|
 |
|
|
Ne kadar serbest, nasıl küresel
Gökkuşağı / Reşat Kutucular
"Küreselleşiyoruz" demekle küreselleşilmiyor işte. Nasıl "Serbest piyasacıyım" demekle serbest piyasacı olunmuyorsa. İçi doldurulmamış küreselleşmeyle, iyi dizayn edilmemiş serbest piyasayla kalıcı faydalar sağlayamıyorsunuz insanlarınıza.
Bir kere işin felsefesini içinize sindireceksiniz, ilkelerini kavrayacaksınız.
O değerler sistemini benimseyeceksiniz. Benimseteceksiniz.
Sonra alt yapınız uygun olacak. Hukuki ve idari olarak. Gelenekleriniz olacak.
Denetim ve otokontrol mekanizmalarınız tıkır tıkır işleyecek, gerektiğinde düzeltme ve manevra yapabileceksiniz.
* * *
Dünyadaki ve yereldeki gelişmeleri yakından izleyecek, geri bildirimlere önem verecek, doğru rotada olup olmadığınzı sürekli olarak kontrol edeceksiniz.
Aslında mutlak küresellik, mutlak serbestlik olmadığı gerçeğini de göreceksiniz.
Bir müdahale gerekiyorsa bunu yumurta kapıya dayandığında değil çok önceden öngörerek yapacaksınız ki bir etkisi olsun.
Yoksa kaderiniz küresel rüzgarların insafına kalır ve serseme dönebilirsiniz.
Ülkede bugünlerde yaşandığı üzere güçlü para akımlarının nimetlerinden yararlanayım derken bir bakarsınız turizmde, tekstilde fire vermeye başlamışsınız.
* * *
Çin, "Yuanı daha değerli hale getirsin" diye başka ülkelerden gelen baskılara inatla direnirken, siz serbest piyasa hatırına TL'nin değerlenmesini izlerseniz Çin'le zaten zor olan rekabet şartları imkansız hale gelir.
Öbür taraftan da YTL pahalandığı için, kuş gribi gibi olumsuzluklar bile etkiler gelen gideninizi.
Tam da enflasyon riski azalmışken bu sefer de ekonomi başka risklerin bedelini ödemeye başlar.
Enflasyonu düşürmenin ekonomi alfabesinin yalnızca ABC'si olduğunu unuttuk mu yoksa?
Düşük enflasyonun sağlıklı bir ekonomi için gerekli ama yeterli olmadığını da sonunda kavradık herhalde.
Bütçe disiplini önemli ama uzun vadeli makro ve mikro politikalar daha önemli.
* * *
İnsanların refahını sürdürülebilir ve dengeli bir biçimde arttırmanın ancak iyi düşünülmüş, iyi planlanmış, iyi uygulanmış, iyi denetlenmiş politikalarla mümkün olduğunu günde on kere yüksek sesle tekrar etmekte fayda var.
Ekonomide mucizelere yer olmadığını, bunun bir bileşik kaplar sistemi olduğunu hiç akıldan çıkarmadan.
Gayrimenkul fiyatlarındaki artışa, borsadaki yükselişe aşırı anlamlar yüklemeyeceksiniz ki yarın öbür gün tersine bir durumda diyecek bir lafınız olsun.
Aslında bütün dünyada bir gayrimenkul balonundan söz edildiğinin farkında olursanız o zaman bunun iç yansımalarını daha sağlıklı tahmin edebilirsiniz.
* * *
Dünyadaki para bolluğunun etkisiyle son iki yıldır gelişmekte olan piyasaların genelde yükseldiğini fark ettiniz herhalde.
Hala izliyorsanız, bu piyasalardan çıkış yaşandığını görürsünüz.
Bunun nedeni yükselen ABD, AB faizleri ve muhtemelen yükselecek olan Japonya faizleri öyle değil mi?
Yani önümüzdeki dönemde küresel ölçekte para o kadar bol yok.
Bu ortamda siz ne yapmayı düşünüyorsanız bunu piyasalara iyi anlatacaksınız ki oyuncular duruma vakıf olduğunuzu görsün.
Yabancılar "geldikleri gibi giderler" ya da "ister gelirler, ister giderler" demek mümkün değil! Oyun öyle bir oyun değil. Küresel dünyanın karmaşık caddelerinde bağrı açık delikanlı gibi dolaşmak da iş değil.
Karizmayı çiziverirler vallahi!
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|