|
 |
|
|
Şarabın "Çin"indeydim...
Önceki hafta bağbozumunu izlediğim Arjantin, çok uygun fiyatta ve giderek yükselen kalitede şaraplarıyla, şarap dünyasının "Çin"i olma yolunda...
myalcin@turk.net
Ufarak teferek, sırtları kambur, boyunları bükük İnka köylüleri... Kimi Arjantin'e iki asır önce göçen Batılıların yaptıkları yerli katliamlarından kaçanların sığındığı dağ köylerinden, kimi ta Bolivya'dan, kimi de Peru'dan gelmiş. Bizim fındık hasadı için çoluk çocuk Ordu'ya göçen, sefil çadırlarda kalan Güneydoğu köylülerimizi anımsatıyorlar. Eski model sarı bir kamyondaki dev kasalara, ha bire bağdan kestikleri olgun üzümleri boşaltıyorlar. Her sepete bir sarı marka alıyorlar. Akşam vakti, yövmiyenin miktarı bu markalara göre belirleniyor. Arjantin'in şarap bölgesi Mendoza'nın yüksek yaylalarında, görkemli And Dağları'nın eteklerinde bağbozumu böyle bir atmosferde geçiyor...
Ardından, ülkenin en büyük şarap üreticisi Trapiche'nin şarap yapımevine geçiyoruz. Bir yandan Arjantin usulü çarmıha gerilmiş sığır, oğlak ve koyunlar açık ateşte ağır ağır kızarıyor, onların kızarmasını beklerken de şarap yapımevini geziyoruz. Yakındaki bir bağdan, Şiraz üzümleri gelmiş. Normalde üzümlerin doğrudan kamyonun kasasından ya da küçük plastik kasalardan değirmene yıkılmasına alışık olduğumuz için, buradaki görüntüyü yadırgıyoruz. Üzümler önce hareketli bir plastik banda konuyor, bu bandın iki yanındaki işçiler olmamış salkımları, yaprakları elle ayıklıyorlar. Sonra sağlıklı salkımlar sap ayırma değirmenine giriyor. Saplar ayrıldıktan sonra, değirmenden çıkan zedelenmemiş üzüm taneleri bir banttan daha geçiyor ve bu kez tane tane, hamlar ayıklanıyor.
Kaliteye yöneliş
Hayatımda ilk kez gördüğüm bu "çifte ayıklama", şişesi 10 doları bile bulmayacak, kitle şarabı olarak satılacak bir Şiraz için! "Bu adamlardan korkulur" diyorum. Nitekim şaraphanenin çalışma sistemi de kaliteye dönük olarak ayarlanmış. Şarabın kalitesini düşüren, onu hırpalayan pompalama sistemleri uygulanmıyor, şarap yerçekimi gücüyle yukarıdan aşağıya akıtılarak aktarmaları yapılıyor. Normalde Fransa'daki küçük şatolarda uygulanan bu tekniği milyonlarca litre kapasiteli dev bir "şarap fabrikası"nda görmek, doğrusu beni şaşırtıyor.
Sonra firmanın İtalyan önoloğunun önderliğinde şarapları tadıyoruz. Fiyatlar çok uygun olmasına rağmen hepsi belli bir vasatın üzerinde. Özellikle ilk rekoltesi çıkan Pinot Noir'a bayılıyorum. Önolog "Çıkar çıkmaz madalyaları boynuna dizdi ve elimizdeki tüm parti satıldı. Yeni rekolte için büyük alıcılar kuyrukta" diyor. Aslında serin iklim isteyen bu nazik üzümden, bu düzgünlükte bir şarap yapılabilmesi, hiç de kolay değil...
Arjantin'in bağlarında ve şarap yapımevlerindeki izlenimlerim, hep bu tarzda... Ülkenin şarap beşiğinde, heyecanlı bir kalite devrimi yaşanıyor. Dağların eteklerinde, adeta bir çölü andıran aşırı kuru ve sıcak bir iklimde şarap yapmak aslında hayli zor. O yüzden de Arjantin onlarca yıl ağırlıklı olarak çok sıradan kitle şarapları üretmiş.
Kaliteye yönelme, son 10 yılda olmuş. Bundaki en büyük ateşleyicilerden biri de, ekonomik krizlerle şarapçılık iyice çökünce, İtalyan, İspanyol ve Fransız şarap üreticilerinin ülkenin bağ topraklarını ucuza kapatarak satın almaları olmuş. Ancak Batılı şarapçılar kaba bir sömürü uygulamamışlar. Yeni tesisler kurarak, en iyi önologlarını buraya taşıyarak daha iyi kalite Arjantin şaraplarının yapımına öncülük etmişler. Fransa'nın en ünlü önoloğu Michel Rolland, Arjantin'i ikinci adresi yapmış. Onlarca üreticiye danışmanlık yaptığı gibi, kendisi de iki çok özel bağın sahibi.
Arjantin'in "yeni kuşak" şaraplarında, başrolde Malbec üzümü var. Nasıl Şili Bordo kökenli Carmenere üzümünü topraklarına Bordo'dan bile iyi adapte edip bu üzümün nefis şaraplarıyla dünyaya açılıyorsa, Arjantin de çıkışını yine Bordo kökenli bir üzümle, Malbec'le yapıyor. Çok yoğun baharat lezzetli ve sert tanenli bu üzümden yakın zamana kadar hayli kaba şaraplar yapılırken, son zamanlardaki Malbec'ler daha yumuşak ve daha dengeli, daha rahat içimliler. İtalyan kökenli Torrontes ve Bonarda üzümleri de Arjantin'in kendine özgü diğer spesiyaliteleri olmuşlar.
Binlerce dönümlük dev bağ arazilerinde, Cabernet, Merlot, Şiraz, Chardonnay gibi popüler Fransız üzümleri de yetiştiriliyor. Bağlarda, kurak yaz aylarında asmaların kurumasına yol açmayacak denli az, damla damla sulama yapan pahalı sistemler uygulanıyor, bağların su isteyip istemediği, uzaydan uydularla kızılötesi ışınlar saptanarak izleniyor...
Şarap tutkusu
Mendoza'da katıldığımız, kentin en önemli sosyal etkinliği olan bağbozumu festivali "Vendimia"da, ağırlıklı olarak İtalyan ve İspanyol göçmeni olan günümüz Arjantinlilerinin şaraba verdiği önemi ve duydukları tutkuyu gösteriyor.
Kitle şarapçılığında kalite ataklarını bu hızla sürdürürse, tekstilde ya da elektronik sanayiinde Çin'in dünyayı sarstığı gibi, şarapta da Arjantin'in dünyayı sarsacağı görülüyor...
|
|
|

|