Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Mart 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kortta fanteziye gerek yok


malphan@milliyet.com.tr


Lacoste'tan şaşmayan Hülya Avşar bu kez neden böyle bir tenis kıyafetini tercih etti acaba? Bir kere bu giysi üzerinde iyi durmadığı gibi, felsefesi de temelden Avşar'ın tavrına aykırı. Bu giysiyi bir kategoriye sokmamız gerekirse, 1980'lerde modaya ağırlığını koymuş, bugün de zaman zaman tasarımcıların yad ettiği punk akımını çağrıştırdığını söyleyebiliriz. Çengelli iğne, fosforlu renkler gibi punk modasının en bariz göstergelerinden biri yırtık pırtık kumaşlardır.
Avşar'ın giysisinde de bu özellik açıkça dikkat çekiyor. Ancak ters olan durum şu: Punk temelde sisteme ve modası geçmiş inançlara karşıt durmak, otoriteyi sorgulamaktır. Oysa, Guinness Rekorlar Kitabı'na girmeyi hayattaki amacı haline getirmiş, bu yolda medyada yer almak için elinden geleni ardına koymayan Avşar sistemin tam da kalbinden geliyor. Bu punk esintili tenis kıyafeti ne yapsa üzerinde eğreti duruyor yani.
Bu arada, Ralph Lauren moda evi, Wimbledon'daki The All England Club ile beş yıllık bir anlaşma imzaladı. Top toplayıcılar da dahil olmak üzere tüm kulüp çalışanları 2010'a kadar Polo Ralph Lauren giyecek. Koskoca Wimbledon top toplayıcılarını bile usturuplu giydiriyorsa, bir bildiği vardır. Kısacası kortta fantezi yapmaya gerek yok. Sahne neyinize yetmiyor?



Aynalı polis gözlükleri

Gamze Özçelik eski sevgilisi Gökhan Demirkol'a açtığı davanın ikinci duruşması için geçtiğimiz hafta Antalya'daydı. Jilet gibi giyinmişti, bir eli annesinin elindeydi, diğer elinde çantasını taşıyordu. Gözünde ise, 1970'lerden beri her daim moda olmuş ve polislerle özdeşleşmiş Ray-Ban marka aynalı pilot gözlükleri vardı. Annesi de aynı gözlüklerden takmıştı. ABD'li sinema oyuncusu Burt Reynolds yıllarca bu gözlükleri yüzünden eksik etmedi. Steve McQueen bu gözlüklerle akıllara kazındı. "The Wild One / Vahşi Hücum" filmiyle genç kuşağın idolü haline gelen Marlon Brando'nun, filmin o meşhur motosikletli sahnesinde jean, deri mont ve asi duruşunu tamamlayan yine bu gözlüklerdi. En son "Münih" adlı filmde, Avrupa'da Filistinli avlarını kovalayan Mossad ajanlarını canlandıran Eric Bana ve Daniel Craig bu gözlüklerden takıyordu. 1971 yapımı meşhur Alman filmi "Das Experiment / Deney"e konu olan Stanford Hapishanesi deneyinde gardiyan rolünü üstlenen kişiler bu aynalı pilot gözlüklerinden takıyorlarmış. Burada amaç karşıdaki kişinin psikolojisini çökertmek. Deney notlarında aynalı pilot gözlükleri şöyle anlatılıyor: "Bu gözlükler kişilerin gözlerinin görülmesini, dolayısıyla duygularının anlaşılmasını engelleyerek anonim kalmalarını sağlar." Daha önce gözyaşlarını bizden saklamamış olsa da bu kez Gamze Özçelik duygularını gizleme yoluna gitmiş.


Esas ürünler nerede?

Türkiye'deki ilk şubesini birkaç ay önce Cevahir İstanbul Alışveriş Merkezi'nde açan ünlü İngiliz moda markası Next'in bize en iyi ürünlerini sunduğu söylenemez. Next 1980'lerin başında kurulup inanılmaz bir hızla büyüyerek giyim sektöründe hakiki bir başarı öyküsüne imza atmış bir marka. Cevahir'deki bu mağaza ise, Marks&Spencer'ın Türkiye'deki ilk zamanlarını andırıyor. O babaanne terliklerini, payetli bluzları hatırlayın. Müşterilerine stil ve kalite sözü veren Next de "ihraç fazlası malları" andıran, modası geçmiş ürünlerini layık görmüş bize. Kim bilir belki o da bir süre sonra Marks&Spencer örneğinde olduğu gibi Türkiye'deki potansiyeli görür ve kendini düzeltir.



Filmlerin erkek modasına etkisi

Bugünlerde moda tasarımcılarımcıları koleksiyonlarına vizyona girecek filmlere göre şekil veriyorlar. Amaç, film sinemalarda oynamaya başladığında, giysiler de dükkan raflarındaki yerini alsın. Tamam, "Amerikan Jigolo" filmi 1980'lerde erkek modasının şekillenmesinde etkili olmuştu. Ancak bu film farklıydı. Hem o kadar büyük bir film değildi hem de giysiler son derece hoştu. Buna karşın moda otoriteleri bu yılın sonunda vizyona girmesi planlanan "Miami Vice"ın beyaz keten pazarını canlandıracağını; bunun yanında (keten pantolonun altına çorap giymek "kıro" bir görünüme neden olduğu için) çorap üreticilerini üzeceğini söylüyorlar. "Miami Vice" dizisi unutulduğundan beri Don Johnson gibi görünmek çok az sayıda erkeğin idealiydi belki ama önümüzdeki yıl bu değişeceğe benzer.





Permanın 100'üncü yılı

Geçtiğimiz hafta perma 100 yaşına bastı. Belli bir yaşın üstünde olup da saçlarını kıvırtmamış kaç kişi vardır? 1980'lerin permalı saçlarını gözünün önüne getiren hemen herkesin istem dışı yüzünü buruşturduğu dikkatinizi çekmiştir. Kimi ise saklamaz permalı fotoğraflarını, o dönemi gülümseyerek hatırlar. Günün beğenilerine, standartlarına göre şekil değiştirse bile, hiç sona ermeyen bir akım bu.








CUMARTESİ
"Tiyatro dünyanın en önemli işi değil"
Baştan aşağı pırıltı
Festivalin önemli anları
Ayakkabınızı nasıl alırdınız?
Repertuvarlarında uzun hava da var caz parçaları da
Öğrenci Emmy ödülünü nişanlısı ile paylaştı
ne var, ne yok
En moda En yeni
Türk mutfağına sağlıklı yorum
Sahte çantayı tanımanın yolları
Ankara Müzik Festivali başlıyor
Konser, dans ve bale aynı programda
Damak tadı





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet