|
Türkiye'nin AB perspektifi kararıyor mu?
Carl Bildt, İsveç'in Avrupa Birliği ile tam üyelik öncesi müzakere sürecindeki Başbakanı (1991 - 1994). İsveç'in AB'ye tam üye olduğu yıl da zaten 1994. Dolayısıyla müzakere sürecinin bütün sıkıntılarını Başbakan olarak yaşamış.
Daha sonra BM Genel Sekreteri'nin Özel Temsilciliği de dahil Balkanlar'da pek çok uluslararası görevde bulunan Bildt, halen Balkanlar'la ilgili Uluslararası Komisyon'un üyesi. Dolayısıyla Bulgaristan ve Romanya'nın AB ile müzakere sürecinin günbegün takipçisi.
ARI Hareketi'nin yayın organı Turkish Quarterly'nin dün düzenlediği "Türkiye'nin AB perspektifi kararıyor mu?" temalı dar kapsamlı bir toplantıda Carl Bildt'le birlikte olduk.
Avusturya Dönem Başkanlığının, Türkiye ile müzakerelerin her maddesini siyasi kriterlere bağlayarak süreci uzatacak yeni bir silah kazanma arayışı, zaten ufukları karartmıştı. Prof. İlter Turan, İSO Meclis Başkanı Hüsamettin Kavi, ABD'de ünlülerin lokantası Cities'in sahibi Sahir Erozan ile Sami Kohen ve Cengiz Çandar gibi konunun uzmanı gazetecilerin de görüş belirttiği toplantıdan çıktığımda, benim AB perspektifimin rengi biraz "koyulmuştu".
2 yıllık belirsizlik
Bildt'e göre 2007'nin sonuna kadar Brüksel'den istikrarlı bir davranış beklemek hayal. AB, şu anda kendi içinde bir güven bunalımı yaşıyor. Fransa ve Hollanda'daki referandumun sonuçlarını, Türkiye üzerine alınmamalı. Bulgaristan ve Romanya da, genişlemeye karşı rüzgârdan nasibini alıyor. Önümüzdeki dönemde ardarda seçimlerle AB ülkelerindeki siyasi aktörlerin, politikaların değişecek olması, işleri iyice belirsizleştiriyor:
İtalya'da 2 hafta sonra seçim var. Fransız başkanlık seçimleri, 2007 nisanında.İngiltere'de seçim yok, ama Maliye Bakanı Gordon Brown Başbakanlığı Blair'den devralabilir.Avusturya'da gelecek yıl parlamento seçimleri varAlmanya'da Merkel Hükümeti, Türkiye'ye müzakere tarihinin verilmesinden 1 ay sonra kuruldu...
AB, artık AKP'ye yaramaz
Cengiz Çandar ve Sahir Erozan'dan gelen katkılarla, bu belirsizlik tablosu dört başı mamur bir hale geldi:
Çandar, Türkiye'de seçimler zamanında, yani 2007 kasımında yapılsa bile, AKP hükümeti için seçim kampanyasının şimdiden başlamış olduğunu hatırlattı.Sahir Erozan ise Amerika'da kasımda yapılacak Senato üçte bir yenileme ve Kongre seçimlerinin, Başkan Bush'un kendini göstermesi için son şansı olduğuna, kamuoyunda prim yapacağına inanırsa yaz sonunda İran'a saldırının gündeme gelebileceğine işaret etti. Erozan ayrıca seçimlere hazırlanan AKP için AB ile dikenli müzekere sürecinin, bundan böyle herhangi bir prim yapacak tarafı kalmadığına da dikkat çekti.
Kamuoyu desteği düşer
Bitmedi. Türkiye'de AB'ye kamuoyu desteğinin azalmakta olduğu dile getirilince Carl Bildt, "Daha durun, bu hiçbir şey değil. Kamuoyu desteği çok daha gerileyecek. İsveç'te de, benim gözlediğim başka ülkelerde de müzakere süreçlerinde eğri uzunca bir süre dibe doğru iniyor," hatırlatmasında bulundu.
Eh, bizim sağ ve soldaki muhalefet zaten AB'ye karşı birleşmiş. Kamuoyu desteği nasıl olsa düşecek. AKP, artık bu işe asılmaz. Brüksel de işi yokuşa sürüyor. Daha ne olsun!
mtamer@milliyet.com.tr
|
|