|
 |
|
|
Hücum, sadece hücumcularla olmaz
İliç, Hakan Şükür, Necati, Hasan Kabze sahada, ama hücum etkinliği sıfıra yakın. Galatasaray'ın kadro tartışmaları bunun üzerine dönüyor ya. İşte size kadronun tek açıklama olmadığının açık kanıtı. Eldeki 4 üst düzey hücumcu sahada ve pozisyon üretimi sıfır. Çünkü sadece oyuncuları, hücumcuları sahaya sürmek yetmez. Bu bir. İki; En sık sorulan soru; Hakan Şükür giriyor ve maçları çözüyor neden sahada değil? İşte Hakan Şükür sahada ve katkısı yok. Çünkü bu da bir ilüzyon. Türk futbol tarihinin istatistiki olarak en değerli oyuncusu dün ligin en kötü savunmalarından birine karşı sıfırdı. Demek ki olmayabiliyor. Geçen hafta Hasan Kabze bir gol bir asistle oynarken adı geçmiyordu. Ama Hakan maçı çeviren adam ilan edildi. İşte ilüzyon budur. Hakan Şükür'le de olmayabiliyor.
Şahane Song
Ve gelelim 2. yarıya... Galatasaray hücumcu sayısını azaltıyor ve durmadan duraksamadan pozisyona giriyor. Song'un şahane oyununa, Gaziantep'te 8 milyon dolarlık olduğunda bile bu kadar yükselemeyen, akıl dolu oynamayan Ayhan eklenince, Galatasaray Denizli'yi darmadağın ediyor. Nurullah Sağlam'ın oyun anlayışı açık. Asla savunma yapın demiyor oyuncularına. Peki bu takım nasıl oluyor da bu kadar savunmada kalıyor ? Çünkü özellikle Heinz oyuna girdikten sonra rakip alana yayılmaları ve rakibi sıkıştırmalarıyla Galatasaray Denizli'ye nefes aldırmıyor. Bu çok iyi oyuna Türkiye'de dayanabilecek az ekip var. Ama ne acayiptir ki, gol Bülent'in kendi kafasına attığı golden geliyor. Kratoçvil'in Samsun maçında, dün Toraman'ın Konya maçında attığı golleri aşan bir gariplik. Ama bu Galatasaray'ın oyunun değerini azaltmıyor tabii.
Dün ilk yarı ve ikinci yarıdaki oyunları üst üste, yan yana, art arda koyun ve Gerets'in oyun felsefesini, Galatasaray'ı neyin hareketlendirdiğini daha rahat görün. Çok hücumcu değil, doğru hücum etmek meseledir. Dün Galatasaray bunu, skordan bağımsız olarak gösterdi.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|