Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Mart 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Irak yazıları (5)
Asker çizmesiyle demokrasi!


Irak'ta savaş başlamış, Saddam rejimi devrilmek üzereydi. 2003'ün nisan ayı başları. Bir haber okumuştum. Washington'da neo-con'lardan biri, Napolyon'un bir sözünü hatırlatmış:
"Unutmayın, Avrupa'nın öteki ülkelerine eşitlik, özgürlük, kardeşlik, yani Fransız İhtilali asker çizmelerinin içinde geldi."
2 Nisan 2003'de Napolyon'un bu sözünü aktaran bir yazı yazmıştım.
Bazı bölümleri şöyleydi:
"Napolyon böyle demiş... Irak'ta da benzeri mi olacak? Başkan Bush'un beklentisi bu. Ne kadar mümkün? Başkan Bush yönetiminin demokrasi söylemi, Mısır Cumhurbaşkanı Mübarek'in tepesini arttırıyor.
Şöyle yakınmış:
'Siz Amerikalılar Ortadoğu'da demokrasiden söz ettiğinizde, seçim sandığından neyin çıkacağını sanıyorsunuz ki? Demokratlar mı kazanacak? Hayır efendim. Seçimleri kazanacak olanlar, Müslüman Kardeşler'in piyonlarıdır. Kahire'de, Amman'da, Riyad ya da Filistin'de seçimi onlar kazanır, başkası değil.'(Washington Post, 23 Mart 03)
Mübarek böyle diyor ama, Başkan Bush yönetiminin Wolfowitz gibi ideolojik önderleri farklı görüşte. Onlar, Napolyon gibi düşünüyorlar. Irak'tan başlayarak bütün Ortadoğu'ya güç kullanılarak özgürlük geleceğine inanıyorlar. Wolfowizt bu açıdan Irak'ın ilk adım olduğunu söylüyor.
Bu kadar kolay mı, sanmıyorum.
Bu kadar büyük acıların üstüne, demokrasi düşüncesiyle hiç tanışmamış bir Arap ülkesinde, üstelik işgalci, kan dökmüş yabancı bir güç eliyle demokrasi inşa etmek...
Fazla iddialı bir hedef.
Cezayir'i anımsayın.
Orada işgalci de yoktu. Otoriter tek parti yönetimi, 1990'ların başında kendi eliyle meydanlara koyduğu seçim sandıklarından radikal İslamcılar çıkınca, çark etmiş, sonucu tanımamış, bunun üzerine ülke kanlı bir iç savaşın içine yuvarlanmıştı.
Irak'ta da böyle ihtimaller var. Nüfusun çoğunluğunu oluşturan Şiiler, radikal dinci bir söylemle seçimleri kazanabilirler. Şii, Sünni, Arap, Kürt derken ülke bir anda büyük bir kargaşaya yuvarlanabilir. Demokrasi derken Lübnanlaşma sürecinin içinde bulabilir kendini Irak.
Hepsi mümkün.
Askeri zafer fazla gecikmeden gelse bile, bütün bunlar talihsiz Irak'ın kapısını çalabilir. Kaldı ki savaşın çabuk bitmeyeceği, Irak topraklarının kan ve trajediye o kadar çabuk doymayacağı anlaşılıyor. Ne yazık!" (HC, Milliyet, 2 Nisan 03)
Üç yıl önceki yazım böyleydi.
Demokrasi ihraç edilemiyor!
Zaman alıyor demokrasi. Belli koşullar bir araya gelmeden yaptım demekle olmuyor. Bazen dökülen kan ve gözyaşıyla çekilen acılar, demokrasiye giden yolda ödenen bedelleri oluşturabiliyor.
Keşke Irak'ta da böyle olsa. Yani hiç olmazsa sonu iyi gelebilse...
Ama garantisi yok!
Üç yıl sonra Irak'ta hâlâ yanıtlar değil, soru ve sorunlar fena halde ağır basıyor.
* * *
Türkiye'nin Irak'a bakışı...
Bu konuda üç yıl önce, 12 Nisan 03'de bu köşede çıkan yazım, "Kürtlerle, Amerika'yla, Avrupa'yla çatışmak mı?" başlığını taşıyor.
Son bölümü şöyle:
"Türkiye ne yapmalı?
Bu soruyu 'Ne yapmamalı?' diye değiştirmek de mümkün.
Satır başlarıyla özeti:
(1)Türkiye, Kuzey Irak'ta Amerika'yla çatışma durumuna gelmekten özenle kaçınmalı.(2)Türkiye, Irak Kürtleriyle çatışmamalı. (3)Çünkü Türkiye, bu iki noktada gerekli özeni göstermezse, bir yandan kendi Kürt vatandaşlarını rahatsız eder, öte yandan Avrupa Birliği'yle karşı karşıya gelir.
Bu üç nokta önemli.
Türkiye'nin Irak yüzünden Irak Kürtleriyle, Amerika ve Avrupa'yla çatışmasında hiçbir çıkar yoktur."
Üç yıl önceki bu yazıma bugün de ekleyeceğim birşey yok.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Şiddet sarmalı
ORTAOKUL, lise çağında eli bıçaklı öğrenciler...
Çetin ALTAN
Cumartesinin tadını kaçırmadan...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin aldığı bir...
Melih AŞIK
Uranyumlu hurda
Gündemde olması gerekirken es geçilen önemli ...
Fikret BİLA
İslam başka, siyasal İslam başka
Genelkurmay Başkanlığı, Terörle Mücadele Müke...
Hasan CEMAL
Asker çizmesiyle demokrasi!
Irak'ta savaş başlamış, Saddam rejimi devrilm...
Güneri CIVAOĞLU
Rota ve kaptan
2006'ya damgasını vuracak iki zirve de değişi...
Can Dündar
Biliyor musunuz?
Aşağıdaki imzasız mektubu bir öğretmen intern...
Abbas GÜÇLÜ
Antalya eğitimin de başkenti
Antalya denildiğinde aklınıza ne gelir? Turiz...
Semih İDİZ
Hava sahası ile ilgili doğrular
Gazetecilik insanı bazen ilginç durumlara düş...
Sami KOHEN
Bezdirmek mi istiyorlar?
TÜRKİYE'nin önde gelen düşünce kuruluşlarında...
Metin MÜNİR
Koridor açıldı ama Rumlara değil
Uçakların bir yerden bir yere giderken kullan...
Hasan PULUR
26 yıl sonra yine muhtıra!
26 yıl önce yazdığımız yazıyı bugün okurlara ...
Derya SAZAK
İşgalin üçüncü yılı
Irak'taki ABD işgalinin üçüncü yılında işkenc...
Meral TAMER
Türkiye'nin AB perspektifi kararıyor mu?
Carl Bildt, İsveç'in Avrupa Birliği ile tam ü...
Tamer HEPER
Bu teşkilat ne iş yapar?
Bir İstanbul Emniyet Müdürü vardı, kendisi ka...
Yaman TÖRÜNER
Hangi Merkez Bankası başkanı başarılı?
Merkez Bankası Başkanlığı tartışmalarıyla bir...
Güngör URAS
İran'ın nükleer santral, silah macerası
İran Şah zamanında Batı'nın gözdesiydi... Ame...
M. Ali BİRAND
"Önce Irak, sonra PKK..."
Türkiye uzun süredir, haklı olarak Kuzey Irak...

© 2006 Milliyet