Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Mart 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İran'ın nükleer santral, silah macerası


İran Şah zamanında Batı'nın gözdesiydi... Amerika, SSCB'ye karşı İran'ı nükleer silahla donatmak istiyordu. Bu nedenle Şah, nükleer teknoloji konusunda ABD'nin desteğini kazandı. ABD 1967 yılında İran'a 5 megavatlık ilk hafif su araştırma reaktörünü sattı. Tahran'a kurulan bu reaktör yüzde 93 zenginleştirilmiş uranyum kullanıyordu. ABD İran'a 5 kg yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum verdi.
İran ABD'nin desteğiyle 1958 yılında Uluslararası Atom Enerji Ajansı'na üye oldu. 1968 yılında Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması'nı (NTP) imzaladı. Şah'ın kurduğu Atom Enerjisi Kurumu daha sonra Nükleer Araştırma Merkezi'ne dönüştü. Tahran ve Şiraz üniversiteleri nükleer mühendislik eğitimi vermeye, uzman yetiştirmeye başladı.
ABD İran'la 1977 yılında nükleer işbirliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşmaya göre Amerikalılar İran'da 8 nükleer santral kuracaktı. Benzer anlaşmayı Fransa imzaladı. Fransızlar da 2 nükleer santral kurmayı üstlendi.
1979 Şubat ayında Şah'ın devrilmesiyle Batı'nın politikaları değişti.

ABD önce sevdi, şimdi dövüyor
Buşehr'de inşa edilecek 1300 megavat gücündeki ilk nükleer santralın yapımını Alman Siemens grubu üstlenmişti. 1974 yılında temel atıldı.
Buşehr, İran Körfezi'nde, Kuveyt ile Suudi Arabistan'a karşı, bir sahil şehridir.
Bu santralın hikâyesini, Murat Sabuncu'nun yönetiminde yayımlanan haftalık Tempo dergisinde Doğan Ertuğrul geniş bir şekilde yazdı.
Santralın tamamlanması için 2 bin İranlı ve Alman uzman çalışırken ve de santralın bir numaralı reaktörü yüzde 85, iki numaralı reaktörü yüzde 65 oranında gerçekleştirilirken, İran'da devrim oldu.
Devrimden sonra Siemens nükleer santralı tamamlamayacağını, onun yerine doğalgaz santralı kurabileceğini bildirdi.
Uzun süre tamamlanmamış durumda kalan santralın tamamlanması için İranlılar Ruslarla anlaştı. Şimdilerde çoğu Rus uyruklu 1500 kişi nükleer santralı tamamlamaya çalışıyor.

Hem bilgi hem tesis var
Fakat İran'da nükleer santral yapılırken, bu projeyle bağlantılı olarak İran'ın 3 farklı şehrinde daha başka tesisler kuruldu.
(1) İsfahan'da bir uranyum dönüştürme santralı var. Burada ham uranyum zenginleştiriliyor. Bilindiği gibi zenginleştirme demek, ham uranyum madeninde binde 7 oranında mevcut olan uranyumu yüzde 4 oranına yükseltmek demektir. Yüzde 4 zenginleştirme enerji santralı için yeterli.
Fakat zenginleştirme daha üst orana yükseltilince, bu zenginleştirilmiş uranyumla silah yapılıyor.
(2) Natanz Nükleer Merkezi özellikle silah yapımında kullanılabilecek yüksek oranlı uranyum zenginleştirme işinde ihtisas sahibi.
(3) Arak Nükleer Merkezi'nde ise ağır su üretiliyor. Ağır su zenginleştirilmiş (silah yapımında kullanılabilecek) uranyumun alternatifi olan plütonyum denilen madenin elde edilmesinde kullanılıyor.
1967 yılında İran'a yüzde 93 zenginleştirilmiş uranyum kullanan bir reaktör ve 5 kg zenginleştirilmiş uranyum hediye eden, reaktörü Tahran Üniversitesi'nde kurarak bu reaktörde uranyum zenginleştirmeyi İranlılara öğreten ABD, şimdilerde uranyumun zenginleştirilmesini önlemek için İran'a baskı yapıyor.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Şiddet sarmalı
ORTAOKUL, lise çağında eli bıçaklı öğrenciler...
Çetin ALTAN
Cumartesinin tadını kaçırmadan...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin aldığı bir...
Melih AŞIK
Uranyumlu hurda
Gündemde olması gerekirken es geçilen önemli ...
Fikret BİLA
İslam başka, siyasal İslam başka
Genelkurmay Başkanlığı, Terörle Mücadele Müke...
Hasan CEMAL
Asker çizmesiyle demokrasi!
Irak'ta savaş başlamış, Saddam rejimi devrilm...
Güneri CIVAOĞLU
Rota ve kaptan
2006'ya damgasını vuracak iki zirve de değişi...
Can Dündar
Biliyor musunuz?
Aşağıdaki imzasız mektubu bir öğretmen intern...
Abbas GÜÇLÜ
Antalya eğitimin de başkenti
Antalya denildiğinde aklınıza ne gelir? Turiz...
Semih İDİZ
Hava sahası ile ilgili doğrular
Gazetecilik insanı bazen ilginç durumlara düş...
Sami KOHEN
Bezdirmek mi istiyorlar?
TÜRKİYE'nin önde gelen düşünce kuruluşlarında...
Metin MÜNİR
Koridor açıldı ama Rumlara değil
Uçakların bir yerden bir yere giderken kullan...
Hasan PULUR
26 yıl sonra yine muhtıra!
26 yıl önce yazdığımız yazıyı bugün okurlara ...
Derya SAZAK
İşgalin üçüncü yılı
Irak'taki ABD işgalinin üçüncü yılında işkenc...
Meral TAMER
Türkiye'nin AB perspektifi kararıyor mu?
Carl Bildt, İsveç'in Avrupa Birliği ile tam ü...
Tamer HEPER
Bu teşkilat ne iş yapar?
Bir İstanbul Emniyet Müdürü vardı, kendisi ka...
Yaman TÖRÜNER
Hangi Merkez Bankası başkanı başarılı?
Merkez Bankası Başkanlığı tartışmalarıyla bir...
Güngör URAS
İran'ın nükleer santral, silah macerası
İran Şah zamanında Batı'nın gözdesiydi... Ame...
M. Ali BİRAND
"Önce Irak, sonra PKK..."
Türkiye uzun süredir, haklı olarak Kuzey Irak...

© 2006 Milliyet