|
Dünya Bankası'nın eğitim raporu
Dünya Bankası'nın Türk eğitim sistemine yönelik raporu günlerdir tartışılıyor. Aslında yeni söylenen bir şey yok. Yeni ve ilginç tarafı, Dünya Bankası tarafından dile getiriliyor olması.
DPT'nin, eğitim sendikalarının, TÜSİAD'ın, YÖK'ün, sivil toplum örgütlerinin, üniversitelerin ve eğitimle uzaktan yakından ilgisi olan hemen herkesin dikkat çektiği bu görüşler, Dünya Bankası tarafından dillendirildiğinde, farklı etki yaratacak mı?
IMF'nin, AB'nin, ABD'nin diğer konulardaki söylemlerini neredeyse harfiyen yerine getiren Türkiye, bakalım bu konuda nasıl davranacak? Dünya Bankası'nın tespit ve önerilerini, siz ne hakla bizim iç işlerimize karışıyorsunuz diye elinin tersiyle itecek mi yoksa emriniz olur mu diyecek? Birlikte göreceğiz. Siz bu konuda tahmin yürütmeye devam edin. Bu arada Dünya Bankası'nın tespitleri ne, bir de onlara göz atalım.
Türk eğitim sisteminin uluslararası normları yokmuş. Doğru söze ne denir? Ama Dünya Bankası'na günaydın demek gerekiyor. Demek ancak şimdi farkına varabildiler. Türkiye okulöncesi eğitimde geri kalmış. İşte buna gülünür. Eğitimin hangi kademesinde ileriyiz ki, okulöncesinde geri kalalım. Ortaöğretimde AB'nin çok gerisindeymişiz. Çok fena! İyi ki uyardılar. Hemen bu açığı kapamalıyız. Meslek liseleri, iş piyasasından kopukmuş. Helal olsun onlara, nasıl da şıp diye anlamışlar. Kırk yıldır bu böyle değil miydi ki? ÖSS, eğitim sisteminde kaliteyi düşürüyormuş. Bunu anlamak için Dünya Bankası olmaya gerek yok. Türkiye'de bilmeyen mi var! Öğretmen kalitesi düşükmüş. YÖK ve MEB bu konuda gayret göstermiyormuş. Çok haklılar. Ama ilköğretim öğrencileri bile bunun farkında. Okulların kaynak, yetki ve özerkliği yokmuş. Türkiye'ye dışarıdan bakanlar için ilginç bir durum olabilir. Ama bizler bu konuları öylesine kanıksadık ki. Yeni tarafı ne, anlayamadık? Yaşam boyu öğrenmeye karşı ilgisizmişiz. Bakın işte bu konuda yanılıyorlar! Hele bir okuma yazma kurslarına gitsinler, 60'lık nineler nasıl okuma yazma öğreniyor görsünler! Türkiye'nin Ulusal Eğitim Sektörü Stratejisi'ne ihtiyacı varmış. DPT bunu kırk yıldır söylüyor. Kızların ve yoksul aile çocuklarının eğitimi için daha fazla teşvik sağlanmalıymış. Kim istemez ki bunu. Okul yüzü görmeyen kızlar bizde, para da onlarda. Haydi Kızlar Okula, Baba Beni Okula Gönder ya da Ulusal Eğitime Destek Kampanyası'na Dünya Bankası'nın katkısı ne oldu birden çok merak ettim. Türkiye'nin geleceği, eğitimdeki kaliteye bağlıymış. Sanki başka ülkeler için kalite önemsizmiş gibi. Emirleri olur!.. Okul performans sonuçlarını kamuoyuna bildirmeliymişiz. İşte çok önemli bir konu. Dünya Bankası bunu başarsın, gücünü görelim. Örneğin, okul birincileri, ÖSS'de barajı aşamayan liseler hangileri? Hadi öğrensinler? Tüm ortaöğretim öğrencilerine yükseköğrenime ve vasıflı istihdama hazırlanmaları için fırsat sağlamalıymışız. Bir de nasılını söyleseler çok mutlu olacağız. Örneğin YÖK, hükümet, Çankaya arasındaki kopukluk ve üniversite sanayi işbirliği konusunda yeni önerileri var mı?..
Türk yurttaşlarının Avrupa'nın düşük hizmet sektörü çalışanları haline gelmemesi için Türkiye şimdi harekete geçmeli. Bu acil, zorlu görevi başarmak için, Türkiye kendi geleceğini, politika ve tartışmaların üstünde tutmalı, kapsamlı bir eğitim reformu stratejisi oluşturmalıymış. Bak buna aynen katılıyorum.
Özetin özeti: Dünya Bankası'na sorunlarımızı bir kez daha hatırlattığı için teşekkür ediyoruz. Ankara belki onları dinler!..
aguclu@milliyet.com.tr
|
|