Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Mart 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Demokrasi "alakart" olmuyor!


Günümüzde ABD başta olmak üzere Batılıların en büyük tutkusu demokrasinin bütün dünya ülkelerine yayılmasıdır.
Bunun gerçekleşmesi için de, propagandadan siyasi baskıya ve askeri işgale kadar çeşitli yöntemler uygulanıyor. Sonuçta bazı ülkelerde rejimler değişiyor, demokrasinin temel şartı olan çok partili sisteme geçiliyor, seçimler yapılıyor, yeni anayasalar hazırlanıyor, yeni yöneticiler işbaşına geçiyor, vesaire...
Ancak demokrasinin savunuculuğunu hararetle yapan Batılılar, her zaman bu sistemi benimseyen veya yaşama geçirmeye çalışan ülkelerde karşılaştıkları sürprizlerden hoşlanmıyorlar. Aslında onlar bu ülkelerde kurulacak demokrasinin "Batı modeli"ne uygun olmasını ve yeni yöneticilerin de Batı dünyasının politikalarına karşı çıkmamasını istiyorlar.
Ne var ki bu beklentiler her zaman gerçekleşmiyor. Bu yüzden, demokrasi savunucusu Batılılar, hoşlanmadıkları sonuçlar karşısında, bir açmaza düşüyorlar...

Halkın isteği
Son zamanlarda bunun çeşitli örnekleri görüldü.
Bunlardan biri Afganistan'la ilgili. Bu ülkede Taliban rejimini askeri müdahaleyle deviren koalisyon güçleri, demokrasinin kurulması için büyük çaba harcadı. Afganistan için bir şans olan Hamid Karzai gibi bir liderin de enerjik girişimleriyle çoğulcu bir sistemin temelleri atıldı, seçimler yapıldı, yeni bir anayasa yürürlüğe kondu...
Ancak Afganistan gibi geniş bölümü hâlâ Ortaçağ yaşamını sürdüren, ekonomisi çökmüş, ulusal birliğini tam kuramamış bir ülkede, "Batı modeli" bir demokrasinin yerleşmesi, çok zor ve çok zaman isteyen bir iş... Nitekim Afgan toplumunun demokratik anlayışla çelişen özellikleri sık sık ortaya çıkıyor.
Şu sırada Afganistan Hıristiyanlığı kabul ettiği için idam talebiyle yargılanan "Abdül Rahman olayı" ile çalkalanıyor. Bu 46 yaşındaki Afganın ölüm cezasına çarptırılması, ülkede yeni kabul edilen anayasadaki şeriat kurallarının bir gereği sayılıyor. Siyasette ve yargıda önemli bir rol oynayan tutucu din adamları da bu amaçla bastırırken, ABD'den Vatikan'a, AB'den Kanada'ya kadar Batı dünyası da ayağa kalkıyor. Afganistan'a asker gönderen Batılılar "hani ifade özgürlüğü ve insan hakları? Biz bunun için mi Afganistan'ı Taliban'dan kurtardık?" diye yakınıyor... Abdül Rahman olayının nasıl sonuçlanacağı henüz belli değil. Ancak bu olay, çoğulcu sistemle gelen yeni düzenin, Batı'nın savunduğu demokrasi anlayışıyla çeliştiğini gösteriyor...

Batı'nın tepkisi
Daha başka örnekler de var. Filistin'de Hamas'ın iktidara gelmesi gibi... Bu da, Batı'nın gözü önünde, serbest seçimlerle gerçekleşti. Şimdi uluslararası camia bu sonucu kendi tutumlarına karşı gördüğü için, pek "muteber" saymıyor.
Herkes biliyor ki, Mısır, Ürdün hatta Suriye gibi Arap ülkelerinde gerçek demokratik bir düzen kurulur ve serbest seçimler düzenlenirse köktendinci unsurlar (Müslüman Kardeşler gibi) büyük olasılıkla galip geleceklerdir.
Dolayısıyla Batılıların bu olaylardan gereken sonuçları çıkarması, özellikle diğer ulusların sosyokültürel yapılarını iyi bilmeleri, yanlış beklentilere kapılmamaları, kendi demokrasi modellerinin her yerde aynı sonuçları vermeyeceğini anlamaları gerekiyor. Eğer başka yerlerde de insan hak ve özgürlüklerinin yerleşmesini istiyorlarsa, bunun yol açabileceği sonuçları da kabullenmek zorundadırlar. Demokrasi seçmece veya diğer bir deyişle "alakart" olmuyor çünkü!..

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Eğitimde tutuculuk ve reform
DÜNYA Bankası eğitim alanında Türkiye'yi birk...
Melih AŞIK
Bedel ödüyormuş!
Tayyip Erdoğan pazar günü AKP ilçe kongresind...
Fikret BİLA
ABD heyetine verilen mesajlar
Ankara geçen hafta ABD Senato Savunma Komisyo...
Hasan CEMAL
Seçim sonrasında koalisyon kıvranışı
Çok partili siyasetin bazı cilveleri var ki ü...
Güneri CIVAOĞLU
Tecavüz
70'li yılların sonu, 80'li yılların başlarınd...
Can Dündar
Polat Alemdar'a karşı Jack Bauer
Amerikalılar "Kurtlar Vadisi"ne tepki gösterd...
Abbas GÜÇLÜ
Dünya Bankası'nın eğitim raporu
Dünya Bankası'nın Türk eğitim sistemine yönel...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizlik kaygı veriyor
Dün açıklanan TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu...
Sami KOHEN
Demokrasi "alakart" olmuyor!
Günümüzde ABD başta olmak üzere Batılıların e...
Derya SAZAK
Vicdan testi
Avrupa'da göçmen karşıtı politikalara yeni bi...
Meral TAMER
Seçim sath-ı mâiline girilmiştir!
Erken seçimden söz etmiyorum. Zaten nisan 200...
Güngör URAS
Ford ve Koç'un üçüncü kuşağı New York'ta buluşuyor
Henry Ford'un torunu William Clay Ford Jr. il...
Serpil YILMAZ
Canwest şimdi de BRT'nin peşinde
Yabancıların Türkiye'de medya sahibi olmak is...
M. Ali BİRAND
Dikkat edelim, gidiş hiç hoş değil...
Geçen hafta, iki olay yaşandı ve ülkedeki ist...

© 2006 Milliyet