|
Ters adamın işi ters gider!
TERS adamın işi ters gider, aksi adamın işi aksi gider, derler.
Abdullah Cevdet hem aksi adammış, hem de ters, üstelik kurulu düzene...
Öleli 74 yıl geçmiş, hâlâ tartışılıyor.
Ankara'da bir sokağa onun adını vermişler, belediye sokağın adını değiştirmiş, Yusuf Halaçoğlu yapmış, bu kararı İdare Mahkemesi bozmuş...
***
KİMDİR Abdullah Cevdet?
Yusuf Ziya Ortaç "Portreler"de onu şöyle tanımlar:
"Abdullah Cevdet bir başka adamdı; doktordu, şairdi, bilgindi, ve... Türkçü değil, İslamcı değil, insancıydı. Bir dörtlüğünde şu iki mısrayı okuyoruz:
Milletçiler, vatancılar, dinciler var sinemde
Bir insancı çok mu? Bırak, bir insan da yaşasın!"
***
1900'lü yılların başında İstanbul'un kültür hayatında üç dergi vardır: Türk Yurdu milliyetçilerin, Sebilürreşat İslamcıların, İçtihad laiklerin dergisidir.
Bir sokaktaki adına bile tahammül edememenin kökeni belli oluyor değil mi?
***
CAĞALOĞLU'NDA üzerinde Fransızca imlaya uygun, "İctihad" diye okunan, "İçtihad Evi" yazılı bir apartman vardır, bu apartmanın birinci katında "İçtihad"ın hazırlanıp basıldığı matbaa, ikinci katında da Abdullah Cevdet'in dairesi vardır. Her çarşamba, bu dairede devrin şairleri, edipleri, muharrirleri toplanır, fikir ve sanatı görüşürlerdi.
***
ABDULLAH Cevdet'in yaşarken de düşmanı çoktu, lakin o, düşmanlarını biraz da kendisi yaratırdı, mesela durup dururken Fuzuli'yi bahane ederek Ziya Gökalp'e saldırır, sonra perişan olurdu.
Pintiliğiyle de meşhurdu.
Evindeki toplantılar da çayı şekerle değil, kuru üzümle verirdi, bahanesi de "Şeker bulunmuyor!"du, şeker vardı ama, pahalıydı.
Abdullah Cevdet'le en çok çatışanlardan biri de Süleyman Nazif'ti; biri onun için "Meteliğe kurşun atar" deyince, Süleyman Nazif araya girer:
"Ne kurşunu... Meteliğe göbek atar, göbek!"
Birinci Dünya Savaşı'nın kötü günlerinde bir şiir yazar:
"Vatanın öksüzüyüm
Öksüzlerin gözüyüm"
Mürettip şiiri dizerken "öksüz" kelimelerindeki "s" harfini atlamış, ya da harf düşmüş, şiir şöyle yayımlanmıştı:
"Vatanın öküzüyüm
Öküzlerin gözüyüm"
Bu, mürettip hatası mıydı, yoksa düşmanlarının hain bir oyunu muydu?
***
ONUN en çok eleştirilen görüşü "Türk neslini ıslah etmek için dışarıdan sağlıklı, gösterişli, yakışıklı erkeklerin getirilmesiydi."
Yıllar yılı bu önerisi saptırılarak başına kakıldı, sokağın adı da herhalde bu yüzden değiştirildi.
Hiç kuşkusuz bu laflar tepki yaratacak bir görüştü.
Ama konuya Oral Çalışlar'ın baktığı gibi de bakılamaz mı?
"Dışarıdan kadın getirelim, Türk erkekleri dünya ırkını ıslah etseler deseydi, adı sokak tabelalarında ilelebet kalırdı."
***
YUSUF Ziya Ortaç, onun bir şiiriyle, portresine son çizgiyi atar:
"İçmem su, susuzların elinden
Açlar arasında ben tok olmam"
Ve noktayı koyar:
"Güzel... Yalan da olsa güzel!"
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|