Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Mart 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Su masalları...

Masalın sonunda gökten üç damla su düşmüş


Bir varmış, bir yokmuş; bazı yerlerde su varmış, bazı yerlerde yokmuş. Su olan yerlerde, modern tuvaletlerde bir tek kez sifonu çektiğinizde harcanan su miktarı, su olmayan yerlerde yaşayan insanların bir günlük su tüketimine denkmiş.
Tıngır elek, tıngır felek demişler; bu kez masalı büyükler çocuklara değil, çocuklar büyüklere anlatmış: "Tales of Water / Su Masalları"...

"Artık nehir pis kokuyor"
Ashraf (Ürdün): "Annem eskiden nehrin böyle olmadığını söylüyor. Nehirde çok su varmış. Ve o zamanlar nehirdeki suyu kullanan bu kadar çok çiftlik yokmuş. Nehir çok güzelmiş. İnsanlar nehre girebiliyor ve her şeyi yapabiliyormuş. Ama şimdi imkansız."
Laith Ain Al Ghazal (Ürdün): "... Artık nehre (Zarqa Nehri) gidemiyoruz çünkü su kirlendi ve yazları çok pis kokuyor. Dayanılmaz. Keşke nehir eski günlerdeki gibi olsa."
Shamta Ramadhani (Tanzanya): "Bazen çeşmeler kuruyor. Bu olduğunda bir sürü problemle karşılaşıyoruz, dersi bırakıp su taşımaya gidiyoruz. Nehirde olmak çok tehlikeli. Oraya gittiğimizde başka insanlarla, özellikle sokak çocuklarıyla karşılaşıyoruz. Okulu bırakıp onlara katılmamız için bizi ikna etmeye çalışıyorlar. Bazıları onlara katıldı bile. Eğer suyumuz olsaydı, bunları yaşamayacaktık."

Eğer suları olsaydı...
Geçen hafta Meksika'da yapılan 4'üncü Dünya Su Forumu'nda da çeşitli ülkelerden çocuklar susuzluğu anlattılar.
"Tales of Water"da yer alan Ashraf, Laith, Shamta gibi...
Kimi okula su taşımak için dersi bırakıp yollara düştüğünü, kimi okula geç kalmak pahasına önce eve su taşıdığını anlattı... Çocuklardan biri o ıssız yollarda arkadaşlarından bazılarının tecavüze uğradığını söyledi.
UNICEF de Su Forumu dolayısıyla bir bildiri yayımladı.
Bildiride "Hijyen eksikliğini en pahalı ödeyenler çocuklardır" deniyor, her gün 4 bin 500 çocuğun bu yüzden öldüğü belirtiliyor. Yani...
Eğer suları olsaydı her 15 saniyede bir çocuk susuzluk ya da uygun sıhhi tesis eksikliği yüzünden ölmeyecekti.
Eğer suları olsaydı, ergenlik çağına gelen genç kızlar sırf regl oldukları için okula gitmekten vazgeçmeyeceklerdi.
Eğer suları olsaydı, okula su taşımak için saatlerce yürüyüp, ıssız yollarda karşılaştıkları "başka insanlar" ve "sokak çocukları" tarafından tecavüze uğramayacaklardı.
Eğer suları olsaydı...

Su şişeye girerse...
"Tales of Water"da Romanyalı Florin'e soruyorlar:
- Su herkes tarafından kullanılabilir mi?
- Evet.
- Niye?
- Çünkü su kimseye ait değil.
- Peki niye kimseye ait değil?
- Çünkü sahibi yok. Ama eğer onu alırsan, senin olur. Biri suyu şişeye koyarsa, o su ona ait olur.
* * *
Masalın sonunda gökten üç damla su düşmüş.
İlk damla masalı anlatan çocuklara...
İkinci damla dinleyenlere...
Üçüncü damlayı 'girişimci ruh' yakaladığı gibi şişeye koyuvermiş, satmak üzere!

Çocuk gözüyle su meselesi...

"Tales of Water / Su Masalları" bir fotoğraf kitabı aslında. Taco Anema'nın dünyanın dört bir yanında çektiği fotoğraflar yer alıyor kitapta.
Fotoğraf çekilen bu bölgelerdeki çocukların su hakkında, susuzluk hakkında, kıyısında yaşadıkları nehir hakkında söylediği cümleler serpiştirilmiş fotoğraflar arasına.
Dünya Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) desteği ile hazırlanan kitabın amacı dünyadaki su krizine çocukların gözünden bakmak, su meselesini onların dürüst ve direkt cümlelerinden "okumak"...

"Hepimiz öleceğiz"

- Eğer su problemini çözecek güce sahip bir politikacı olsaydın, ne yapardın?
Daniela (Meksika): İnsanları radyolara gönderir ve onlara suyu dikkatli kullanmamız gerektiğini çünkü suyun çok azaldığını ve hepimizin öleceğini söylerdim.

Nanthisamon (Laos):

"Nehir bize içmek için, yemek pişirmek için su veriyor. Nehir bizim banyomuz. Ve eğer su temiz değilse, bu bizim sağlığımızı etkiler."

Prisca Ngaletu:

"Öğretmenimiz her gün bizi su almaya gönderiyor. Evden kova getirmemizi söylüyorlar. Sonra da bizi okula uzak bir kuyuya su almaya gönderiyorlar. Okula su getirmek için derslerden geri kalıyoruz."

5'inci Dünya Su Forumu, Türkiye'de

Dünya Su Forumu üç yılda bir yapılıyor. Üç yıl sonra, yani 2009'da yapılacak olan foruma Türkiye ev sahipliği yapacak. Bu yıl Meksika'nın başkenti Mexico City'de yapılan foruma 130 ülkeden
11 bin delege katıldı. Yani büyük bir organizasyon. Türkiye'yı önümüzdeki üç yılda sıkı bir hazırlık dönemi bekliyor.

manik depresif köşe

Gökten şişe şişe su düştü hakikaten. Tam da 22 Mart Dünya Su Günü'nde. Galatasaray-Fenerbahçe maçında, tribünlerden Fenerli futbolcuların üzerine yağdı. İnsan bir yandan dünyadaki su sıkıntısı ile ilgili bildiriler falan okuyup diğer yandan maç izlerse olacağı budur işte: Gitti güzelim temiz sular, heba oldu, hiiii! Depresyondayım.






tubakyol@yahoo.com



CUMARTESİ
"Tiyatro dünyanın en önemli işi değil"
Baştan aşağı pırıltı
Festivalin önemli anları
Ayakkabınızı nasıl alırdınız?
Repertuvarlarında uzun hava da var caz parçaları da
Öğrenci Emmy ödülünü nişanlısı ile paylaştı
ne var, ne yok
En moda En yeni
Türk mutfağına sağlıklı yorum
Sahte çantayı tanımanın yolları
Ankara Müzik Festivali başlıyor
Konser, dans ve bale aynı programda
Damak tadı





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet