Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Mart 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Pembe Panter'in dönüşü


yural@milliyet.com.tr


Drımm... Drım... Dırım dı rım dı rım... Pembe Panter'in Henry Mancini tarafından bestelenen bu ünlü müziğini sanırım bilmeyen yoktur. Pembe Panter bu yıl tam 42 yaşına girdi. 1970'li yıllarda Pembe Panter önce konuşan, sonra konuşmayan, daha sonra da hiç konuşmayan bir karakter olarak hayatımızda yerini aldı. Friz Freleng ve David DePatie'nin 11 Nisan 1964 yılında yarattığı bu karakter, bugünkü rengi ve şeklini tam yüz farklı Pembe Panter deseni arasından yapılan bir seçimle kazandı. Bu sevimli varlık, görenleri tarafından öylesine beğenildi ki, doğumundan iki hafta sonra ünlü Time'a kapak olmayı başardı. Bununla da yetinmedi, bir yıl sonra 1965'te Grammy ve Oscar ödüllerini kazandı. Baş döndürücü yükselişi onun büyüdüğünü ve artık konuşması gerektiğini söylüyordu. Böylece Pembe Panter ve aynı yıl doğan karakter Müfettiş Clousseau'nun da ekibe katılmasıyla başta Amerika olmak üzere dünyanın her yerinde büyük bir hayran kitlesi edinen bir kahraman oldu.
* * *
1980 yılı, Pembe Panter'in yaşamında acılı bir dönemdi. Çünkü Müfettiş Clausseau rolünü canlandıran ünlü aktör Peter Sellers yaşama veda etmişti. Bu bir birlikteliğin sonuydu. 1993 yılına kadar bu sessizlik sürdü. 1993 yılına gelindiğinde Pembe Panter 29 yaşındaydı ve artık bir baba olabilirdi. Friz'in çizgisinden üç tane minik kahraman, evlat dünyaya geldi. Bunlar Pinky, Panky ve Punky'ydi. Ama ne şanssızlıktır ki, 1995 yılına gelindiğinde ünlü çizer Friz, oğlu Pembe Panter'i ve çocuklarını, torunlarını bırakarak aramızdan ayrıldı.
* * *
Yaratıcısının ölümünden sonra da şöhretinden ve efsanesinden hiçbir şey yitirmeyen Pembe Panter, Almanya'da devlet telefon şirketinin sembolü, reklamlarda kullandığı karakteri ve sözcüsü oldu. Sevenleri bununla da yetinmeyip Nürnberg'deki bir köprüye "Pembe Panter Köprüsü" adını verdiler. Bu akıllı, oyunbaz, kurnaz, başı beladan kurtulmayan; ama asla alt edilmeyen varlık yine bir sinema filmi ve başındaki gelenek haline gelmiş film öncesi yedi dakikalık çizgi filmiyle yeniden aramıza dönüyor. Bu kez, Pembe Panter'in yeni müfettişi ünlü aktör Steve Martin; o da Peter Sellers gibi bir komedyen, ama onun kadar saf değil. ABD'de gösterime girdiği ilk hafta sonunda 21 milyon dolarlık hasılat yapan film, 26 Mart tarihinden itibaren ükemiz sinemalarında da gösterime girecek.
* * *
Türk çocuklarının Pembe Panter'le ilk tanışmaları 1 Haziran 1974 tarihinde "Milliyet Çocuk" dergisinin 86. sayısında olmuştur. Her hafta dört sayfalık-devamı haftaya biçiminde sürdürülen bu çizgi öyküler, günümüz çizgi romanlarından oldukça farklıdır. Bu macerasında gitarıyla dolaşan bir gezgindir. Müfettiş de acımasız bir avcı. Bütün dileği av koleksiyonunun arasına bir Pembe Panter başı koymaktır. Bu derginin o zamanlar 10 yaşında olan okurları bugün 32 yaşındalar. Belki bazılarının evlerinde hâlâ bu ciltler, bir gün çocuklara göstermek için bir yerlerde saklı duruyor. İlginç olan şu ki, anne-babaların ve çocukların kahramanı ölümsüz Pembe Panter bugün yine sinema filmi ve Kanal Türk'te yayınlanmaya başlayacak çizgi filmleriyle tekrar aramıza dönüyor.
* * *
Milliyet gazetesiyle birlikte bu pazar gününden başlayarak satılacak olan Pembe Panter'in yeni çizgi roman dergisini çocuklar kadar yetişkinlerin de ilgiyle okuyacaklarına inanıyorum. Siz de çocuğunuzu şiddetten uzak, gülmece öğeleriyle dolu bu dergiyle tanıştırın. Benden söylemesi.




PAZAR
"Rüya görür gibi şarkı görüyorum!"
İstanbul Film Festivali'nin 'Emek' tablosu
İşte markaların yeni yüzleri
Çiçek çocuklardan kayıp çocuklara...
2003'te çekildi, tüm dünya beğendi, nihayet vizyonda
"Lisede tarih kitabı okumadım"
Mudanya'da bir Ege esintisi: Tirilye
Gizli hayatlar
Bir denizaltı gibi
Alibeyköy'ün tulumbacı sokağı
Martınızı bozabilir miyim?
Bir dahinin yalnız dünyası
Güneş tutulmasının etkileri
Washington lokantaları
Cemil Meriç
Detoks yapma zamanı geldi
Özür dilerim
Pembe Panter'in dönüşü
Şili'de "şarap baharı"





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet