|
 |
|
|
Giderse gelmez
Önce Çağdaş Tuzla gazetesi yazdı. Yalçın Bayer oradan alarak Hürriyet'teki sütununda okurlarına duyurdu...
Tuzla'nın İçmeler Mahallesi'nde "Cumhuriyet Çıkmazı" adlı bir sokak varmış... Muhtemelen bir çıkmaza Cumhuriyet adını vermişler, olmuş size Cumhuriyet Çıkmazı... Ayrıca bir parka da "Cumhuriyet Çıkmazı Parkı" adı verilmiş.
Arkadaşımız bu isimlendirmeye büyük tepki olduğunu yazıyor. Acaba? Tepki olsa o tabelalar orada durabilir mi? Birileri çıkıp bu çirkinliği yargıya taşımaz mı?
Ülkenin Başbakanı 80 yıllık Cumhuriyet'in bedelini ödediklerini söylüyor, Cumhuriyet'i Atatürk'le birlikte karalıyor da ne oluyor? Ne tepki görüyor? Medya, üniversiteler, STK'lar suspus... Özdemir İnce sık sık anımsatıyor: Ekonomi bozulur yarın düzelir ama Cumhuriyet bir giderse bir daha gelmez. Çünkü laik Cumhuriyet'i İslam Cumhuriyeti'ne dönüştürenler aynı zamanda kendileri gibi Cumhuriyet'e düşman bir nesil de yetiştiriyor.
Evet Cumhuriyet tarihi içinde özellikle son yıllarda iktidarlar başarısız oldu. Ancak bu başarısızlık bizatihi Cumhuriyet rejimine bağlanabilir mi? İktidar o iddia içinde Türkiye'yi Cumhuriyet öncesine taşımaya çalışıyor. Cumhuriyet nesli bu gidişi tarafsız hakem gibi izliyor. Kusura bakılmasın ama... Avrupa ülkeleri zekâ sıralamasında sondan ikinci olmamız çok da sebepsiz görünmüyor.
Erdoğan sinirli... Sık sık sağı solu azarlıyor, ikide bir tazminat davası açıyor... Peki başbakanı bu kadar asabi bir ülkenin vatandaşının huzurlu olması mümkün mü?
Haldun Ertem
Mülkiye diploması
Marmara Üniversitesi mezunlarının 8 - 10 yıl sonra bile diplomalarına kavuşamadıklarını yazmıştık. SBF Dekan Yardımcısı Doç. Yalçın Karatepe, son düzenlemelerden sonra bir Mülkiye öğrencisinin mezuniyetinden bir ay sonra diplomasını alabildiğini müjdeliyor. Ve şu çağrıyı yapıyor:
- Arşivlerimizde sahibini bekleyen binlerce diploma var. 40 - 50 yıldır alınmayan diplomalar mevcut. Mezunlarımız bizzat başvurursa 5 dakikada diplomasını alabilir. Ankara dışındakiler ise (0312) 362 53 08 no'lu faksa baş vurarak isteyebilirler...
Geçmişi unutanların kaderinde onu tekrar yaşamak vardır...
Santagana
Derdim Başka
Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka...
Orhan Veli Kanık
Bak şu suçlayana!
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, "80 yıllık bedeli bu iktidar ödüyor. Bunun ciddi ekseriyetinde CHP var" iddiasına CHP Genel Başkanı Deniz Baykal dün cevap verdi. Baykal, CHP'nin 1950 yılında DP'ye denk bir bütçe ile iç ve dış borcu olmayan ama 146 ton altın stoku bulunan bir ülke bıraktığını hatırlattıktan sonra şöyle devam etti:
"Devlet İstatistik Enstitüsü 2000 yılında Türkiye'nin geleceğine yönelik bir projeksiyon çalışması yapmıştı... Buna göre Türkiye eğer Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki yıllık ortalama yüzde 20'lik kalkınma hızını daha sonraki yıllarda da sürdürebilseydi 2000 yılında kişi başına ulusal gelir 19 bin dolar, yani bugünkü İngiltere seviyesinde olacaktı. İşte senin kötülediğin, bedelini ödüyoruz dediğin miras budur ve bu mirasın sahibi iftiharla söylüyoruz ki CHP'dir."
Bedel konusuna küçük bir ekleme de biz yapalım izninizle... Kaynak, TC Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın rakamları... Tayyip Erdoğan iktidara geldiğinde, yani 2002 yılında Türkiye'nin iç ve dış borçlarının toplamı 148.5 milyar dolar. Peki bugün mü? Tam 253 milyar dolar. Yani, neredeyse tamamında sağ partilerin iktidar olduğu 1950 - 2002 arası 52 yılda 148 milyar dolarlık borç stoku oluşmuş... Ama Tayyip Erdoğan'ın sadece 3 yıllık iktidarında borç stoku yüzde 70 artarak 253 milyar doları bulmuş.... Bunun bedelini kim ödeyecek? Tabii halk...
Faizsiz bankacı Adnan Büyükdeniz'in Merkez Bankası'na atanmasının suya düşmesi üzerine CHP'li Ali Dinçer:
- İyi oldu dedi, adam günaha girmekten kurtuldu...
Tarama turizmi!
AB Başmüzakerecisi Ali Babacan bundan bir süre önce, "AB ile tarama süreci şubatta biter, müzakerelere mart ayında başlarız" demişti. Martın sonuna geldik, hâlâ tarama süreci bitmiş değil. Bunu geçelim. Peki ya tarama süreci nasıl gidiyor? CHP Milletvekili İnal Batu'yu dinliyoruz:
"Söylemekten utanıyorum ama trajikomik bir şekilde gidiyor. Diplomaside heyetlerin olabildiğinde eşit sayıda olması diye bir kural vardır. Tarama görüşmelerinde her fasılda karşımıza çıkan heyetlerin sayısı ortalama 5 - 6 iken biz yaklaşık 50 kişi gönderiyoruz. Üstelik çoğu ne konuya vâkıf ne doğru dürüst dil biliyor. Örneğin son fasıl görüşmesine tam 58 kişiyle katıldık. AB heyetinin başkanı, sonunda dayanamamış ve bizimkilerle, "Karşımızda bu kadar güçlü ve kalabalık bir heyet bulmaktan çok mutluyuz!" diye dalga geçmiş. Ayrıca Türkler tarama turizmi yapıyor diye alenen alay konusu oluyoruz. Babacan'a bu konuda soru önergesi verdim, yanıtını bekliyorum."
m.asik@milliyet.com.tr
|
|
|

|