|
 |
|
|
Antalya eğitimin de başkenti
Antalya denildiğinde aklınıza ne gelir? Turizm mi, tarım mı, üniversite mi yoksa tarihi ve doğal güzellikleri mi? Kimileriniz turizm, seracılık, tarih, deniz, kum, güneş deseniz de genel kanı hemen hepsi yönünde.
Gerçekten de Antalya her şeyiyle pek çok alanda en önemli kentlerimizden biri. Bu konuda sanki İzmir'in boşluğunu dolduruyor.
Antalya denildiğinde, benim aklıma diğer tüm özelliklerinin dışında hatta en öncelikli olarak eğitim geliyor. ÖSS ve OKS'de hemen her yıl en başarılı illerimiz arasında. Öyle bir yıl gelip beş yıl ortadan kaybolan kentlerden değil. Hep önlerde. İlköğretim ve liseleri gibi Akdeniz Üniversitesi de yine eğitim kurumları arasında çok özel bir yere sahip. Özellikle bilimsel üretkenliğiyle...
Oysa Antalya gibi tatil ve turizm cenneti olan kentlerde eğitim çok fazla ciddiye alınmaz. Nasıl olsa para kazanmak kolaydır, nasıl olsa yaşamın en güzeli buradadır.
Ama Antalya farklı, hem de çok farklı.
Dün Kaleiçi Rotary Kulübü'nün organize ettiği 6. Akdeniz Uluslararası Yüksek Öğretim Fuarı çerçevesinde düzenlenen konferansta öğrencilerle birlikteydim. Antalya'nın en büyük kültür merkezi tıklım tıklım doluydu. ÖSS'yi, üniversiteleri, geleceklerini ve Türkiye'yi konuştuk. Benzeri toplantılar için sürekli başka illere de gidiyorum. Ama böylesine ilgili bir öğrenci kitlesiyle karşılaşmak gerçekten çok zor. Fuarı iki günde 20 binden fazla öğrencinin gezmesi de gerçekten memnuniyet verici.
Konferanstan önce geçen yıl ÖSS'de Türkiye birincisi çıkartan Adem Tolunay Anadolu Lisesi'yle, Antalya Koleji'ni ziyaret edip öğrencilerle sohbet ettik. Her iki okulda da öğrencilerin eğitime, ÖSS'ye ve Türkiye'deki gelişmelere bakış açıları yaşıtlarına göre hatta Genç Bakış'ta sık sık bir araya geldiğimiz üniversiteli pek çok ağabey ve ablalarına göre çok daha ileri noktadaydı. Demek ki, sosyal bilinç ve sosyal sorumluluk başarıyı da beraberinde getiriyor.
Öğrenciler kaygılı
Hükümet ve YÖK ortada onca sorun varken bunları çözme yerine birbirini yemekle meşgul ve bu durum öğrencileri çok rahatsız ediyor. Dün üzerinde en fazla durulan konulardan biri de buydu. Bu sorunlar bugünün problemleri değil. Neden yıllardır çözülmüyor dediler. Haksız da sayılmazlar. ÖSS'ye yönelik şikâyetleri bizim 25 yıl önce isyan ettiklerimizden hiç farklı değil... İşte öğrencilerin dile getirdiği konulardan bazı satırbaşları:
Üniversiteye giriş sistemi neden sık sık değiştiriliyor? Öğretmen liselerine ve meslek liselerine verilen ek puanlar haksızlık yaratmıyor mu? Meslek lisesi mezunlarının mağduriyetleri ne zaman son bulacak? Bazı meslek gruplarında on binlerce üniversite mezunu işsiz gezerken neden hâlâ o fakültelere öğrenci alınıyor? Kazanma şansı hiç olmayan adaylara defalarca sınav hakkı verilmesi umut tacirliği değil mi? Dershanelere aktarılan kaynaklar yeni üniversiteler için harcansa daha iyi olmaz mı? Geleceğin meslekleri hangileri olacak? Vakıf üniversiteleri mi, yoksa devlet üniversiteleri mi?
Öğrenci fuarı
Kaleiçi Rotary Türkiye'de eğitim fuarcılığının öncülerinden. Bir sivil toplum örgütü olarak öğrencilere hizmet vermenin en güzel örneğini sergiliyorlar. Geçen yılki fuarı üç günde 35 bin kişi gezmiş. Bu yıl daha da artacak diyorlar. 44 üniversite başvurmuş. Stant kalmadığı için diğer başvuruları alamamışlar. Tanıtım günlerinde sadece üniversiteler değil, meslekler de masaya yatırılıyor.
Özetin özeti: Antalya turizmin, tarımın, tarihin ve doğa güzelliklerinin olduğu kadar eğitimin de başkenti olmaya aday kentlerimizden biri. Ve bu çorbada hemen herkesin payı var. Darısı diğer illerimizin başına.
aguclu@milliyet.com.tr
|
|
|

|