyor.
2005 yılında ortaya çıkan tablo hükümetin iktisat politikasına yaklaşımının bir sonucu. Hükümet dalgalı kurdan vazgeçmem sözünü sık sık tekrarlıyor. Oysa kimse dalgalı kur rejimi değişsin demiyor. Uluslararası sermaye hareketleri daha iyi yönetilmeli deniyor.
Uluslararası piyasalardaki coşku sonucunda kurdaki aşırı değerlenmenin ithalatı yerli girdiler ve yerli işgücü karşısında ucuzlatmasının önlenmesi gerekir deniyor. Aksi takdirde fırsat penceresinin kâbusa döneceği söyleniyor.

Sermaye hareketleri
Uluslararası piyasalardaki dalgaları seyreden ülke sayısı çok az. Geçmişten ders alanlar bu dalgaların ülke ekonomilerinde yaratabileceği kırılganlıkları önlemekte oldukça yaratıcı olabiliyorlar. Bunu yaparken de dalgalı kurdan vazgeçmiyorlar.
Dalgalı kur rejimi aslında sermaye hareketlerini yönetmeyi kolaylaştıran bir rejim. Yeter ki yerli para cinsinden kredi kullanımının yabancı para cinsinden kredi kullanımına göre daha pahalı hale gelmesini önleyin.
Hükümet, kucağında bulduğu programı uygulayarak enflasyon ve kamu maliyesi alanlarında önemli iyileşme sağladı. Ancak 2003'te dünya piyasalarında başlayan değişime seyirci kalarak, cari açık ve istihdamsız büyüme şeklinde kendini gösteren yeni kırılganlıklar yarattı.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Özel öğretim ve CHP
17 MART günkü yazımda özel öğretimin destekle...
Çetin ALTAN
Bir 'Matrakoloji' enstitüsü açılsa...
Galatasaray-Fener maçında, gözlerim TV ekranı...
Melih AŞIK
Mayınlı konumuz
Konu Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı...
Fikret BİLA
Org. Özkök'ten nankör evlat dersi
Genelkurmay Başkanlığı'nın düzenlediği, "Küre...
Hasan CEMAL
Barış ama nasıl?
Dünkü yazımı, "Irak'ta başarısızlık alternati...
Güneri CIVAOĞLU
Lisede olay var
OKULLARDA "varoluş, din bilgileri, başörtüsü,...
Abbas GÜÇLÜ
Yeni vakıf üniversiteleri?..
15 yeni devlet üniversitesinin yanı sıra 10'a...
Hurşit GÜNEŞ
Kur ne zaman yükselecek?
Döviz kurunda bir kaç gündür bir oynaklık göz...
Sami KOHEN
Terörden barışa geçiş...
Beyaz maskeli, siyah bereli üç ETA militanını...
Metin MÜNİR
Merkez'den Çankaya'ya giden yolda gözyaşı var
Merkez Bankası'na kimin başkan olacağı, cumhu...
Faik ÖZTRAK
Yitirilen fırsat penceresi
2005 yılının son üç aylık dönemindeki imalat ...
Hasan PULUR
Ters adamın işi ters gider!
TERS adamın işi ters gider, aksi adamın işi a...
Derya SAZAK
Komisyonun rolü
TBMM Şemdinli komisyonuna verdiği ifadede, "H...
Meral TAMER
Başbakan'ı İSO'da görmeliydiniz
İstanbul Sanayi Odası'nın Odakule'deki çilekl...
Ece TEMELKURAN
Yalnızlık mavisi
Er ya da geç, ama mutlaka bir gün ya da zalim...
Güngör URAS
İran zenginleştirme, Türkiye santral peşinde
Ayşe Hanım Teyzem sordu: "Batı dünyası, 'İran...
M. Ali BİRAND
Silah bırakma sırası PKK'ye geldi...
PKK dünyadaki gelişmeleri izliyor mu bilemiyo...

© 2006 Milliyet